English-Video.net comment policy

The comment field is common to all languages

Let's write in your language and use "Google Translate" together

Please refer to informative community guidelines on TED.com

TEDGlobal 2017

Keller Rinaudo: How we're using drones to deliver blood and save lives

Keller Rinaudo: Kan dağıtmak ve hayat kurtarmak için droneları nasıl kullanıyoruz

Filmed:
1,076,906 views

Keller Rinaudo dünyadaki herkesin temel sağlık hizmetine ulaşmasını istemektedir, bunlara ulaşmak ne kadar zor olursa olsun fark etmez. Rinaudo Zipline girişimiyle ulusal seviyede işletilen dünyanın ilk drone dağıtım sistemini kurdu, elektrikli otonom hava araçlarıyla Doğu Afrika'daki uzak kliniklere kan ve plazma sevkıyatı yaptı. Rinaudo ve onun takımının dünya çapında sağlık hizmetleri lojistiğini değiştirmek için nasıl çalıştığını ve bu süre zarfında gelecek neslin mühendislerine nasıl ilham kaynağı olduğunu öğreneceksiniz.

- Robotics entrepreneur
Keller Rinaudo is CEO and co-founder of Zipline, building drone delivery for global public health customers. (He's also co-founder of Romotive, makers of the tiny robot, Romo.) Full bio

MostÇoğu people think
Birçok insan
00:12
that newyeni technologyteknoloji or advancedileri technologyteknoloji
can never startbaşlama in AfricaAfrika.
Afrika'da hiçbir zaman yeni veya gelişmiş
teknolojinin başlamayacağını düşünür.
00:17
InsteadBunun yerine, they think that the besten iyi way
to help the continentkıta advanceilerlemek
Bunun yerine, kıtanın gelişimine
yardım etmenin en iyi yolunun
00:22
is by providingsağlama aidyardım or servicesHizmetler
kıtanın kendisi için sağlayamadığı
yardım ve hizmeleri
00:25
that the continentkıta
can't providesağlamak for itselfkendisi.
sağlayarak olacağını düşünürler.
00:28
So while we see advancedileri
technologyteknoloji like roboticsRobotik
Bu nedenle biz üssel olarak büyüyen
robotik ve yapay zeka gibi
00:31
and artificialyapay intelligencezeka
gelişmiş teknolojileri
00:35
growingbüyüyen exponentiallykatlanarak
in the developedgelişmiş worldDünya,
gelişmiş dünyada görürken
00:36
those sameaynı people are worriedendişeli
bu aynı insanlar teknolojik olarak
00:39
that a technologicallyteknolojik olarak backwardgeriye dönük
AfricaAfrika is fallingdüşen behindarkasında.
geri kalmış Afrika'nın geriye düşmesinden
endişe duyuyorlar.
00:40
That attitudetutum couldn'tcould be more wrongyanlış.
Bu davranış bundan daha yanlış olamazdı.
00:45
I'm a roboticsRobotik entrepreneurgirişimci
who'skim spentharcanmış a lot of time here in AfricaAfrika.
Ben zamanın büyük bölümünü Afrika'da
geçiren bir robotik girişimcisiyim.
00:49
And in 2014 we createdoluşturulan ZiplineZipline,
2014 yılında Zipline'yi geliştirdik,
00:53
whichhangi is a companyşirket that useskullanımları
electricelektrik autonomousözerk aircraftuçak
ki bu firma elektrikli otonom hava
araçlarını, istek üzerine
00:57
to deliverteslim etmek medicinetıp to hospitalshastaneler
and healthsağlık centersmerkezleri on demandtalep.
sağlık merkezlerine, hastanelere, ilaç
dağıtmak için kullanan bir firmadır.
01:01
Last yearyıl, we launchedbaşlattı the world'sDünyanın en first
automatedotomatikleştirilmiş deliveryteslim systemsistem
Geçen yıl, ulusal ölçekte
dünyanın ilk otomatik dağıtım
01:05
operatingişletme at nationalUlusal scaleölçek.
sistemini başlattık.
01:09
And guesstahmin what?
Tahmin edin neresi?
