ABOUT THE SPEAKER
Tania Douglas - Biomedical engineering professor
Tania Douglas imagines how biomedical engineering can help address some of Africa's health challenges.

Why you should listen

Tania Douglas's research interests include medical imaging and image analysis, the development of contextually appropriate technology to improve health and health innovation management, particularly the mechanisms of medical device innovation in South Africa.

Douglas is engaged in capacity building for biomedical engineering and needs-based health technology innovation at universities across the African continent; two such projects are "Developing Innovative Interdisciplinary Biomedical Engineering Programs in Africa," in collaboration with Northwestern University and the Universities of Lagos and Ibadan, and "African Biomedical Engineering Mobility," in collaboration with Kenyatta University, Cairo University, Addis Ababa University, the Mbarara University of Science and Technology, the University of Lagos, and the University of Pisa. 

Douglas is the founding Editor-in-Chief of Global Health Innovation, an electronic open-access journal focusing on social and technological innovation for improved health, which launches in 2018. The journal aims to serve as a platform for disseminating research on health innovation in developing settings. 

Douglas has been a Humboldt Research Fellow at the Max Planck Institute for Neurological Research in Cologne and at the Free University of Berlin, an Honorary Senior Research Fellow at University College London, a Visiting Professor at Kenyatta University, and a Visiting Scholar at Northwestern University. She is a fellow of the South African Academy of Engineering, a member of the Academy of Science of South Africa, and a Fellow of the International Academy for Medical and Biological Engineering.

 

 

More profile about the speaker
Tania Douglas | Speaker | TED.com
TEDGlobal 2017

Tania Douglas: To design better tech, understand context

Tania Douglas: Daha iyi teknoloji için, içeriği anlamak

Filmed:
984,272 views

Afrika'nın iklimine dayanamayan sofistike bir tıbbi cihaz orada ne işe yarar ki? Biomedikal mühendisi olan Douglas teknolojiyi yakalamaya çalışırken gerçek ihtiyaçların nasıl gözden kaçırıldığına dair hikâyeleri paylaşıyor ve şartların daha iyi anlaşılmasının bizi nasıl daha iyi çözümlere ulaştıracağını anlatıyor.
- Biomedical engineering professor
Tania Douglas imagines how biomedical engineering can help address some of Africa's health challenges. Full bio

Double-click the English transcript below to play the video.

