English-Video.net comment policy

The comment field is common to all languages

Let's write in your language and use "Google Translate" together

Please refer to informative community guidelines on TED.com

TED2008

Neil Turok: My wish: Find the next Einstein in Africa

Neil Turok TED Ödülü isteğini dile getiriyor

Filmed:
492,326 views

2008 TED Ödülünü kabul eden fizikçi Neil Turok, fırsata hasret, yetenekli, genç Afrikalılar hakkında konuşuyor. Kıtanın yaratıcı potansiyeli önündeki engeli kaldırarak ve onu besleyerek, Afrika'nın geleceğinde bir değişiklik yapabiliriz.

- Physicist, education activist
Neil Turok is working on a model of the universe that explains the big bang -- while, closer to home, he's founded a network of math and science academies across Africa. Full bio

It was an incredibleinanılmaz surprisesürpriz to me
Aslında hayatımın her iki tarafınıda umursayan
00:13
to find out that there was actuallyaslında an organizationorganizasyon that caredbakım about bothher ikisi de partsparçalar of my life.
bir örgüt olduğunu öğrenmek benim için inanılmaz bir sürpriz oldu.
00:16
Because, basicallytemel olarak,
Çünkü, aslında,
00:22
I work as a theoreticalteorik physicistfizikçi.
Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.
00:23
I developgeliştirmek and testÖlçek modelsmodeller of the BigBüyük BangPatlama,
Elde edilen verileri kullanarak,
00:25
usingkullanma observationalgözlemsel dataveri.
Büyük Patlama modelleri geliştiriyor ve test ediyorum.
00:28
And I've been moonlightingek iş for the last fivebeş yearsyıl
Ve ben son beş yıldır ikinci bir işte çalışıyorum,
00:31
helpingyardım ediyor with a projectproje in AfricaAfrika.
Afrika'da bir projeye yardımcı oluyorum.
00:34
And, I get a lot of flakUçaksavar for this at CambridgeCambridge.
Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım.
00:37
People wondermerak etmek, you know, "How do you have time to do this?" And so on.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.
00:41
And so it was simplybasitçe astonishingşaşırtıcı to me
Ve benim için çok şaşırtıcı oldu
00:45
to find an organizationorganizasyon that actuallyaslında appreciatedtakdir bothher ikisi de those sidestaraf.
iki tarafında takdirini alan bir örgüt olduğunu öğrenmek.
00:48
So I thought I'd startbaşlama off by just tellingsöylüyorum you a little bitbit about myselfkendim
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden
00:52
and why I leadöncülük etmek this schizophrenicşizofrenik life.
bahsederek başlamak istiyorum.
00:55
Well, I was borndoğmuş in SouthGüney AfricaAfrika and my parentsebeveyn were imprisonedhapsedilmiş
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem
00:59
for resistingdirençli the racistırkçı regimerejim.
ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.
01:04
When they were releasedyayınlandı, we left and we wentgitti as refugeesmülteciler to KenyaKenya and TanzaniaTanzanya.
Ailem serbest bırakıldıktan sonra orayı terkettik, mülteci olarak Kenya ve Tanzanya'ya gittik.
01:06
BothHer ikisi de were very younggenç countriesülkeler then,
O zamanlar her iki ülkede çok gençti ve
01:13
and fulltam of hopeumut for the futuregelecek.
geleceğe umutla bakıyorlardı.
01:15
We had an amazingşaşırtıcı childhoodçocukluk. We didn't have any moneypara,
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu
01:18
but we were outdoorsaçık havada mostçoğu of the time.
ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.
01:20
We had fantasticfantastik friendsarkadaşlar and we saw the wondersharikaları of the worldDünya,
Harika arkadaşlarımız vardı ve dünyanın çeşitli harikalarını gördük,
01:23
like KilimanjaroKilimanjaro Dağı, SerengetiSerengeti and the OlduvaiOlduvai'a GorgeGorge.
Kilimanjaro, Serengeti ve Olduvai Gorge gibi.
01:28
Well, then we movedtaşındı to LondonLondra for highyüksek schoolokul.
Sonra, lise için Londra'ya taşındık.
01:34
And after that -- there's nothing much to say about that.
Ve bundan sonrası -- bu konuda söyleyecek çok bir şey yok.
01:36
It was ratherdaha doğrusu dulldonuk. But I camegeldi back to AfricaAfrika
Oldukça tatsızdı. Ama 17 yaşımda Afrika'ya
01:41
at the ageyaş of 17, as a volunteergönüllü teacheröğretmen
gönüllü bir öğretmen olarak geri döndüm.
01:45
to LesothoLesotho, whichhangi is a tinyminik countryülke,
Küçük bir ülke olan, Lesothoya,
01:49
surroundedçevrili at that time by apartheidırk ayrımı SouthGüney AfricaAfrika.
o zamanlar ırkçı Güney Afrikalılar tarafından çevriliydi.
01:52
Well, 80 percentyüzde of the menerkekler in LesothoLesotho
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni
01:57
workedişlenmiş in the minesmayınlar over the bordersınır,
acımasız şartlar altında,
02:00
in brutalacımasız conditionskoşullar.
sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.
02:04
NeverthelessYine de, I -- as I'm sure -- as a ratherdaha doğrusu irritatingrahatsız edici younggenç, whitebeyaz man
Buna rağmen, ben eminim ki -- rahatsız edici genç bir beyaz adam
02:07
cominggelecek into theironların villageköy, I was welcomedmemnuniyetle karşıladı with incredibleinanılmaz hospitalitykonukseverlik and warmthSıcaklık.
köylerine geldi, Beni inanılmaz bir misafirperverlik ve sıcaklık ile karşıladılar.
02:13
But the kidsçocuklar were the besten iyi partBölüm.
Ama çocuklar en iyi parçasıydı.
02:19
The kidsçocuklar were amazingşaşırtıcı: extremelyson derece eageristekli and oftensık sık very brightparlak.
Çocuklar şaşırtıcıydı: son derece istekli ve genellikle çok zekilerdi.
02:21
And I'm just going to tell you one storyÖykü,
Ve ben size, beni etkileyen
02:26
whichhangi got throughvasitasiyla to me.
bir hikaye anlatacağım.
02:28
I used to try to take the kidsçocuklar outsidedışında as oftensık sık as possiblemümkün,
Mümkün olduğunca sık çocukları akademik bilgiler ile gerçek hayat arasında bağlantı kurmaya çalışsınlar diye
02:31
to try to connectbağlamak the academicakademik stuffşey with the realgerçek worldDünya.
dışarı çıkarırdım,
02:33
And they weren'tdeğildi used to that.
Ve buna hiç alışık degillerdi.
02:38
But I tookaldı them outsidedışında one day and I said,
Ama bir gün onları dışarı çıkarıp dedim ki,
02:41
"I want you to estimatetahmin the heightyükseklik of the buildingbina."
"Binanın yüksekliğini tahmin etmenizi istiyorum."
02:43
And I expectedbeklenen them to put a rulerCetvel nextSonraki to the wallduvar,
Ve ben onları duvara cetvel dayayıp,
02:46
sizeboyut it up with a fingerparmak, and make an estimatetahmin of the heightyükseklik.
parmaklarıyla ölçüp, yüksekliğini tahmi edeceklerini bekliyordum.
02:49
But there was one little boyoğlan, very smallküçük for his ageyaş.
Ama küçük bir çocuk vardı, yaşıtlarına göre çok küçük.
02:54
He was the sonoğul of one of the poorestyoksul familiesaileleri in the villageköy.
Köyün en fakir ailelerinden birinin oğluydu.
02:58
And he wasn'tdeğildi doing that. He was scribblingNot defteri with chalkTebeşir on the pavementkaldırım.
Ve o yapmıyordu. O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.
03:01
And so, I said -- I was annoyedkızgın -- I said, "What are you doing?
Ve ben -- rahatsız olmuştum -- "Ne yapıyorsun?
03:06
I want you to estimatetahmin the heightyükseklik of the buildingbina."