01:11
We did not do that in the US,
Bunu ABD'de yapmadık,
01:13
we didn't do it in JapanJaponya,
Japonya'da yapmadık
01:16
and we didn't do it in EuropeEurope.
ve Avrupa'da da yapmadık.
01:18
It was actuallyaslında PresidentBaşkan PaulPaul KagameKagame
Aslında başkan Paul Kagame
01:20
and the RwandanRuanda MinistryBakanlığı of HealthSağlık
ve Ruanda Sağlık Bakanlığı,
01:23
that madeyapılmış a bigbüyük betbahis
on the potentialpotansiyel of this technologyteknoloji
bu teknolojinin potansiyeli
üzerine büyük bahis yaptılar
01:26
and signedimzalı a commercialticari contractsözleşme
ve talep üzerine ülkedeki kanın
01:29
to deliverteslim etmek a majorityçoğunluk
of the country'sülkenin bloodkan on demandtalep.
büyük çoğunluğunu dağıtmak için
ticari sözleşme imzaladılar.
01:31
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
01:35
Yeah, they deservehak etmek the applausealkış.
Evet, onlar alkışı hak ediyorlar.
01:41
So why is bloodkan importantönemli?
Peki, kan neden önemlidir?
01:44
RwandaRuanda collectstoplar betweenarasında 60- and 80,000
unitsbirimler of bloodkan a yearyıl.
Rwanda yılda 60 ila 80 bin ünite
kan topluyor.
01:46
So this is a productürün
that when you need it,
Bu nedenle siz buna ihtiyacınız olduğunda
01:50
you really, really need it.
gerçekten ve gerçekten ihtiyacınız vardır.
01:52
But bloodkan is alsoAyrıca challengingmeydan okuma,
Fakat kanın zorlu bir tarafı da var
01:54
because it has a very shortkısa shelfraf life,
çünkü çok az bir raf ömrü vardır,
01:56
there are lots of differentfarklı
storagedepolama requirementsGereksinimler,
birbirinden farklı çok çeşitli depolama
ihtiyaçları vardır,
01:59
and it's really hardzor to predicttahmin the demandtalep
ve hasta gerçekten bir şeylere
ihtiyaç duymadan önce,
02:02
for all of these differentfarklı bloodkan groupsgruplar
tüm farklı kan grupları için
02:04
before a patienthasta actuallyaslında needsihtiyaçlar something.
ihtiyacı tahmin etmek gerçekten zordur.
02:06
But the coolgüzel thing is
that usingkullanma this technologyteknoloji,
Fakat burada harika olan şey şu;
bu teknolojiyi kullanarak
02:09
RwandaRuanda has been ableyapabilmek to keep
more bloodkan centralizedmerkezileşmiş
Ruanda merkezileştirilmiş olarak
daha fazla kan bulundurabilir
02:12
and then providesağlamak it
when a patienthasta needsihtiyaçlar something
ve ardından 20-30 dakika mesafedeki
hastane veya sağlık merkezinde
02:15
to any hospitalhastane or healthsağlık centermerkez
in an averageortalama of just 20 or 30 minutesdakika.
bulunan bir hasta ihtiyaç duyduğunda
bunu sağlayabilir.
02:18
Do you guys want to see how it worksEserleri?
Bunun nasıl olduğunu
görmek ister misiniz?
02:23
(AudienceSeyirci) Yes.
(Seyirciler) Evet.
02:24
All right. NobodyKimse believesinanır me,
so ... better to showgöstermek.
Tamam, kimse bana inanmıyor,
yani en iyisi göstermek.
02:26
This is our distributiondağıtım centermerkez,
Burası bizim dağıtım merkezimiz,
02:28
whichhangi is about 20 kilometerskilometre
outsidedışında of KigaliKigali.
Kigali'nin yaklaşık 20 kilometre uzağında.
02:30
This actuallyaslında used to be a cornfieldmısır tarlası
ninedokuz monthsay agoönce,
Burası 9 ay önce mısır tarlası olarak
kullanılıyordu
02:34
and with the RwandanRuanda governmenthükümet,
ve Ruanda hükumeti ile birlikte
02:37
we leveledTesviye it and builtinşa edilmiş this centermerkez
in a coupleçift weekshaftalar.
orayı düzledik ve birkaç hafta içerisinde
bu merkezi inşa ettik.