00:12
This is an equipmentekipman graveyardMezarlık.
0
818
2222
Bu bir teçhizat mezarlığı.
00:15
It's a typicaltipik finalnihai restingdayanma placeyer
1
3064
2228
Burasi Afrika hastanelerindeki
tıbbi cihazların
00:17
for medicaltıbbi equipmentekipman
from hospitalshastaneler in AfricaAfrika.
2
5316
2786
son olarak yattığı
tipik bir yer.
00:20
Now, why is this?
3
8720
1415
Peki durum neden böyle?
00:22
MostÇoğu of the medicaltıbbi devicescihazlar
used in AfricaAfrika are importedithal,
4
10641
4187
Afrika'da kullanılan tıbbi cihazların
çoğu ithal edilir
00:26
and quiteoldukça oftensık sık, they're not suitableuygun
for localyerel conditionskoşullar.
5
14852
3644
ve çoğu zaman,
bunlar yerel koşullara uymazlar.
00:31
They mayMayıs ayı requiregerektirir trainedeğitilmiş staffpersonel
6
19095
3250
Bunların çalıştırılması, bakımı ve tamiri
için gerekli olabilecek
00:34
that aren'tdeğil availablemevcut to operateişletmek
and maintainsürdürmek and repaironarım them;
7
22369
3655
eğitimli personel mevcut değildir.
00:38
they mayMayıs ayı not be ableyapabilmek to withstanddayanmak
highyüksek temperaturessıcaklıklar and humidityNem oranı;
8
26739
3769
Yüksek sıcaklıklara ve neme
dayanamayabilirler.
00:42
and they usuallygenellikle requiregerektirir a constantsabit
and reliabledürüst supplyarz of electricityelektrik.
9
30532
4462
Genellikle sabit ve güvenilir
bir elektrik akımına ihtiyaç duyarlar.
00:48
An exampleörnek of a medicaltıbbi devicecihaz
10
36104
2099
Teçhizat mezarlığına düşmüş
00:50
that mayMayıs ayı have endedbitti up
in an equipmentekipman graveyardMezarlık at some pointpuan
11
38227
4202
bir tıbbi cihaz örneği
00:55
is an ultrasoundUltrason monitorizlemek
to trackiz the heartkalp rateoran of unborndoğmamış babiesbebekler.
12
43039
4570
anne karnındaki bebeğin
kalp atışlarını ölçen bir cihaz olabilir.
01:00
This is the standardstandart of carebakım
in richzengin countriesülkeler.
13
48447
3431
Bu gelişmiş ülkelerdeki standart
bir uygulamadır.
01:03
In low-resourcedüşük kaynak settingsAyarlar,
the standardstandart of carebakım is oftensık sık
14
51902
3746
Az gelişmiş ülkelerde ise
standart bakım genellikle
01:07
a midwifeEbe listeningdinleme
to the baby'sBebeğin heartkalp rateoran
15
55672
3209
bir ebenin anne karnını
bir duyarga yardımı
ile dinlemesidir.
01:10
throughvasitasiyla a hornBoynuz.
16
58905
1154
01:12
Now, this approachyaklaşım has been around
for more than a centuryyüzyıl.
17
60689
3971
Bu yöntem yüzyıldan
fazladır uygulanmaktadır.
Bu büyük oranda
ebenin yeteneğine
01:16
It's very much dependentbağımlı on the skillbeceri
and the experiencedeneyim of the midwifeEbe.
18
64684
4485
ve tecrübesine dayanmaktadır.
01:22
Two younggenç inventorsBuluş from UgandaUganda
19
70528
2805
Birkaç yıl önce
Uganda'dan iki genç mucit
01:25
visitedziyaret an antenatalantenatal clinicklinik
at a localyerel hospitalhastane a fewaz yearsyıl agoönce,
20
73357
4532
bilgi teknolojileri öğrencisiyken
yerel bir hastanedeki bir doğum öncesi
01:29
when they were studentsöğrencilerin
in informationbilgi technologyteknoloji.
21
77913
2832
kliniği ziyaret ettiler.
01:33
They noticedfark that quiteoldukça oftensık sık,
22
81425
2668
Ebenin bu duyarga yardımıyla
dinlerken genellikle
01:36
the midwifeEbe was not ableyapabilmek
to hearduymak any heartkalp rateoran
23
84117
3084
hiçbir kalp atışı
duyamadığını fark ettiler.
01:39
when tryingçalışıyor to listen to it
throughvasitasiyla this hornBoynuz.
24
87225
2688
01:42
So they inventedicat edildi theironların ownkendi
fetalFetal heartkalp rateoran monitorizlemek.
25
90665
4537
Bu yüzden kendi cenin
kalp atışı cihazlarını icat ettiler.
Bu duyargayı alıp
01:48
They adapteduyarlanmış the hornBoynuz
and connectedbağlı it to a smartphoneSmartphone.
26
96156
4599
akıllı bir telefona
uyumlu hâle getirdiler.
Telefondaki bir uygulama
kalp atışlarını kaydediyor,
01:52
An appUygulamanın on the smartphoneSmartphone
recordskayıtlar the heartkalp rateoran, analyzesanalizleri it
27
100779
4493
analiz ediyor ve ebeye
bebeğin durumu hakkında
01:57
and providessağlar the midwifeEbe
with a rangemenzil of informationbilgi
28
105296
2904
bir takım bilgiler sağlıyordu.