Senden binanın yüksekliğini tahmin etmeni istiyorum." dedim.
03:09
He said, "OK. I measuredölçülü the heightyükseklik of a bricktuğla.
"Tamam. Bir tuğlanın yüksekliğini ölçtüm.
03:11
I countedsayılır the numbernumara of brickstuğla and now I'm multiplyingçarpılması."
Toplam tuğla sayısını saydım ve şimdi çarpma işlemi yapıyorum." dedi.
03:14
Well -- (LaughterKahkaha) -- I hadn'tolmasaydı thought of that one.
(Gülüşmeler) -- Bu aklıma hiç gelmemişti.
03:19
And manyçok experiencesdeneyimler like this happenedolmuş to me.
Ve buna benzer bir çok olay yaşadım.
03:24
AnotherBaşka bir one is that I metmet a minermadenci. He was home on his three-monthüç aylık leaveayrılmak from the minesmayınlar.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım. Madeni bırakıp üç aylığına evine gelmişti.
03:28
SittingOturma nextSonraki to him one day, he said, "There's only one thing that I really lovedsevilen at schoolokul.
Bir gün onun yanında otururken bana dedi ki, "Okulda gerçekten sevdiğim bir tek şey vardı
03:36
And you know what it was? ShakespeareShakespeare." And he recitedokunduğu some to me.
onun ne olduğunu biliyor musun? Shakespeare." Ve bana biraz ezberinden okundu.
03:42
And these and manyçok similarbenzer experiencesdeneyimler convincedikna olmuş me
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler
03:49
that there are just tonston of brightparlak kidsçocuklar in AfricaAfrika
beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.
03:53
-- inventiveyaratıcı kidsçocuklar, intellectualentellektüel kidsçocuklar --
Yaratıcı çocuklar, entellektüel çocuklar
03:57
and starvedaçlıktan of opportunityfırsat.
ve fırsata hasretler.
04:01
And if AfricaAfrika is going to get fixedsabit, it's by them, not by us.
Ve eğer Afrika iyi bir duruma gelecek ise, bizim ile değil, onlar tarafından olacak.
04:02
Well, after -- (ApplauseAlkış) -- that's the truthhakikat.
Sonra -- (Alkışlar) -- gerçek bu.
04:08
Well, after LesothoLesotho, I traveledseyahat acrosskarşısında AfricaAfrika
Lesotho'dan sonra, İngiltere'ye dönmeden önce
04:14
before returningdönen to Englandİngiltere
Afrika'yı boydan boya geçtim.
04:17
-- so graygri and depressingiç karartıcı, in comparisonkarşılaştırma.
Karşılaştırılınca, çok gri ve karamsar.
04:20
And I wentgitti to CambridgeCambridge. And there, I felldüştü for theoreticalteorik physicsfizik.
Cambridge'e gittim ve orada, teorik fiziğe aşık oldum.
04:23
Well, I'm not going to explainaçıklamak this equationdenklem,
Bu denklemi açıklamayacağım,
04:30
but theoreticalteorik physicsfizik is really an amazingşaşırtıcı subjectkonu.
ama teorik fizik gerçekten inanılmaz bir konu.
04:32
We can writeyazmak down all the lawsyasalar of physicsfizik we know in one linehat.
Bir satırda bütün fizik yasalarını yazabiliriz.
04:36
And, admittedlyhiç kuşkusuz, it's in a very shorthandsteno notationgösterimi.
Kuşkusuz, çok kestirme bir gösterimle.
04:42
And it containsiçeren 18 freeücretsiz parametersparametreler,
Bu denklem uygun verileri yerine koyarak,
04:47
OK, whichhangi we have to fituygun to the dataveri.
18 bağımsız değişken içerir.
04:51
So it's not the finalnihai storyÖykü,
Bu hikayenin sonu değil,
04:54
but it's an incrediblyinanılmaz powerfulgüçlü summaryÖzeti of everything we know
en temel düzeyde doğa hakkında bildiğimiz her şeyin
04:56
about naturedoğa at the mostçoğu basictemel levelseviye.
inanılmaz güçlü bir özeti.
05:01
And apartayrı from a fewaz very importantönemli loosegevşek endsuçları, whichhangi you've heardduymuş about here --
Ve hakkında burada duyduğunuz, bir kaç çok önemli ip uçu, --
05:05
like darkkaranlık energyenerji and darkkaranlık mattermadde --
karanlık enerji ve karanlık madde gibi --
05:09
this equationdenklem describesaçıklar,
bu denklem evren hakkında her şeyi
05:12
seemsgörünüyor to describetanımlamak everything about the universeEvren and what's in it.
ve içinde ne olduğunu açıklar.
05:14
But there's one bigbüyük puzzlebulmaca remainingkalan,
Ama geriye kalan büyük bir bulmaca var,
05:19
and this was mostçoğu succinctlykısaca put to me by my primarybirincil schoolokul mathmatematik teacheröğretmen in
ve bu bana çok basitçe hala bağlantıda olduğum
05:21
TanzaniaTanzanya, who'skim a wonderfulolağanüstü Scottishİskoç ladybayan
harika bir İskoç hanımefendisi olan
05:26
who I still staykalmak in touchdokunma with.
Tanzanya'daki ilkokul matematik öğretmenim tarafından anlatıldı.
05:29
And she's now in her 80s.
Ve o şimdi 80'li yaşlarında.
05:32
And when I try to explainaçıklamak my work to her, she wavedel salladı away all the detailsayrıntılar, and she said,
Ve ben ona işimi anlatmaya çalıştığımda, o detayları umursamayarak bana,
05:34
"NeilNeil, there's only one questionsoru that really mattershususlar.
"Neil gerçekten önemli olan tek soru var.
05:39
What bangedçarptım?" (LaughterKahkaha)
Ne patladı?" dedi. (Gülüşmeler)
05:44
"EveryoneHerkes talksgörüşmeler about the BigBüyük BangPatlama. What bangedçarptım?"
"Herkes Büyük Patlama hakkında konuşuyor. Ne patladı?"
05:48
And she's right. It's a questionsoru we'vebiz ettik all been avoidingkaçınma.
Ve o haklı. Hepimizin kaçtığı bir soru.
05:53
The standardstandart explanationaçıklama is that the universeEvren somehowbir şekilde sprangfırladı into existencevaroluş,
Standart açıklama, evrenin aniden
05:58
fulltam of a strangegarip kindtür of energyenerji
tamamen garip bir türdeki enerjiyle meydana gelmesidir
06:03
-- inflationaryenflasyonist energyenerji -- whichhangi blewpatladı it up.
ve bu şişkinlik enerjisi, patlamasına sebep oldu.
06:05
But the puzzlebulmaca of why the universeEvren emergedortaya in that peculiartuhaf statebelirtmek, bildirmek
Ama evrenin bu tuhaf şekilde niye ortaya çıktığı
06:10
is completelytamamen unsolvedfaili meçhul.
hala tamamen çözülmemiş bir bilmece.
06:14
Now, I workedişlenmiş on that theoryteori for a while, with StephenStephen HawkingHawking and othersdiğerleri.
Stephen Hawking ve diğerleri ile birlikte bir süre bu teori üzerine çalıştım.
06:18
But then I beganbaşladı to explorekeşfetmek anotherbir diğeri alternativealternatif.
Ama sonra başka bir durumun farkına vardım.
06:22
The alternativealternatif is that the BigBüyük BangPatlama wasn'tdeğildi the beginningbaşlangıç.
Durum, Büyük Patlama'nın başlangıç olmamasıydı.
06:25
PerhapsBelki de the universeEvren existedvar before the bangpatlama,
Belki de evren patlamadan önce vardı,
06:28
and the bangpatlama was just a violentşiddetli eventolay in a pre-existingönceden var olan universeEvren.
ve patlama sadece önceden var olan evrenin yıkıcı bir süreciydi.
06:31
Well, this possibilityolasılık is actuallyaslında suggestedönerdi
Evet, bu olasılık aslında son çalışmalarla
06:36
by the latestson theoriesteoriler, the unifiedbirleşik theoriesteoriler,
öngörülmekte, birleşik teoriler,
06:39
whichhangi try to explainaçıklamak all those 18 freeücretsiz parametersparametreler
bu 18 bağımsız değişkeni tek bir çatı altında toparlamaya çalışıyor
06:42
in a singletek frameworkiskelet, whichhangi will hopefullyinşallah predicttahmin all of them.
biz de hepsini tatmin edici bir şekilde bir araya getirebileceğimizi umuyoruz.
06:45
And I'll just sharepay a cartoonkarikatür of this ideaFikir here.