02:38
So when a patienthasta is havingsahip olan an emergencyacil Servis,
Hastaların acil bir durumu olduğunda,
02:41
a doctordoktor or a nursehemşire at that hospitalhastane
can sendgöndermek us a WhatsAppWhatsApp,
hastanedeki doktor veya hemşire bize
WhatsApp ile mesaj atıyor,
02:43
tellingsöylüyorum us what they need.
neye ihtiyacı olduğunu bize iletiyor.
02:47
And then our teamtakım will immediatelyhemen
springbahar into actionaksiyon.
Ardından takımımız
acilen hareket geçiyor.
02:48
We pullÇek the bloodkan from our stockStok,
Ulusal Kan Bankası tarafından
teslim edilmiş olan kanı
02:51
whichhangi is deliveredteslim from the NationalUlusal
CenterMerkezi for BloodKan TransfusionKan nakli;
depolarımızdan çekiyoruz,
02:53
we scantaramak the bloodkan into our systemsistem
bu kanı sistemimize kayıt ediyoruz,
02:56
so the MinistryBakanlığı of HealthSağlık
knowsbilir where the bloodkan is going;
bu şekilde Sağlık Bakanlığı
kanın nereye gittiğini biliyor
02:58
and then we'lliyi basicallytemel olarak
packpaket it into a ZipZIP,
ve ardından temel olarak
Zip olarak adlandırdığımız
03:01
whichhangi is what we call
these little autonomousözerk airplanesuçaklar
batarya ile çalışan otonom
hava araçlarının
03:03
that runkoş on batteriespiller.
içine koyuyoruz.
03:06
And then oncebir Zamanlar that ZipZIP is readyhazır to go,
Ardından Zip gitmeye hazır olduğunda
03:08
we acceleratehızlandırmak it from zerosıfır
to 100 kilometerskilometre an hoursaat
yakalaşık yarım saniye içinde
03:10
in about halfyarım of a secondikinci.
onu 0'dan 100 km/s'ye hızlandırıyoruz.
03:13
(AudienceSeyirci) WhoaVay canına!
(Seyirciler) Whoa!
03:18
And from the momentan it leavesyapraklar
the endson of the launcherBaşlatıcısı,
Ve fırlatıcıyı terk etmesinden itibaren
03:19
it's completelytamamen autonomousözerk.
tamamen otonomdur.
03:22
(VideoVideo: AirHava traffictrafik controllerdenetleyicisi
directsyönlendirir traffictrafik)
(Video: Hava trafik kontrolörü
trafiği yönlendirir)
03:24
This is our airhava traffictrafik
controllerdenetleyicisi callingçağrı it in
Bu bizim hava trafik kontrolörümüz
Kigali Uluslar Arası Hava Alanına
03:26
to KigaliKigali InternationalUluslararası AirportHavaalanı.
çağrı yapıyor.
03:29
And when the ZipZIP arrivesgeldiğinde at the hospitalhastane,
Zip hastaneye vardığında,
03:31
it descendsiner to about 30 feetayaklar
and dropsdamla the packagepaket.
9 metreye kadar alçalıyor
ve paketi bırakıyor.
03:33
We use a really simplebasit paperkâğıt parachuteparaşüt --
simplebasit things are besten iyi --
Gerçekten basit bir kağıt paraşüt
kullanıyoruz -basit şeyler en iyisidir-
03:35
that allowsverir the packagepaket to come
to the groundzemin gentlyYavaşça and reliablygüvenilir
ve bu, paketin her seferinde aynı yere
03:39
in the sameaynı placeyer everyher time.
yumuşak ve güvenli
iniş yapmasını sağlıyor.
03:42
So it's just like ridebinmek sharingpaylaşım;
Yani bu, ortak kullanım gibi birşey;
03:44
the doctorsdoktorlar get a textMetin messagemesaj
one minutedakika before we arrivevarmak, sayingsöz,
biz varmadan bir dakika önce
doktor şöyle bir mesaj alıyor:
03:46
"WalkYürüyüş outsidedışında and receiveteslim almak your deliveryteslim."
"Dışarı çık ve teslimatını al."
03:50
(LaughterKahkaha)
(Gülüşme)
03:52
And then --
Ardından--
03:53
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
03:54
and then the doctorsdoktorlar have what they need
to savekayıt etmek a patient'shastanın life.