02:00
on the statusdurum of the babybebek.
29
108224
1755
Bu mucitlerin isimleri
02:03
These inventorsBuluş --
30
111529
1312
(Alkış)
02:04
(ApplauseAlkış)
31
112865
1222
Aaron Tushabe ve
02:06
are calleddenilen AaronAaron TushabeTushabe
and JoshuaJoshua OkelloOkello.
32
114111
3103
Joshua Okello idi.
02:10
AnotherBaşka bir inventormucit, TendekayiTendekayi KatsigaKatsiga,
33
118591
3363
Başka bir mucit,
Tendekayi Katsiga ise
02:14
was workingçalışma for an NGOSİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ in BotswanaBotsvana
that manufacturedimal hearingişitme aidsAIDS.
34
122739
5588
Botswana'da işitme cihazları üreten
bir sivil toplum kuruluşu
için çalışıyordu.
02:20
Now, he noticedfark that
these hearingişitme aidsAIDS neededgerekli batteriespiller
35
128738
5097
Fark etti ki
bu işitme cihazlarının
değiştirilmesi gereken pilleri vardı
02:25
that neededgerekli replacementdeğiştirme,
36
133859
1197
bu da yüksek bir maliyete
sebep oluyordu
02:27
very oftensık sık at a costmaliyet
that was not affordablesatın alınabilir
37
135080
2634
ve bu maliyet tanıdığı
02:29
for mostçoğu of the userskullanıcılar that he knewbiliyordum.
38
137738
2102
birçok kullanıcı için yüksekti.
02:32
In responsetepki, and beingolmak an engineermühendis,
TendekayiTendekayi inventedicat edildi
39
140151
5089
Buna istinaden,
bir mühendis olan Tendekayi
güneş enerjisi ile çalışan
bir pil şarj aleti ve şarj edilebilen
02:37
a solar-poweredGüneş enerjili batterypil chargerşarj cihazı
with rechargeableşarj edilebilir batteriespiller,
40
145264
3610
piller ile çalışabilen
işitme cihazları icat etti.
02:40
that could be used in these hearingişitme aidsAIDS.
41
148898
2319
02:43
He cofoundedcofounded a companyşirket calleddenilen DeaftronicsDeaftronics,
42
151625
3902
Deaftronics adlı bir şirket kurdu.
02:47
whichhangi now manufacturesüreten the SolarGüneş EarKulak,
43
155551
2660
Bu şirket şu anda
onun icadı olan Solar Ear adlı
işitme cihazını üretiyor.
02:50
whichhangi is a hearingişitme aidyardım poweredenerjili
by his inventionicat.
44
158727
3249
02:55
My colleagueçalışma arkadaşı, SudeshSelçuk SivarasuSivarasu,
inventedicat edildi a smartakıllı gloveeldiven
45
163829
5237
Meslektaşım, Sudesh Sivarasu,
cüzzam geçirmiş kişiler için
akıllı bir eldiven icat etti.
03:01
for people who have sufferedacı from leprosycüzzam.
46
169090
2166
03:03
Even thoughgerçi theironların diseasehastalık
mayMayıs ayı have been curedtedavi,
47
171799
3005
Hastalıkları geçmiş bile olsa,
03:06
the resultingkaynaklanan nervesinir damagehasar
will have left manyçok of them
48
174828
3156
birçoğunun ellerinde
kalıcı sinir hasarları nedeniyle
duyu kaybı yaşanabiliyor.
03:10
withoutolmadan a senseduyu of touchdokunma in theironların handseller.
49
178008
2538
03:12
This putskoyar them at riskrisk of injuryhasar.
50
180570
2058
Bu da onlarda yaralanma riski oluşturuyor.
03:16
The gloveeldiven has sensorssensörler
to detectbelirlemek temperaturesıcaklık and pressurebasınç
51
184017
4025
Bu eldiven basınç ve sıcaklığı hisseden
sensörlere sahip
03:20
and warnuyarmak the userkullanıcı.
52
188066
1381
bu sayede kullanıcısını uyarabiliyor.
03:22
It effectivelyetkili bir şekilde servesvermektedir
as an artificialyapay senseduyu of touchdokunma
53
190581
3509
Cihaz etkin bir şekilde
yapay bir dokunma duyusu oluşturuyor
03:26
and preventsengeller injuryhasar.
54
194114
1466
ve yaralanmaları önlüyor.
Sudesh bu eldiveni
03:28
SudeshSelçuk inventedicat edildi this gloveeldiven
after observinggözleme formereski leprosycüzzam patientshastalar
55
196032
4689
cüzzam hastalarının
gündelik aktivitelerini
03:32
as they carriedtaşınan out
theironların day-to-dayGünden güne activitiesfaaliyetler,
56
200745
2946
ve çevrelerindeki riskleri
gözlemledikten sonra
03:35
and he learnedbilgili about the risksriskler
and the hazardstehlikeler in theironların environmentçevre.
57
203715
3589
ve onları öğrendikten sonra
icat etti.
Şimdi, bu bahsettiğim mucitler
03:41
Now, the inventorsBuluş that I've mentionedadı geçen
58
209774
2180
mühendisliği sağlık bilimi ile
harmanlamışlardır.
03:43
integratedentegre engineeringmühendislik with healthcaresağlık hizmeti.