Ve burada bu düşüncenin bir resmini paylaşmak istiyorum.
06:52
It's all I can conveyiletmek. AccordingAccording to these theoriesteoriler,
Bütün paylaşabileceklerim bunlar. Bu teorilere göre
06:55
there are extraekstra dimensionsboyutlar of spaceuzay, not just the threeüç we're familiartanıdık with,
uzayda aşina olduğumuz üç boyut dışında, ekstra boyutlar var,
06:58
but at everyher pointpuan in the roomoda there are more dimensionsboyutlar.
her noktasında daha fazla boyut.
07:01
And in particularbelirli, there's one ratherdaha doğrusu strangegarip one,
Ve en mükemmel olan birleşik teoriler arasında
07:05
in the mostçoğu elegantzarif unifiedbirleşik theoriesteoriler we have.
oldukça garip bir tanesi var.
07:07
The strangegarip one looksgörünüyor likesseviyor this:
Şuna benziyor:
07:10
that we livecanlı in a three-dimensional3 boyutlu worldDünya.
üç boyutlu bir dünyada yaşıyoruz.
07:12
We livecanlı in one of these worldsdünyalar, and I can only showgöstermek it as a sheettabaka,
Bu dünyaların birinde yaşıyoruz ve bunu sadece bir sayfa olarak gösterebilirim,
07:15
but it's really three-dimensional3 boyutlu.
ama bu gerçekten üç boyutlu.
07:19
And a tinyminik distancemesafe away, there's anotherbir diğeri sheettabaka,
Ve küçük bir mesafe uzaklıkta, başka bir sayfa var,
07:22
alsoAyrıca three-dimensional3 boyutlu, and they're separatedayrıldı by a gapboşluk.
o da üç boyutlu ve bir boşlukla ayrılmışlar.
07:26
The gapboşluk is very tinyminik, and I've blownşişmiş it up so you can see it.
Boşluk çok küçük ve görün diye onu yok ediyorum.
07:28
But it's really a tinyminik fractionkesir of the sizeboyut of an atomicatomik nucleusÇekirdeği.
Ama gerçekten çok küçük kısım, bir atom çekirdeği boyutunda.
07:31
I won'talışkanlık go into the detailsayrıntılar of why we think the universeEvren is like this,
Evreni neden bu şekilde düşündüğümüzün ayrıntısına girmeyeceğim
07:36
but it comesgeliyor out of the mathmatematik and tryingçalışıyor to explainaçıklamak the physicsfizik that we know.
ama şu kadarını söyleyebilirim ki olayı anlatmaya çalıştığımız fiziğin içerdiği matematik yüzünden.
07:39
Well, I got interestedilgili in this because it seemedgibiydi to me that it was an obviousaçık questionsoru.
Bunun üzerinde durdum çünkü şu benim için çok açık bir soru:
07:43
WhichHangi is, what happensolur if these two, three-dimensional3 boyutlu worldsdünyalar
Eğer bu iki, üç boyutlu dünyalar
07:47
should actuallyaslında collideçarpışmak?
çarpışırsa ne olur?
07:50
And if they collideçarpışmak, it would look a lot like the BigBüyük BangPatlama.
Eğer çarpışırlarsa, bu Büyük Patlamaya çok benzer olacaktır.
07:54
But it's slightlyhafifçe differentfarklı than in the conventionalKonvansiyonel pictureresim.
Ama aşina olduğumuz resim daha farklı.
07:57
The conventionalKonvansiyonel pictureresim of the BigBüyük BangPatlama is a pointpuan.
Büyük Patlama'nın bu noktadaki bildiğimiz resmi.
08:00
Everything comesgeliyor out of a pointpuan;
Her şey bir noktadan çıkıyor;
08:02
you have infinitesonsuz densityyoğunluk. And all the equationsdenklemler breakkırılma down.
Sonsuz yoğunluğunuz var. Ve tüm denklemler işe yaramaz hale geliyor.
08:04
No hopeumut of describingaçıklayan that.
Bunu açıklayabilecek hiç bir bilgimiz yok.
08:08
In this pictureresim, you'llEğer olacak noticeihbar,
Bu resimde, fark edeceksiniz,
08:10
the bangpatlama is extendedGenişletilmiş. It's not a pointpuan.
patlama genişliyor. Bu bir nokta değil.
08:12
The densityyoğunluk of mattermadde is finitesınırlı, and we have a chanceşans
Maddenin yoğunluğu sonsuz değil ve bütün süreci
08:14
of a consistenttutarlı setset of equationsdenklemler that can describetanımlamak the wholebütün processsüreç.
tutarlı bir şekilde denklemler ile tanımlamak için bir şansımız var.
08:17
So, to cutkesim a long storyÖykü shortkısa, we'vebiz ettik exploredaraştırdı this alternativealternatif.
Uzun lafın kısası, bu altenatifin farkına vardık.
08:22
We'veBiz ettik showngösterilen that it can fituygun
Bunun, mikrodalga fon dalgalanmaları ile
08:25
all of the dataveri that we have about the formationformasyon of galaxiesgalaksiler,
galaksilerin oluşumu hakkındaki verilerin
08:27
the fluctuationsdalgalanmalar in the microwavemikrodalga backgroundarka fon.
hepsi ile uyuştuğunu gördük.
08:31
FurthermoreAyrıca, there's an experimentaldeneysel way
Ayrıca bu teoriyi anlatmanın bir yolu da
08:34
to tell this theoryteori, apartayrı from the inflationaryenflasyonist explanationaçıklama that I told you before.
sizlere daha önce bahsettiğim şişkinlik enerjisi ile ilgili bir deney.
08:36
It involvesgerektirir gravitationalyerçekimi wavesdalgalar.
Bu gravitasyonel dalgalar ile alakalı.
08:43
And in this scenariosenaryo, not only was the BigBüyük BangPatlama not the beginningbaşlangıç,
Ve bu senaryoda, Büyük Patlama sadece bir başlangıç değildi,
08:46
as you can see from the pictureresim,
resimde görebildiğiniz gibi
08:49
it can happenolmak over and over again.
bu olay tekrar tekrar gerçekleşiyor.
08:52
It mayMayıs ayı be that we livecanlı in an endlesssonsuz universeEvren,
Belki de yer ve zaman açısından
08:54
bothher ikisi de in spaceuzay and in time.
sonsuz bir evrende yaşıyoruz.
08:57
And there'veOrada ettik been bangskâkül in the pastgeçmiş, and there will be bangskâkül in the futuregelecek.
Geçmişte patlamalar olmuştur ve gelecekte de patlamalar olacaktır.
09:01
And maybe we livecanlı in an endlesssonsuz universeEvren.
Ve belki de sonsuz bir evrende yaşıyoruz.
09:04
Well, makingyapma and testingtest yapmak modelsmodeller of the universeEvren
Evren modelleri yapmak ve onları test etmek
09:08
is, for me, the besten iyi way I have of enjoyingkeyfi and appreciatingtakdir the universeEvren.
benim için zevk almanın ve evreni sevmenin en iyi yolu.
09:13
We need to make the besten iyi mathematicalmatematiksel modelsmodeller we can,
Yapabildiğimiz en iyi, en tutarlı matematiksel
09:20
the mostçoğu consistenttutarlı onesolanlar.
modelleri yapmalıyız.
09:22
And then we scrutinizeince eleyip sık dokumak them, logicallymantıksal and with dataveri.
Ve sonra dikkatle inceleyerek, mantıklı bir şekilde verilerle birleştiririz.
09:24
And we try to convinceikna etmek ourselveskendimizi --
Ve kendimizi ikna etmeye çalışırız --
09:28
we really try to convinceikna etmek ourselveskendimizi they're wrongyanlış.
gerçekten kendimizi doğru olmadıklarına inandırmaya çalışırız.
09:31
That's progressilerleme: when we provekanıtlamak things wrongyanlış.
İlerleme, bazı şeylerin yanlış olduğunu ispatladığımız zamandır.
09:33
And graduallykademeli olarak, we hopefullyinşallah movehareket closeryakın and closeryakın to understandinganlayış the worldDünya.
Umuyorum, yavaş yavaş dünyayı anlamaya yaklaşıyoruz.
09:36
As I pursuedpeşine my careerkariyer, something was always gnawingkemiren away insideiçeride me.
Kariyerimi sürdürürken, birşey içimi her zaman kemirirdi.
09:42
What about AfricaAfrika?
Peki ya Afrika?
09:47
What about those kidsçocuklar I'd left behindarkasında?
Geride bırakılmış bu çocuklar ne olacak?
09:50
InsteadBunun yerine of developinggelişen, as we'devlenmek all hopedümit in the '60s,
60'larda beklediğimiz gelişme yerine,
09:55
things had gottenkazanılmış worsedaha da kötüsü.