Doktor hastanın hayatını kurtarmak için
gerekli olan şeye sahip oluyor.
04:01
This is actuallyaslında watchingseyretme a deliveryteslim
happenolmak from our distributiondağıtım centermerkez;
Bu aslında dağıtım merkezinden
teslimat olayının görüntüleri;
04:05
this vehiclearaç is about 50 kilometerskilometre away.
Bu araç yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta.
04:09
We're ableyapabilmek to watch the vehiclearaç
as it makesmarkaları a deliveryteslim at a hospitalhastane
Aracı hastaneye teslimat yaparken
gerçek zamanlı
04:12
in realgerçek time.
izliyebiliyoruz.
04:16
You mayMayıs ayı have noticedfark there are pingsping
Ekrandaki araçtan gelen vızıltıyı
04:17
that are cominggelecek off
of that vehiclearaç on the screenekran.
farketmiş olabilirsiniz.
04:19
Those pingsping are actuallyaslında dataveri packetspaketleri
Bu vızıltılar aslında bizim cep telefonu
04:22
that we're gettingalma
over the cellhücre phonetelefon networksağlar.
şebekesinden aldığımız veri paketleridir.
04:23
So these planesdüzlemler have SIMSIM cardskartları
just like your cellhücre phonetelefon does,
Bu uçak üzerinde cep telefonunuzda
olduğu gibi sim kart var
04:26
and they're communicatingiletişim
over the cellhücre network
ve bize nerede olduklarını ve ne
yaptıklarını her zaman iletmek için
04:29
to tell us where they are
and how they're doing at all timeszamanlar.
telefonu şebekesini kullanıyorlar.
04:31
Believe it or not,
we actuallyaslında buysatın almak familyaile plansplanları --
İster inanın ister inanmayın,
aslında araç filosu için --
04:34
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
04:37
for this fleetFilo of vehiclesAraçlar,
aile tarifesi aldık
04:38
because that's how we get the besten iyi ratesoranları.
çünkü en uygun tarife buydu.
04:39
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
04:41
It's actuallyaslında not a jokeşaka.
Aslında şaka değil.
04:42
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
04:44
So todaybugün, we're deliveringteslim
about 20 percentyüzde
Yani bugün, Ruanda'nın Kigali dışındaki
ulusal kan ihtiyacının
04:47
of the nationalUlusal bloodkan supplyarz of RwandaRuanda
neredeyse yüzde 20'sini
04:51
outsidedışında of KigaliKigali.
biz dağıtıyoruz.
04:53
We serveservis about 12 hospitalshastaneler,
12 hastaneye hizmet veriyoruz
04:55
and we're addingekleme hospitalshastaneler to that network
at an acceleratinghızlanan rateoran.
ve hızla artan bir oranda
bu hastane ağına yenilerini ekliyoruz.
04:57
All of those hospitalshastaneler only receiveteslim almak
bloodkan in this way,
Bu hastanelerin tamamı sadece
bu şekilde kanları alıyorlar
05:00
and mostçoğu of those hospitalshastaneler
actuallyaslında placeyer multipleçoklu ordersemirler everyher day.
ve bu hastanelerin bir çoğu aslında
her gün çoklu siparişler veriyorlar.
05:03
So the reasonneden --
Bunun nedeni--
05:09
in all of healthsağlık carebakım logisticsLojistik,
Tüm sağlık hizmeti lojistiğinde,
05:10
you're always tradingticari off
wasteatık againstkarşısında accesserişim.
sürekli olarak israf ile erişim arasında
değiş tokuş yaparsınız.
05:12
So if you want to solveçözmek wasteatık,
you keep everything centralizedmerkezileşmiş.
Eğer israf konusunu çözmek istiyorsanız,
her şeyi merkezileştirirsiniz.
05:15
As a resultsonuç, when patientshastalar
are havingsahip olan emergenciesAcil durumlar,
Sonuç olarak, hastaların
acil bir durumu olduğunda,
05:19
sometimesara sıra they don't have
the medicaltıbbi productürün they need.
bazen ihtiyaç duydukları sağlık
ürünlerini bulamazlar.