59
211978
2679
Biyomedikal mühendislerinin yaptığı budur.
03:47
This is what biomedicalBiyomedikal engineersmühendisler do.
60
215260
2235
03:50
At the UniversityÜniversitesi of CapeCape TownŞehir,
61
218558
1905
Cape Town Üniversitesi'nde
03:52
we runkoş a coursekurs calleddenilen
HealthSağlık InnovationYenilik and DesignTasarım.
62
220487
3157
Sağlık Yeniliği ve Tasarımı
dersini veriyoruz.
03:55
It's takenalınmış by manyçok of our graduatemezun olmak
studentsöğrencilerin in biomedicalBiyomedikal engineeringmühendislik.
63
223668
3947
Bu ders biyomedikal mühendisliğinde
birçok yüksek lisans öğrencimiz
tarafından alındı.
04:00
The aimamaç of the coursekurs
is to introducetakdim etmek these studentsöğrencilerin
64
228106
3597
Dersin amacı tasarım dünyasının
felsefesini öğrencilere tanıtmaktı.
04:03
to the philosophyFelsefe of the designdizayn worldDünya.
65
231727
2555
04:06
The studentsöğrencilerin are encouragedteşvik
to engagetutmak with communitiestopluluklar
66
234306
3021
Öğrenciler sağlıkla ilgili
bir soruna çözüm ararken
04:09
as they searcharama for solutionsçözeltiler
to health-relatedSağlık ile ilgili problemssorunlar.
67
237351
3243
toplumla içiçe olmaya
teşvik edildi.
04:13
One of the communitiestopluluklar that we work with
is a groupgrup of elderlyyaşlı people
68
241055
3269
Birlikte çalıştığımız topluluklardan
biri de Cape Town'daki
04:16
in CapeCape TownŞehir.
69
244348
1224
yaşlı insanlardı.
04:17
A recentson classsınıf projectproje had the taskgörev
of addressingadresleme hearingişitme losskayıp
70
245596
4140
Güncel bir projemizin görevi
bu yaşlı insanlardaki işitme kaybı
04:21
in these elderlyyaşlı people.
71
249760
1450
ile ilgilenmekti.
04:23
The studentsöğrencilerin, manyçok of them
beingolmak engineersmühendisler,
72
251886
2772
Çoğunlukla mühendis olan öğrenciler
04:26
setset out believinginanan that they
would designdizayn a better hearingişitme aidyardım.
73
254682
4851
daha iyi bir işitme cihazı
yapacaklarını düşünerek yola çıktılar.
04:31
They spentharcanmış time with the elderlyyaşlı,
74
259557
1608
Yaşlılarla vakit geçirdiler,
04:33
chattedsohbet to theironların healthcaresağlık hizmeti providerssağlayıcıları
and theironların caregiversbakıcılar.
75
261189
3248
sağlık kurumu personeli
ve hasta bakıcılarla sohbet ettiler.
04:37
They soonyakında realizedgerçekleştirilen that, actuallyaslında,
adequateyeterli hearingişitme aidsAIDS alreadyzaten existedvar,
76
265039
5114
Çok geçmeden aslında yeterli
işitme cihazlarının hâlihazırda olduğunu,
ancak buna ihtiyacı ve erişimi
olan yaşlıların bu cihazlara
04:42
but manyçok of the elderlyyaşlı who neededgerekli them
and had accesserişim to them
77
270177
3996
sahip olmadığı ortaya çıktı.
04:46
didn't have them.
78
274197
1413
İşitme cihazlarına sahip olanların
04:47
And manyçok of those who had hearingişitme aidsAIDS
79
275954
2112
04:50
wouldn'tolmaz weargiyinmek them.
80
278090
1233
çoğu ise bunları takmıyordu.
Öğrenciler fark etti ki,
04:52
The studentsöğrencilerin realizedgerçekleştirilen
81
280321
1990
04:54
that manyçok of these elderlyyaşlı people
were in denialret of theironların hearingişitme losskayıp.
82
282335
3937
işitme kaybı yaşayanların çoğu
bunu inkâr ediyordu.
04:58
There's a stigmastigma attachedekli
to wearinggiyme a hearingişitme aidyardım.
83
286296
2500
İşitme cihazi takma bir çeşit damga idi.
05:01
They alsoAyrıca discoveredkeşfedilen that the environmentçevre
in whichhangi these elderlyyaşlı people livedyaşamış
84
289757
4758
Aynı zamanda bu yaşlı insanların
yaşadığı yerler de
işitme problemi ile bağdaşmıyordu.
05:06
did not accommodateKarşılamak theironların hearingişitme losskayıp.
85
294539
2023
05:08
For exampleörnek, theironların homesevler
and theironların communitytoplum centermerkez
86
296586
3781
Örneğin evleri veya huzurevleri
işitmelerine mani olan
yankılar ile doluydu.
05:12
were filleddolu with echoesyankıları
that interferedmüdahale with theironların hearingişitme.
87
300391
3068
05:15
So insteadyerine of developinggelişen and designingtasarım
a newyeni and better hearingişitme aidyardım,
88
303999
5108
Böylece öğrenciler yeni bir işitme cihazı