her şey daha kötüye gitti.
09:58
AfricaAfrika was grippedkavradı by povertyyoksulluk, diseasehastalık and warsavaş.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.
10:00
This is very graphicallygrafik olarak showngösterilen by the WorldmapperWorldmapper websiteWeb sitesi and projectproje.
Bu Worldmapper projesinden ve web sitesinden grafiksel olarak görülebilir.
10:04
And so the ideaFikir is to representtemsil etmek eachher countryülke
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek,
10:10
on a mapharita, but scaleölçek the areaalan accordinggöre to some quantitymiktar.
ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.
10:13
So here'sburada just the standardstandart areaalan mapharita of the worldDünya.
Bu, dünyanın standart haritası.
10:19
By the way, AfricaAfrika is very largegeniş.
Bu arada, Afrika çok büyük.
10:21
And the nextSonraki mapharita now showsgösterileri Africa'sAfrika'nın GDPGSYİH in 1960,
Ve sonraki harita, 1960 yılında, birçok Afrika devletinin bağımsızlığına kavuştuğu sıralarda
10:23
around the time of independencebağımsızlık for manyçok AfricanAfrika statesdevletler.
Afrika'nın GSMH'sini gösteriyor,
10:28
Now, this is 1990, and then 2002. And here'sburada a projectionprojeksiyon for 2015.
Şimdi, bu 1990 ve sonra 2002. Ve burada 2015 için bir öngörü.
10:33
BigBüyük changesdeğişiklikler are happeningolay in the worldDünya,
Dünyada büyük değişiklikler gerçekleşiyor,
10:44
but they're not helpingyardım ediyor AfricaAfrika.
ama bunlar Afrikaya yardımcı olmuyor.
10:45
What about Africa'sAfrika'nın populationnüfus? The populationnüfus isn't out of proportionoran to its areaalan,
Peki ya Afrikanın nüfusu ne durumda? Nüfus kendi alanıyla orantılı değil,
10:48
but AfricaAfrika leadspotansiyel müşteriler the worldDünya in deathsölümler from oftensık sık preventableönlenebilir causesnedenleri:
ancak Afrika çoğu önlenebilir nedenlerden ölümlerde dünyada ilk siralarda:
10:52
malnutritionyetersiz beslenme, simplebasit infectionsenfeksiyonlar and birthdoğum complicationskomplikasyonlar.
yetersiz beslenme, basit enfeksiyonlar ve doğum komplikasyonları.
10:57
Then there's HIVHIV/AIDSAIDS. And then there are deathsölümler from warsavaş.
HIV/AIDS de var. Ve daha sonra savaş ölümleri.
11:04
OK, currentlyşu anda there are 45,000 people a monthay dyingölen in the CongoKongo Cumhuriyeti,
Evet, şu anda Kongo'daki
11:09
as a consequencesonuç of the warsavaş
elmas, koltan ve diğer şeyler yüzünden süren savaş
11:14
there over coltanColtan and diamondselmaslar and other things.
sonucunda ayda 45 bin kişi ölüyor.
11:16
It's still going on.
Hala devam ediyor.
11:20
What about Africa'sAfrika'nın capacitykapasite to do something about these problemssorunlar?
Peki bu sorunlar hakkında birşeyler yapmak için Afrika'nın kapasitesi nedir?
11:24
Well, here'sburada the numbernumara of physicianshekimler in AfricaAfrika.
İşte, Afrikadaki hekimlerin sayısı.
11:27
Here'sİşte the numbernumara of people in higherdaha yüksek educationEğitim.
Yüksek öğrenimdeki kişi sayısı.
11:32
And here -- mostçoğu shockingşok edici to me --
Ve burada -- benim için en sarsıcı verici --
11:37
the numbernumara of scientificilmi researchAraştırma paperskâğıtlar cominggelecek out of AfricaAfrika.
Afrika çıkan bilimsel araştırma makale sayısı.
11:39
It just doesn't existvar olmak scientificallybilimsel.
Bilimsel olarak hiç bir varlık yok.
11:43
And this was very eloquentlyikna edici arguedsavundu at TEDTED AfricaAfrika:
Ve bu, TED Afrika'da çok net bir şekilde tartışıldı:
11:48
that all of the aidyardım that's been givenverilmiş
verilmiş olan yardımların tamamına yakını
11:51
has completelytamamen failedbaşarısız oldu to put AfricaAfrika ontoüstüne its ownkendi two feetayaklar.
Afrika'yı kendi ayakları üzerine kaldırmakta kesinlikle başarısız oldu.
11:53
Well, the transitiongeçiş to democracydemokrasi in SouthGüney AfricaAfrika in 1994
Evet, 1994 yılında Güney Afrikanın demokrasiye geçişi
12:01
was literallyharfi harfine a dreamrüya come truedoğru for manyçok of us.
bir çoğumuz için gerçek anlamıyla bir rüyanın gerçek olmasıydı.
12:04
My parentsebeveyn were bothher ikisi de electedseçildi to the first parliamentparlamento,
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.
12:08
alongsideyanında NelsonNelson and WinnieWinnie MandelaMandela. They were the only other coupleçift.
Mandelalar dışındaki tek çiftlerdi.
12:11
And in 2001, I tookaldı a researchAraştırma leaveayrılmak to visitziyaret etmek them.
2001 yılında, bir araştırma yapmak ve onları ziyaret etmek için izin aldım.
12:16
And while I was busymeşgul workingçalışma -- I was workingçalışma on these collidingçarpışması worldsdünyalar, in the day.
Ben o sıralarda çalışmakla meşgulken -- bu çarpışan dünyalar üzerinde çalışıyordum.
12:20
But I learnedbilgili that there was a desperateumutsuz shortagesıkıntısı of skillsbecerileri,
Üzücü bir yetenek sıkıntısı olduğunu öğrendim,
12:27
especiallyözellikle mathematicalmatematiksel skillsbecerileri, in industrysanayi, in governmenthükümet, in educationEğitim.
özellikle matematikte, sanayide, yönetimde ve eğitimde.
12:30
The abilitykabiliyet to make and testÖlçek modelsmodeller has becomeolmak essentialgerekli,
Yeni modeller yapmak ve test etme kabiliyeti
12:38
not only to everyher singletek areaalan of scienceBilim todaybugün,
sadece bilimin her dalında değil,
12:42
but alsoAyrıca to modernmodern societytoplum itselfkendisi.
modern toplumda da gerekli hale geldi.
12:45
And if you don't have mathmatematik, you're not going to entergirmek the modernmodern ageyaş.
Ve eğer matematik olmazsa modern çağa giremezsiniz.
12:49
So I had an ideaFikir. And the ideaFikir was very simplebasit.
Bununla ilgili bir fikrim var. Ve düşünce çok basit.
12:55
The ideaFikir was to setset up an AfricanAfrika InstituteEnstitüsü for MathematicalMatematiksel SciencesBilimler, or AIMSAMAÇLARI.
Fikrim, Afrika Matematik Bilimleri Enstitüsü'nü ya da başka deyişle AMBE'yi kurmaktı.
12:58
And let's recruitaskere studentsöğrencilerin from the wholebütün of AfricaAfrika,
Ve Afrika'daki bütün genç öğrencileri,
13:04
bringgetirmek them togetherbirlikte with lecturersöğretim elemanı from all over the worldDünya,
dünyanın her yerinden gelen öğretim elemanları ile bir araya getirelim
13:08
and we'lliyi try to give them a fantasticfantastik educationEğitim.
ve onlara mükemmel bir eğitim vermeye çalışalım.
13:12
Well, as a CambridgeCambridge professorprofesör, I had manyçok contactskontaklar.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.
13:17
And to my astonishmentşaşkınlık, they backedarka çıkılmış me 100 percentyüzde.
Ve şaşkınlıkla karşıladım ki, bana yüzde 100 destek verdiler.
13:20
They said, "Go and do it,
"Git ve bunu gerçekleştir,
13:23
and we'lliyi come and lectureders."
bizler de gelip ders vereceğiz." dediler.
13:25
And I knewbiliyordum it would be amazingşaşırtıcı funeğlence to bringgetirmek brilliantparlak studentsöğrencilerin
Ve herhangi bir fırsat olmayan bu ülkelerden zeki öğrencileri
13:29
from these countriesülkeler -- where they don't have any opportunitiesfırsatlar -- togetherbirlikte
dünyanın en iyi öğretim üyeleri ile bir araya getirmenin,
13:33
with the besten iyi lecturersöğretim elemanı in the worldDünya --