05:22
If you want to solveçözmek accesserişim, you stockStok
a lot of medicinetıp at the last milemil,
Erişim konusunu çözmek istiyorsanız,
son düzlükteki hastane veya
05:25
at hospitalshastaneler or healthsağlık centersmerkezleri,
sağlık merkezinde
çok ilaç depolar
05:29
and then patientshastalar have
the medicinetıp they need.
ve hastalara ilaçları verirsiniz.
05:30
But you endson up throwingatma
a lot of medicinetıp out,
Fakat çok fazla ilaç göndermiş olursunuz
05:33
whichhangi is very expensivepahalı.
ki bu da aşırı maliyetlidir.
05:35
What's so amazingşaşırtıcı is that the RwandanRuanda
governmenthükümet has been ableyapabilmek
Harika olan şey, Ruanda hükumetinin
05:36
to breakkırılma this cycledevir permanentlykalıcı olarak.
bu döngüyü kalıcı olarak kırabilmesidir.
05:39
Because doctorsdoktorlar can get
what they need instantlyanında,
Çünkü doktorlar neye ihtiyaç
duyuyorlarsa anında alabiliyorlar
05:41
they actuallyaslında stockStok
lessaz bloodkan at the hospitalshastaneler.
ve gerçekten hastanede
çok az kan depoluyorlar.
05:45
So althougholmasına rağmen use of bloodkan productsÜrünler
has increasedartmış substantiallyesasen
Yani, bizim hizmet verdiğimiz
hastanelerde kan kullanımı
05:48
at all the hospitalshastaneler we serveservis,
önemli ölçüde artmasına rağmen,
05:52
in the last ninedokuz monthsay,
zerosıfır unitsbirimler of bloodkan have expiredsüresi dolmuş
son dokuz ay içinde,
herhangi bir hastanede
05:54
at any of these hospitalshastaneler.
sıfır ünite kanın zamanı geçmiştir.
05:58
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
06:00
That's an amazingşaşırtıcı resultsonuç.
Bu muhteşem bir sonuç.
06:06
That's actuallyaslında not been achievedelde
by any other healthsağlık carebakım systemsistem
Bu dünyada herhangi bir sağlık sisteminde
06:08
on the planetgezegen,
henüz başarılamamıştır
06:11
and it happenedolmuş here.
ama burada oldu.
06:12
But obviouslybelli ki, when we're talkingkonuşma about
deliveringteslim medicaltıbbi productsÜrünler instantlyanında,
Fakat açıkçası, anlık olarak sağlık
ürünleri dağıtımından bahsederken,
06:15
the mostçoğu importantönemli thing is patientshastalar.
en önemli unsur hastalardır.
06:19
Let me give you an exampleörnek.
Size bir örnek vereyim.
06:22
A coupleçift monthsay agoönce, a 24-year-old-yaşında motheranne
camegeldi into one of the hospitalshastaneler
Bir kaç ay önce, 24 yaşındaki bir anne
bizim hizmet verdiğimiz
06:24
that we serveservis,
bir hastaneye geldi
06:28
and she gaveverdi birthdoğum viaüzerinden C-sectionSezaryen.
ve sezaryen doğum yaptı
06:29
But that led to complicationskomplikasyonlar,
and she startedbaşladı to bleedtaşma payı.
fakat bu bazı komplikasyonlara
neden oldu ve kanamaya başladı.
06:31
LuckilyNeyse ki, the doctorsdoktorlar had some bloodkan
of her bloodkan typetip on handel
Şans eseri doktorun elinde
kadının kan grubundan
06:35
that had been deliveredteslim
viaüzerinden Zipline'sZipline'nın routinerutin servicehizmet,
Zipline rutin servisi ile dağıtılmış
bir miktar kan vardı
06:39
and so they transfusedtransfüzyon her
with a coupleçift unitsbirimler of bloodkan.
ve bu sayede kadına
bir kaç ünite kan verdiler.
06:42
But she bledBled out of those unitsbirimler
in about 10 minutesdakika.
Fakat kadın verilen kanı
yaklaşık 10 dakikada kaybetti.
06:45
In this casedurum, that mother'sannenin life
is in gravemezar dangerTehlike --
Bu durumda, bu annenin hayatı
dünyanın herhangi bir hastanesinde
06:49
in any hospitalhastane in the worldDünya.
büyük tehlikededir.