tasarlamak ve geliştirmek yerine
05:21
the studentsöğrencilerin did an auditDenetim
of the environmentçevre,
89
309131
2683
yaşanılan çevre ile ilgilii
gözlemler yaparak
05:23
with a viewgörünüm to improvinggeliştirme the acousticsAkustik.
90
311838
2399
akustik açıdan nasıl
geliştirebileceklerine baktılar.
05:27
They alsoAyrıca devisedtasarladı a campaignkampanya
to raiseyükseltmek awarenessfarkında olma of hearingişitme losskayıp
91
315196
3834
Aynı zamanda işitme kaybının
farkındalığını arttırmak için
ve işitme cihazı takmanın
05:31
and to countersayaç the stigmastigma
attachedekli to wearinggiyme a hearingişitme aidyardım.
92
319054
3576
normalleştirilmesi için
bir kampanya düzenlediler.
05:35
Now, this oftensık sık happensolur
when one paysöder attentionDikkat to the userkullanıcı --
93
323603
3384
İşte bu kullanıcıya odaklandığınızda,
05:39
in this casedurum, the elderlyyaşlı --
94
327011
1650
ki bu durumda yaşlılar oluyor,
05:40
and theironların needsihtiyaçlar and theironların contextbağlam.
95
328685
1965
onların ihtiyaçlarına ve
içeriğe odaklandığınızda oluyor.
05:43
One oftensık sık has to movehareket away
from the focusodak of technologyteknoloji
96
331219
2846
Genellikle odağımızı teknolojiden
uzaklaştırıp
05:46
and reformulatereformulate the problemsorun.
97
334089
1838
problemi tekrar
formülize etmemiz gerekir.
Probleme dinleme ve
kavrama yolu ile yaklaşmak
05:48
This approachyaklaşım to understandinganlayış a problemsorun
throughvasitasiyla listeningdinleme and engagingçekici
98
336861
3977
05:52
is not newyeni,
99
340862
1228
yeni bir şey değildir.
05:54
but it oftensık sık isn't followedtakip etti by engineersmühendisler,
100
342601
2612
Ancak hedefi teknoloji geliştirmek olan
05:57
who are intentniyet on developinggelişen technologyteknoloji.
101
345237
3110
mühendisler bunu sıklıkla uygulamaz.
06:01
One of our studentsöğrencilerin has a backgroundarka fon
in softwareyazılım engineeringmühendislik.
102
349704
3448
Yazılım mühendisliği geçmişi
olan bir öğrencimiz
06:05
He had oftensık sık createdoluşturulan productsÜrünler for clientsistemciler
103
353176
2677
müşterinin sonuç olarak beğenmediği
ürünler tasarlıyordu.
06:07
that the clientmüşteri ultimatelyen sonunda did not like.
104
355877
2389
06:10
When a clientmüşteri would rejectReddet a productürün,
105
358902
2177
Müşteri ürünü reddettiğinde zaman
ki bu onun şirketinde alışılmıştı,
06:13
it was commonortak at his companyşirket
106
361103
1885
06:15
to proclaimilan that the clientmüşteri
just didn't know what they wanted.
107
363012
3708
müşteri ne istediğini bilmemekle
itham edilirdi.
06:19
HavingSahip completedtamamlanan the coursekurs,
the studentÖğrenci fedfederasyon back to us
108
367384
3562
Bu dersi tamamladıktan sonra,
öğrencimiz bize aslında
müşterinin ne istediğini
anlamayanın
06:22
that he now realizedgerçekleştirilen
that it was he who hadn'tolmasaydı understoodanladım
109
370970
3198
aslında kendisinin olduğunun
farkına vardığını söyledi.
06:26
what the clientmüşteri wanted.
110
374192
1421
06:28
AnotherBaşka bir studentÖğrenci gaveverdi us feedbackgeri bildirim
111
376254
2573
Başka bir öğrencinin
geribildirimi ise
06:30
that she had learnedbilgili
to designdizayn with empathyempati,
112
378851
2468
empati yaparak tasarlamayı
öğrendiği idi.
06:33
as opposedkarşıt to designingtasarım for functionalityişlevselliği,
113
381343
2990
Bu ona mühendislikte öğretilen
06:36
whichhangi is what her engineeringmühendislik
educationEğitim had taughtöğretilen her.
114
384357
2731
fonksiyonellik için tasarım
ile çakışıyordu.
Yani bütün bunlardan ortaya çıkan
çoğumuzun teknolojiyi
06:39
So what all of this illustratesgösterir is that
we're oftensık sık blindedkör to realgerçek needsihtiyaçlar
115
387830
4132
takip etme hevesi yüzünden
06:43
in our pursuitkovalama of technologyteknoloji.
116
391986
1593
gerçek ihtiyaçları göremediğimizdir.
06:45
But we need technologyteknoloji.
117
393936
1581
Fakat teknolojiye ihtiyacımız var.
06:47
We need hearingişitme aidsAIDS.
We need fetalFetal heartkalp rateoran monitorsmonitörler.
118
395541
2969
İşitme cihazlarına ve
cenin nabız ölçüm cihazlarına
06:51