inanılmaz eğlenceli olacağını biliyordum.
13:37
who I knewbiliyordum would come, because of the interestfaiz in AfricaAfrika --
Bu profesörlerin geleceklerini biliyordum çünkü Afrikayla ilgileniyorlar.
13:39
and put them togetherbirlikte and just let the sparkskıvılcımlar flyuçmak.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.
13:42
So we boughtsatın a derelictsahipsiz hotelotel nearyakın CapeCape TownŞehir.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.
13:49
It's an 80-room-Oda ArtSanat DecoDeco hotelotel from the 1920s.
1920'lerden kalma 80 odalı bir Art Deco stilli oteldi.
13:53
The areaalan was kindtür of seedytohumlu, so we got an 80-room-Oda hotelotel for 100,000 dollarsdolar.
Bulunduğu yer çok kötü durumdaydı, bu yüzden 80 odalı bir otel için sadece 100.000 dolar ödedik.
13:56
It's a beautifulgüzel buildingbina. We decidedkarar we would refurbishyenilemek it
Çok güzel bir binaydı. Onu yenileme kararı aldık
14:02
and then put out the wordsözcük:
ve daha sonra: Bu otelde
14:06
we're going to startbaşlama the besten iyi mathmatematik instituteenstitü in AfricaAfrika
Afrikadaki en iyi matematik enstitüsünü başlatmak için gidiyoruz
14:08
in this hotelotel.
diye haber saldık.
14:12
Well, the newyeni SouthGüney AfricaAfrika is a very excitingheyecan verici countryülke.
Yeni Güney Afrika çok heyecan verici bir ülke.
14:13
And those of you who haven'tyok been there, you should go.
Ve oraya henüz gitmeyenleriniz varsa, gitmelisiniz.
14:16
It's very, very interestingilginç what's happeningolay.
Orada neler olduğunu görmek gerçekten çok ilgi çekici.
14:19
And we recruitedişe wonderfulolağanüstü staffpersonel,
Ve çok motive,
14:22
highlybüyük ölçüde motivatedmotive staffpersonel.
harika bir ekip kurduk.
14:25
The other thing that's happenedolmuş, whichhangi was good for us, is the InternetInternet.
Bizim için iyi olan diğer birşey de, internetti.
14:27
Even thoughgerçi the InternetInternet is very expensivepahalı all over AfricaAfrika,
Afrikada internet çok pahalı olmasına rağmen
14:31
there are InternetInternet cafeskafe everywhereher yerde.
her yerde internet kafeler var.
14:34
And brightparlak younggenç AfricansAfrikalılar are desperateumutsuz to joinkatılmak the globalglobal communitytoplum,
Ve zeki, genç Afrikalılar, bu küresel topluluğa katılıp başarılı olmak için
14:36
to be successfulbaşarılı -- and they're very ambitiousiddialı.
cok hevesliler ve çok hırslılar.
14:41
They want to be the nextSonraki EinsteinEinstein.
Bir sonraki Einstein olmak istiyorlar.
14:44
And so when wordsözcük camegeldi out that AIMSAMAÇLARI was openingaçılış,
AMBE'nin açılacağı haberi,
14:50
it spreadYAYILMIŞ very quicklyhızlı bir şekilde viaüzerinden e-maile-mail and our websiteWeb sitesi.
e-posta ve web sitemiz aracılığıyla çok hızlı yayıldı.
14:53
And we got lots of applicantsbaşvuru.
Ve bir çok başvuru aldık.
14:57
Well, we designedtasarlanmış AIMSAMAÇLARI as a 24-hour-saat learningöğrenme environmentçevre,
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık,
14:59
and it was fantasticfantastik to startbaşlama a universityÜniversite from the beginningbaşlangıç.
ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.
15:02
You have to rethinkyeniden düşünmek, what is the universityÜniversite for?
Sizin için üniversite nedir? Bunu yeniden düşünmeniz gerekiyor.
15:06
And that's really excitingheyecan verici.
Ve bu gerçekten heyecan verici.
15:10
So we designedtasarlanmış it to have interactiveinteraktif teachingöğretim.
Ve interaktif eğitim sağlayacak şekilde tasarladık.
15:12
No droningdroning on at the chalkboardyazı tahtası.
Kara tahtada tebeşir sesi yok.
15:15
We emphasizevurgu yapmak problem-solvingSorun çözme, workingçalışma in groupsgruplar,
Her öğrencinin notlarını takip ederek değil, problem çözerek,
15:19
everyher studentÖğrenci discoveringkeşfetmek and maximizingen üst düzeye çıkarma theironların ownkendi potentialpotansiyel
gruplar halinde çalışarak, kendi keşfetmesini ve potansiyelini en üst düzeye
15:23
and not chasingtakip gradesNotlar.
çıkarmasını amaçladık, not peşinde koşmasını değil.
15:27
EveryoneHerkes liveshayatları togetherbirlikte in this hotelotel -- lecturersöğretim elemanı and studentsöğrencilerin --
Herkes bu otelde birlikte yaşıyor, öğretim üyeleri ve öğrenciler
15:30
and it's not surprisingşaşırtıcı at all to find an impromptuhazırlıksız tutorialöğretici at 1 a.m.
ve burada, gece yarısı 1'de daha önce planlanmamış bir ders olduğunu görmek hiç de şaşırtıcı değil.
15:32
The studentsöğrencilerin don't usuallygenellikle leaveayrılmak the computerbilgisayar lablaboratuvar tillkadar 2 or 3 a.m.
Öğrenciler genellikle sabah karşı 2 veya 3'den önce bilgisayar laboratuarından çıkmıyorlar.
15:38
And then they're up again at eightsekiz in the morningsabah.
Ve sonra tekrar sabah 8 gibi kalkıyorlar.
15:42
LecturesDersler, problem-solvingSorun çözme and so on. It's an extraordinaryolağanüstü placeyer.
Dersler, problem çözme gibi buna benzer şekillerde devam ediyor. Olağanüstü bir yer.
15:44
We especiallyözellikle emphasizevurgu yapmak areasalanlar of great relevanceilgi to Africa'sAfrika'nın developmentgelişme,
Afrika'nın gelişmesiyle ilgili konuları özellikle vurguluyoruz,
15:51
because, in those areasalanlar, scientistsBilim adamları workingçalışma in AfricaAfrika will have a competitiverekabetçi advantageavantaj.
çünkü bu alanlarda Afrika'da çalışan bilim adamlarının bir rekabet avantajı olacaktır.
15:56
They'llOnlar olacak publishyayınlamak, be inviteddavet to conferenceskonferanslar.
Yayın yapabilirler, konferanslara davet edilebilirler.
16:02
They'llOnlar olacak do well. They'llOnlar olacak have successfulbaşarılı careerskariyer.
Iyi yapabilir, başarıl kariyerlere sahip olabilirler.
16:04
And AIMSAMAÇLARI has donetamam extremelyson derece well.
Ve AMBE görevini son derece iyi yaptı.
16:10
Here is a listliste of last year'syılın graduatesmezunları, graduatedmezun in JuneHaziran,
Burada geçen haziran ayında mezun olanların 48 kişinin adları
16:12
and what they're currentlyşu anda doing -- 48 of them.
ve şu anda ne yaptıklarının listesi var.
16:16
And where they are is indicatedBelirtilen over here.
Nerede oldukları ve nereye gittikleri burada belirtilmiş.
16:19
And where they'veonlar ettik gonegitmiş. So these are all postgraduateyüksek lisans studentsöğrencilerin.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.
16:23
And they'veonlar ettik all gonegitmiş on to master'syüksek lisans and PhPH.D. degreesderece in excellentMükemmel placesyerler.
Hepsi yüksek lisans ve doktora dereceleri için mükemmel yerlerde.
16:27
FiveBeş studentsöğrencilerin can be educatedeğitimli at AIMSAMAÇLARI
Bir öğrencinin Amerika'da ya da Avrupa'daki eğitim masrafıyla
16:34
for the costmaliyet of educatingyetiştirmek one in the U.S. or EuropeEurope.
AMBE'de beş öğrenci eğitim görebilir.
16:36
But more importantönemli, the pan-AfricanPan-Afrika studentÖğrenci bodyvücut
Ama daha önemlisi, Afrika kökenli bütün öğrencilerin birliği,
16:40
is a continualsürekli sourcekaynak of strengthkuvvet, pridegurur and commitmenttaahhüt to AfricaAfrika.
Afrika'ya güç, onur ve bağlılık sağlayan sürekli bir kaynak.
16:43