06:53
But luckilyiyi ki, the doctorsdoktorlar
who were takingalma carebakım of her
Fakat şans eseri
kadınla ilgilenen doktorlar
06:56
immediatelyhemen calleddenilen
our distributiondağıtım centermerkez,
acilen bizim dağıtım merkezimizi aradılar,
06:59
they placedyerleştirilmiş an emergencyacil Servis ordersipariş,
çok acil bir sipariş geçtiler
07:02
and our teamtakım actuallyaslında did emergencyacil Servis
deliveryteslim after emergencyacil Servis deliveryteslim
ve takımımız acil dağıtımın ardından
yine acil dağıtım ve ardından
07:04
after emergencyacil Servis deliveryteslim.
yine acil dağıtım yaptı.
07:08
They endedbitti up sendinggönderme
sevenYedi unitsbirimler of redkırmızı bloodkan cellshücreler,
Sonuçta yedi ünite
kırmızı kan hücresi,
07:10
fourdört unitsbirimler of plasmaPlazma
dört ünite plazma
07:13
and two unitsbirimler of plateletstrombosit.
ve iki ünite trombosit gönderdiler.
07:14
That's more bloodkan than you have
in your entiretüm bodyvücut.
Bu, vücudunuzun tamamında
bulunan kandan daha fazlasıdır.
07:15
All of it was transfusedtransfüzyon into her,
Bunları hepsi kadına verildi,
07:19
the doctorsdoktorlar were ableyapabilmek to stabilizedengelemek her,
doktorlar kadını stabil duruma
getirebildi
07:21
and she is healthysağlıklı todaybugün.
ve kadın bugün gayet sağlıklı.
07:23
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
07:26
SinceBeri we launchedbaşlattı, we'vebiz ettik donetamam about 400
emergencyacil Servis deliveriesteslimatlar like that,
Bizim başladığımızdan bu yana, yaklaşık
buna benzer 400 acil dağıtım yaptık
07:32
and there's a storyÖykü like that one
behindarkasında mostçoğu of those emergenciesAcil durumlar.
ve bu acil durumların çoğunun
arkasında bunun gibi bir hikaye vardır.
07:37
Here are just a coupleçift of the momsAnneler
Burada son bir kaç ayda,
07:40
who have receivedAlınan transfusionsKan nakli in this way
bu şekilde kan alan
07:42
in the last coupleçift monthsay.
bir kaç anneyi görüyorsunuz.
07:44
We're always remindedhatırlattı: when we can help
a doctordoktor savekayıt etmek a mom'sannemin life,
Şu hep aklımızda; bir doktorun bir annenin
hayatını kurtarmasına yardım ettiğimizde
07:47
it's not just her life that you're savingtasarruf.
sadece anneyi kurtarmış olmuyorsunuz.
07:51
That's alsoAyrıca a babybebek boyoğlan or a babybebek girlkız
Büyürken anneye sahip olan
07:53
who has a motheranne while they're growingbüyüyen up.
erkek veya kız bebeğin
hayatını da kurtarıyorsunuz.
07:56
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
08:00
But I want to be clearaçık:
Fakat açık olmak istiyorum,
08:05
postpartumDoğum sonrası hemorrhagingkanaması --
it's not a RwandaRuanda problemsorun,
doğum sonrası kanama --
sadece Ruanda'nın problemi değil,
08:06
it's not a developing-worldgeliştirme-dünya problemsorun --
sadece gelişen dünyanın problemi değil
08:09
this is a globalglobal problemsorun.
global bir problem.
08:11
MaternalAnne healthsağlık is a challengemeydan okuma everywhereher yerde.
Anne sağlığı her yerde problem.
08:12
The mainana differencefark is that
RwandaRuanda was the first countryülke
Temel fark, bunun hakkında
bir şeyler yapmak için
08:14
to use radicalradikal technologyteknoloji
to do something about it.
radikal teknolojiyi kullanan
ilk ülkenin Ruanda olması.