So how do we createyaratmak more medicaltıbbi devicecihaz
successbaşarı storieshikayeleri from AfricaAfrika?
119
399385
4783
Peki Afrika'dan nasıl
daha başarılı tıbbi
cihaz başarı hikâyeleri yaratırız?
06:56
How do we createyaratmak more inventorsBuluş,
120
404967
1978
Birkaç istisnai mucit dışında
06:58
ratherdaha doğrusu than relyingbağlı olduğu on
a fewaz exceptionalolağanüstü individualsbireyler
121
406969
3247
gerçek ihtiyaçları anlayan
07:02
who are ableyapabilmek to perceivealgıladıkları realgerçek needsihtiyaçlar
122
410240
2108
ve buna göre
hareket eden mucitler yaratırız?
07:04
and respondyanıtlamak in waysyolları that work?
123
412372
1842
07:06
Well, we focusodak on needsihtiyaçlar
and people and contextbağlam.
124
414718
3460
Evet, ihtiyaçlara, insanlara ve
içeriğe odaklanırız
07:10
"But this is obviousaçık," you mightbelki say,
125
418497
1832
"Bu gayet açık" diyebilirsiniz.
07:12
"Of coursekurs contextbağlam is importantönemli."
126
420353
2278
"Tabii ki içerik önemlidir."
07:15
But AfricaAfrika is a diverseçeşitli continentkıta,
127
423486
2408
Fakat Afrika çok farklı
sağlık sorunları, gelir düzeyleri
07:17
with vastgeniş disparitiesfarklılıkların in healthsağlık and wealthservet
and incomegelir and educationEğitim.
128
425918
4871
ve eğitim seviyeleri olan bir kıta,
eğer mühendislerimizin
ve mucitlerinizin
07:22
If we assumeüstlenmek that our engineersmühendisler
and inventorsBuluş alreadyzaten know enoughyeterli
129
430813
5027
bu farklı Afrika içeriğini
çoktan bildiğini varsayarsarsak
07:27
about the differentfarklı AfricanAfrika contextsbağlamları
130
435864
2586
bütün bu farklı toplulukların
problemlerini çözebileceklerini,
07:30
to be ableyapabilmek to solveçözmek the problemssorunlar
of our differentfarklı communitiestopluluklar
131
438474
3841
en farklı toplulukların
ve en marjinal toplulukların,
07:34
and our mostçoğu marginalizedmarjinal communitiestopluluklar,
132
442339
1939
işte o zaman yanılabiliriz.
07:36
then we mightbelki get it wrongyanlış.
133
444302
1448
07:38
But then, if we on the AfricanAfrika continentkıta
134
446907
2595
Fakat eğer,
Afrika kıtasında yaşayan bizler
07:41
don't necessarilyzorunlu olarak know enoughyeterli about it,
135
449526
3272
bunlar hakkında yeterince bilgiye
sahip değilsek o zaman
07:44
then perhapsbelki anybodykimse with the right levelseviye
of skillbeceri and commitmenttaahhüt could flyuçmak in,
136
452822
4130
doğru eğitim seviyesine ve yeteneğe sahip
herhangi biri buraya gelip
sorunları dinleyip
kavramaya zaman ayırarak
07:48
spendharcamak some time listeningdinleme and engagingçekici
137
456976
2469
07:51
and flyuçmak out knowingbilme enoughyeterli
to inventicat etmek for AfricaAfrika.
138
459469
3257
buradan Afrika için
icat yapmaya yeterli
derecede bilgi sahibi olarak gidebilir.
07:55
But understandinganlayış contextbağlam is not about
a superficialyüzeysel interactionetkileşim.
139
463953
4315
Ancak içeriği anlamak yüzeysel
bir etkileşimle olacak iş değildir.
08:00
It's about deepderin engagementnişan
140
468292
1960
Derin bir angajman gerçeklere dalma
08:02
and an immersiondaldırma in the realitiesgerçekler
and the complexitieskarmaşıklıklar of our contextbağlam.
141
470276
4638
ve içeriğimizin karmaşıklığını
anlamaktan geçer.
08:07
And we in AfricaAfrika are alreadyzaten immerseddalmış.
142
475877
3142
Biz Afrika'da bu gerçeklere
çoktan dalmış durumdayız.
08:11
We alreadyzaten have a stronggüçlü and richzengin
basebaz of knowledgebilgi
143
479522
3673
Kendi sorunlarımıza çözüm
bulmaya başlamak için
güçlü ve zengin bir
bilgi düzeyine sahibiz.
08:15
from whichhangi to startbaşlama findingbulgu solutionsçözeltiler
to our ownkendi problemssorunlar.
144
483219
3678
08:19
So let's not relygüvenmek too much on othersdiğerleri
145
487873
3016
Bu yüzden keşfedilmemiş yeteneklerle
dolu bir kıtada yaşayan bizler
08:23
when we livecanlı on a continentkıta
that is filleddolu with untappedkullanılmayan talentyetenek.
146
491548
4094
hadi artık başkalarına
fazla bel bağlamayalım.
Teşekkürler.
08:28
Thank you.
147
496124
1186
(Alkış)
08:29
(ApplauseAlkış)
148
497334
2971
Translated by Samet Sagliker
Reviewed by Figen Ergürbüz