We illustrateörneklemek AIMS'AMAÇLARI progressilerleme by coloringBoyama in the countriesülkeler of AfricaAfrika.
AMBE'nin ilerlemesini Afrika'daki ülkeleri renklendirerek gösterebiliriz.
16:49
So here you can see behindarkasında this listliste.
Bu listenin arkasinda bunu görebilirsiniz.
16:54
When a countykontluk is coloredrenkli yellowSarı, we'vebiz ettik receivedAlınan an applicationuygulama;
Sarı renkli ülkeler başvuru aldığımız,
16:56
orangePortakal, we'vebiz ettik acceptedkabul edilmiş an applicationuygulama; and greenyeşil,
turuncu renkli ülkeler başvurusunu kabul ettiğimiz,
17:00
a studentÖğrenci has graduatedmezun.
yeşil de mezun verdiğimiz ülkeleri gösteriyor.
17:05
So here is where we were after the first graduationMezuniyet in 2004.
Burada 2004 yılında, ilk mezuniyet sonrası gelinen yer gözüküyor.
17:07
And we setset ourselveskendimizi a goalhedef of turningdöndürme the continentkıta greenyeşil.
Biz, kıtanın hepsini yeşile çevirmeyi hedefliyoruz.
17:11
So there's 2005, -6, -7, -8.
Burada da 2005, -6, -7, -8.
17:15
(ApplauseAlkış)
(Alkış)
17:19
We're well on the way to achievingelde our initialilk goalhedef.
İlk hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz.
17:29
We had some of the studentsöğrencilerin filmedfilme at home before they camegeldi to AIMSAMAÇLARI.
Elimizde bazı öğrencilerin AMBE'ne gelmeden önce evlerinde çekilen görüntüleri var.
17:33
And I'll just showgöstermek you one.
Ve sizlere sadece bir tanesini göstereceğim.
17:37
TendaiTendai MugwagwaMugwagwa: My nameisim is TendaiTendai MugwagwaMugwagwa.
Tendai Mugwagwa: Benim adım Tendai Mugwagwa.
17:40
I have a BachelorBekarlığa veda of ScienceBilim with an educationEğitim degreederece.
Benim Eğitim Bilimlerinde Lisans Diplomam var.
17:44
I will be attendingkatılıyor AIMSAMAÇLARI.
AMBE'ye katılacağım.
17:47
My understandinganlayış of the coursekurs is that it coverskapaklar quiteoldukça a lot.
Anladığım kadarı ile bu eğitim oldukça kapsamlı.
17:49
You know, from physicsfizik to medicinetıp,
Fizikten tıpa kadar bircok konuyu kapsiyor,
17:53
in particularbelirli, epidemiologyepidemioloji and alsoAyrıca mathematicalmatematiksel modelingmodelleme.
epidemiyoloji ve matematiksel modelleme de bunlardan.
17:57
NeilNeil TurokTurok: So TendaiTendai camegeldi to AIMSAMAÇLARI and did very well.
Neil Turok: Tendai AMBE'ye geldi ve çok başarılı oldu.
18:03
And I'll let her take it from there.
Şimdi o anlatsın.
18:08
TMTM: My nameisim is TendaiTendai MugwagwaMugwagwa
TM: Benim adım Tendai Mugwagwa
18:16
and I was a studentÖğrenci at AIMSAMAÇLARI in 2003 and 2004.
2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.
18:18
After leavingayrılma AIMSAMAÇLARI, I wentgitti on to do a master'syüksek lisans in applieduygulamalı mathematicsmatematik
AMBE'yi bitirdikten sonra, uygulamalı matematikte yüksek lisans yapmak için
18:22
at the UniversityÜniversitesi of CapeCape TownŞehir in SouthGüney AfricaAfrika.
Güney Afrika'daki Cape Town Üniversitesi'ne gittim.
18:27
After that, I camegeldi to the NetherlandsHollanda
Ondan sonra, teorik immünolojide
18:30
where I'm now doing a PhPH.D. in theoreticalteorik immunologyİmmünoloji.
doktoramı yapmak için Hollanda'ya geldim.
18:32
ProfessorProfesör: TendaiTendai is workingçalışma very independentlybağımsız olarak.
Profesör: Tendai çok bağımsız olarak çalışıyor.
18:35
She communicatesiletişim kurar well with the immunologistsimmunologists at the hospitalhastane.
Hastanedeki diğer immünolojistler ile iyi iletişim kuruyor,
18:38
So all in all I have a very good PhPH.D. studentÖğrenci from SouthGüney AfricaAfrika.
ve benim Güney Afrika'dan, tam anlamıyla çok iyi bir doktora öğrencim var.
18:42
So I'm happymutlu she's here.
Burada olduğu için mutluyum.
18:46
NTNT: AnotherBaşka bir studentÖğrenci in the first yearyıl of AIMSAMAÇLARI was ShehuShehu.
NT: AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.
18:49
And he's showngösterilen here with his favoritesevdiğim highyüksek schoolokul teacheröğretmen.
Ve burada en sevdiği lise öğretmeni ile birlikte.
18:53
And then enteringgirme universityÜniversite in northernkuzey NigeriaNijerya.
Ve daha sonra kuzey Nijerya'da üniversiteye girdi.
18:58
And after AIMSAMAÇLARI, ShehuShehu wanted to do high-energyyüksek enerjili physicsfizik,
AMBE'den sonra Shehu yüksek enerji fiziği üzerinde çalışmak istedi,
19:04
and he camegeldi to CambridgeCambridge.
ve Cambridge geldi.
19:09
He's about to finishbitiş his PhPH.D.,
Şu sıralarda doktorasını bitirmek üzere
19:11
and he was filmedfilme recentlyson günlerde with someonebirisi you all know.
ve yakın zamanda hepinizin bildiği birisi ile videoya çekildi.
19:14
ShehuShehu: And from there we will be ableyapabilmek to,
Shehu: Ve umarım oradan daha iyi tahminler yapmak
19:18
hopefullyinşallah, make better predictionstahminler and then we comparekarşılaştırmak it
mümkün olacak ve sonra grafik ile kıyaslayarak
19:20
to the graphgrafik and alsoAyrıca make some predictionstahminler.
bazı tahminler yapacağız.
19:23
StephenStephen HawkingHawking: That is niceGüzel.
Stephen Hawking: Çok güzel.
19:28
NTNT: Here are the currentşimdiki studentsöğrencilerin at AIMSAMAÇLARI. There are 53 of them
NT: Burada AMBE'nin şu anki öğrencilerini görüyorsunuz.
19:31
from 20 differentfarklı countriesülkeler, includingdahil olmak üzere 20 womenkadınlar.
20 değişik ülkeden, 20si bayan, 53 öğrenci.
19:34
So now I'm going to get to my TEDTED business.
Şimdi işin TED ile ilgili kısmına geliyorum.
19:38
Well, we had a partyParti. This is AfricaAfrika --
Bir parti yaptık. Burası Afrika --
19:41
we have good partiespartiler in AfricaAfrika. And last monthay, they threwattı a surprisesürpriz partyParti for me.
Afrika'da güzel partiler yapıyoruz. Ve geçen ay, benim için sürpriz bir parti yaptılar.
19:44
Here'sİşte somebodybirisi you've seengörüldü alreadyzaten.
Burada daha önce gördüğünüz birisi.
19:48
(ApplauseAlkış)
(Alkış)
19:50
I want to pointpuan out a fewaz other exceptionalolağanüstü people in this pictureresim.
Bu resimde başka birkaç önemli insana daha dikkat çekmek istiyorum.
20:14
So, we were havingsahip olan a partyParti,
Ve parti yapıyorduk,
20:18
as you can see they're completelytamamen eclipsingörten me at this pointpuan.
görebileceğiniz gibi burada beni tamamen kapatıyorlar.
20:19
This is EzraEzra. She's from DarfurDarfur.
Bu Ezra. Darfur'dan.
20:23
She's a physicistfizikçi, and somehowbir şekilde stayskalır smilinggülümseyen,
Fizikçi ve ülkesinde olan
20:26
in spitenispet of everything going on back home.
her şeye rağmen gülümsüyor.
20:30
But she wants to continuedevam et in physicsfizik, and she's doing extremelyson derece well.
Ama fizik alaninda çalışmaya devam etmek istiyor ve son derece başarılı.
20:32
This is LydiaLydia. LydiaLydia is the first ever womankadın
Bu Lydia. Lydia, Orta Afrika Cumhuriyeti'nde
20:36
to graduatemezun olmak in mathematicsmatematik in the CentralMerkez AfricanAfrika RepublicCumhuriyeti.
matematik bölümünden mezun olan ilk kadın.
20:40
And she's now at AIMSAMAÇLARI. (ApplauseAlkış)
Ve şimdi AMBE'de. (Alkış)
20:43
So now let me get to our TEDTED wishdilek.
Şimdi TED isteğimi dile getireyim.
20:49
Well, it's not my TEDTED wishdilek; it's our wishdilek, as you've alreadyzaten gatheredtoplanmış.
Gerçi bu benim TED isteğim değil; bizim isteğimiz, bunu çoktan anlamış olmalısınız.
20:53
And our wishdilek has two partsparçalar:
İsteğimiz iki bölümden oluşuyor:
20:58
one is a dreamrüya and the other'sdiğer en a planplan. OK.
birincisi bir rüya ve ikincisi bir plan.
21:01
Our TEDTED dreamrüya is that the nextSonraki EinsteinEinstein will be AfricanAfrika. (ApplauseAlkış)
TED rüyamız, bir sonraki Einstein'ın Afrikalı olması. (Alkış)
21:06
In strivingçabası for the heightsyükseklikleri of creativeyaratıcı geniusdeha,
Yaratıcı dehanın en üst seviyelerine ulaşmak için çabalarken,
21:25
we want to give thousandsbinlerce of people the motivationmotivasyon,
Afrikaya yardım edecek üst düzey becerileri
21:26
the encouragementteşvik and the couragecesaret
elde etmek için binlerce insana motivasyon,
21:31
to obtainelde etmek the high-levelyüksek seviye skillsbecerileri they need to help AfricaAfrika.
teşvik ve cesaret vermek istiyoruz.
21:33
AmongArasında them will be not only brilliantparlak scientistsBilim adamları --
Onlar arasında sadece başarılı bilim insanlari olmayacak --
21:38
I'm sure of that from what we'vebiz ettik seengörüldü at AIMSAMAÇLARI --
AMBE'de bunu gördüklerimden dolayı bundan eminim ki--
21:41
they'llacaklar alsoAyrıca be the AfricanAfrika GatesGates, BrinsBrins and PagesSayfaları of the futuregelecek.
onlar geleceğin Afrikalı Gates'leri, Brin'leri ve Page'leri olacaklar.
21:44
Well, I said we alsoAyrıca have a planplan. And our planplan is quiteoldukça simplebasit.
Söylemiştim bir de planımız var diye. Ve planımız oldukça basit.
21:50
AIMSAMAÇLARI is now a provenkanıtlanmış modelmodel.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.
21:54
And what we need to do is to replicatetekrarlamak it.
Yapmamız gereken onu taklit etmek.
21:56
We want to rollrulo out 15 AIMSAMAÇLARI centersmerkezleri in the nextSonraki fivebeş yearsyıl, all over AfricaAfrika.
Önümüzdeki beş yıl içinde Afrika'nın birçok yerinde 15 AMBE merkezi kurmak istiyoruz.
22:00
EachHer will have a pan-AfricanPan-Afrika studentÖğrenci bodyvücut,
Her birinin Afrika kökenli öğrencileri olacak,
22:04
but specializeuzmanlaşmak in a differentfarklı areaalan of scienceBilim.
ve bilimin değişik alanlarında uzmanlaşacaklar.
22:09
We want to use scienceBilim to overcomeüstesinden gelmek the nationalUlusal and culturalkültürel barriersengeller,
AMBE'nin yaptığı gibi, ulusal ve kültürel engelleri aşmak için
22:11
as it does at AIMSAMAÇLARI.
bilimi kullanmak istiyoruz.
22:16
And we want to addeklemek elementselementler to the curriculumMüfredat.
Ve müfredata bazı unsurlar eklemek istiyoruz.
22:17
We want to addeklemek entrepreneurshipGirişimcilik and policypolitika skillsbecerileri.
Girişimcilik ve politika becerileri eklemek istiyoruz.
22:19
The expandedgenişletilmiş AIMSAMAÇLARI will be a coherenttutarlı pan-AfricanPan-Afrika institutionkurum,
Genişletilmiş AMBE, uyumlu bir Afrika kurumu olacaktır,
22:24
and its graduatesmezunları will formform a powerfulgüçlü network,
mezunları kıtada barış ve ilerleme için birlikte çalışan,
22:27
workingçalışma togetherbirlikte for peaceBarış and progressilerleme acrosskarşısında the continentkıta.
güçlü bir yapı oluşturacaktır.
22:31
Over the last yearyıl,
Geçen yıl boyunca,
22:37
we'vebiz ettik been visitingziyaret sitesSiteler in AfricaAfrika,
yeni potansiyel AMBE merkezleri için
22:39
looking at potentialpotansiyel sitesSiteler for newyeni AIMSAMAÇLARI centersmerkezleri.
Afrika ülkelerini ziyaret ettik.
22:41
And here are the onesolanlar we'vebiz ettik selectedseçilmiş.
Ve bunlar seçtiklerimiz.
22:44
And eachher of these centersmerkezleri has a stronggüçlü localyerel teamtakım,
Ve bu merkezlerin her biri, güçlü bir yerel ekibe sahip,
22:46
eachher is in a beautifulgüzel placeyer, an interestingilginç placeyer,
hepsi de uluslararası öğretim elemanlarının
22:50
whichhangi internationalUluslararası lecturersöğretim elemanı will be happymutlu to visitziyaret etmek.
seve seve ziyaret edeceği güzel ve ilgi çekici yerler.
22:52
And our partnersortaklar acrosskarşısında AfricaAfrika are extremelyson derece enthusiastichevesli about this.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.
22:55
EveryoneHerkes wants an AIMSAMAÇLARI centermerkez in theironların countryülke.
Herkes kendi ülkesinde bir AMBE merkezi istiyor.
23:00
And last NovemberKasım,
Geçen kasım ayında,
23:04
the conferencekonferans of all the AfricanAfrika ministersBakanlar of scienceBilim and technologyteknoloji,
Mombasa'da bütün Afrikalı bilim ve teknoloji bakanların katıldığı bir
23:06
heldbekletilen in MombasaMombasa, calleddenilen for a comprehensivekapsamlı planplan to rollrulo out AIMSAMAÇLARI.
konferans düzenlendi ve AMBE için kapsamlı bir çağrı yapıldı.
23:10
So we have politicalsiyasi supportdestek right acrosskarşısında the continentkıta.
Ve bütün kıtanın politik desteğini arkamıza aldık.
23:15
It won'talışkanlık be easykolay.
Tabii ki bu, kolay olmayacak.
23:18
At everyher siteyer there will be hugeKocaman challengeszorluklar.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.
23:21
LocalYerel scientistsBilim adamları mustşart playoyun leadingönemli rolesroller
Yörenin bilim adamları çok önemli roller üstlenmeliler
23:23
and governmentshükümetler mustşart be persuadedikna to buysatın almak in.
ve hükümetler de buna dahil olmaya ikna edilmeliler.
23:26
ConditionsKoşullar are very difficultzor,
Koşullar çok zor,
23:30
but we cannotyapamam affordparası yetmek to compromisetaviz on those principlesprensipler whichhangi madeyapılmış AIMSAMAÇLARI work.
ama AMBE'nin ise yaramış prensiplerinden ödün vermemiz söz konusu olamaz.
23:32
And we summarizeözetlemek them this way:
Bunları şu şekilde özetleyebiliriz:
23:39
the institutesEnstitüleri have got to be relevantuygun, innovativeyenilikçi,
enstitüler, yenilikçi, amaca uygun,
23:41
cost-effectivemaliyetli and highyüksek qualitykalite. Why?
düşük maliyetli ve yüksek kaliteli olmali. Neden?
23:44
Because we want AfricaAfrika to be richzengin.
Çünkü Afrika'nın zengin olmasını istiyoruz.
23:46
EasyKolay to rememberhatırlamak the basictemel ruleskurallar we need.
İhtiyaç duyduğumuz, hatırlaması kolay temel kurallar.
23:49
So, just in endingbitirme, let me say the only people who can fixdüzeltmek AfricaAfrika
Sözlerimi bitirirken şunu söylememe izin verin, Afrika'yı sadece genç Afrikalılar
23:56
are talentedyetenekli younggenç AfricansAfrikalılar.
iyi bir yere getirebilir.
23:59
By unlockingkilit açma and nurturingbesleyici theironların creativeyaratıcı potentialpotansiyel,
Yaratıcı potansiyellerinin önündeki engeleri kaldırarak,
24:02
we can createyaratmak a stepadım changedeğişiklik in Africa'sAfrika'nın futuregelecek.
Afrika'nın geleceğinde bir değişiklik yapabiliriz.
24:05
Over time, they will contributekatkıda bulunmak to AfricanAfrika developmentgelişme
Zamanla onlar Afrika'nın gelişimine ve bilime
24:09
and to scienceBilim in waysyolları we can only imaginehayal etmek.
bizim sadece hayal edebileceğimiz şekilde katkılar sağlayacaklar.
24:13
Thank you.
Teşekkürler.
24:16
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
24:18
Translated by Melik Emirhan Tunalıoğlu
Reviewed by Meric Aydonat