▲Back to top

ABOUT THE SPEAKER
Tania Douglas - Biomedical engineering professor
Tania Douglas imagines how biomedical engineering can help address some of Africa's health challenges.

Why you should listen

Tania Douglas's research interests include medical imaging and image analysis, the development of contextually appropriate technology to improve health and health innovation management, particularly the mechanisms of medical device innovation in South Africa.

Douglas is engaged in capacity building for biomedical engineering and needs-based health technology innovation at universities across the African continent; two such projects are "Developing Innovative Interdisciplinary Biomedical Engineering Programs in Africa," in collaboration with Northwestern University and the Universities of Lagos and Ibadan, and "African Biomedical Engineering Mobility," in collaboration with Kenyatta University, Cairo University, Addis Ababa University, the Mbarara University of Science and Technology, the University of Lagos, and the University of Pisa. 

Douglas is the founding Editor-in-Chief of Global Health Innovation, an electronic open-access journal focusing on social and technological innovation for improved health, which launches in 2018. The journal aims to serve as a platform for disseminating research on health innovation in developing settings. 

Douglas has been a Humboldt Research Fellow at the Max Planck Institute for Neurological Research in Cologne and at the Free University of Berlin, an Honorary Senior Research Fellow at University College London, a Visiting Professor at Kenyatta University, and a Visiting Scholar at Northwestern University. She is a fellow of the South African Academy of Engineering, a member of the Academy of Science of South Africa, and a Fellow of the International Academy for Medical and Biological Engineering.

 

 

More profile about the speaker
Tania Douglas | Speaker | TED.com