▲Back to top

About the speaker:

Neil Turok - Physicist, education activist
Neil Turok is working on a model of the universe that explains the big bang -- while, closer to home, he's founded a network of math and science academies across Africa.

Why you should listen

Neil Turok works on understanding the universe's very beginnings. With Stephen Hawking, he developed the Hawking-Turok instanton solutions, describing the birth of an inflationary universe -- positing that, big bang or no, the universe came from something, not from utter nothingness.

Recently, with Paul Steinhardt at Princeton, Turok has been working on a cyclic model for the universe in which the big bang is explained as a collision between two “brane-worlds.” The two physicists cowrote the popular-science book Endless Universe.

In 2003, Turok, who was born in South Africa, founded the African Institute for Mathematical Sciences (AIMS) in Muizenberg, a postgraduate center supporting math and science. His TED Prize wish: Help him grow AIMS and promote the study and math and science in Africa, so that the world's next Einstein may be African.

Turok is the Director of the Perimeter Institute for Theoretical Physics, in Ontario, Canada. In 2010, the Canadian government funded a $20million expansion of the AIMS schools, working with the Perimeter Institute to start five new AIMS schools in different African nations.

In 2016, he won the Tate Medal for International Leadership in Physics

More profile about the speaker
Neil Turok | Speaker | TED.com