08:17
And that's the reasonneden this attitudetutum
of AfricaAfrika beingolmak disruptedbozulduğu
Ve bu yüzden Afrika'nın
altüst olduğu veya
08:20
or advancedileri technologyteknoloji not workingçalışma here
gelişmiş teknolojinin burada
çalışmaması veya yardıma
08:25
or needinggerek aidyardım
ihtiyaçları olduğu düşüncesi
08:27
is so totallybütünüyle wrongyanlış.
tamamen yanlış.
08:28
AfricaAfrika can be the disrupterKırıcı.
Afrika dağıtıcı olabilir.
08:29
These smallküçük, agileÇevik, developinggelişen economiesekonomiler
can out-innovatedışı yenilik largegeniş, richzengin onesolanlar.
Bu küçük, çevik, gelişen ekonomiler
büyük ve zenginleri geride bırakabilir.
08:32
And they can totallybütünüyle leapfrogbirdirbir over
the absenceyokluk of legacymiras infrastructurealtyapı
Daha yeni ve iyi sistemler için
miras kalan altyapının bulunmaması
08:37
to go straightDüz to newerdaha yeni
and better systemssistemler.
sıçrayış yapmalarını sağlayabilir.
08:41
In 2000,
2000 yılında,
08:44
if you had said that high-qualityyüksek kalite
cellularhücresel networksağlar were about to rollrulo out
yüksek kalitede hücresel ağ
tüm Afrika'da
08:45
acrosskarşısında all of AfricaAfrika,
ortaya çıkmak üzere deselerdi,
08:49
people would have told you
that you were crazyçılgın.
insanlar sizin çılgın olduğunuzu söylerdi.
08:50
And yethenüz, no one anticipatedbeklenen
Fakat, bu ağın insanları bu kadar hızlı
birleştireceğini ve güçlendireceğini
08:53
how fasthızlı those networksağlar were going
to connectbağlamak and empowergüçlendirmek people.
hiç kimse öngöremedi.
08:56
TodayBugün, 44 percentyüzde of the GDPGSYİH of KenyaKenya
flowsakar throughvasitasiyla M-PesaM-Pesa,
Bugün, Kenya'nın GSYİH'nin
%44'ü mobil ödeme platformu
09:00
theironların mobileseyyar paymentödeme platformplatform.
M-Pesa'ya akıyor.
09:04
And not only that,
Ve sadece bu değil,
09:06
but our autonomousözerk fleetFilo of vehiclesAraçlar
reliesdayanır on that cellularhücresel network.
bizim otonom araç filomuz da cep telefonu
şebekesine dayanmaktadır.
09:07
Over the nextSonraki fewaz yearsyıl as we startbaşlama
servingservis privateözel healthsağlık carebakım facilitiestesisler,
Önümüzdeki bir kaç yıl içinde, özel sağlık
hizmetini sunmaya başladığımızda
09:11
we'lliyi alsoAyrıca use that mobileseyyar
paymentödeme platformplatform
yine teslimatların ücretlerini
toplamak için
09:15
to collecttoplamak feesharç for deliveriesteslimatlar.
bu mobil ödeme platformunu
kullanacağız.
09:17
So innovationyenilik leadspotansiyel müşteriler to more innovationyenilik
leadspotansiyel müşteriler to more innovationyenilik.
Yani, yenilik daha fazla yeniliğe,
o da daha fazla yeniliğe yol açıyor.
09:19
And meanwhileo esnada,
Ve aynı zamanda,
09:23
mostçoğu people who livecanlı
in developedgelişmiş economiesekonomiler
bırakın bunun Doğu Afrika'da
ulusal seviyede yapılmasını,
09:25
think that dronecasus uçak deliveryteslim
is technologicallyteknolojik olarak impossibleimkansız,
gelişmiş ülkelerde yaşayan
bir çok insan
09:28
let aloneyalnız happeningolay
at nationalUlusal scaleölçek in EastDoğu AfricaAfrika.
drone ile teslimatın
imkansız olduğunu düşünüyor.
09:32
And I do mean EastDoğu AfricaAfrika,
not just RwandaRuanda.
Burada kastettiğim Doğu Afrika,
sadece Ruanda değil.
09:36
On ThursdayPerşembe, just a coupleçift daysgünler agoönce,
Perşembe günü, birkaç gün önce,
09:40
the TanzanianTanzanya MinistryBakanlığı of HealthSağlık announcedaçıkladı
Tanzanya Sağlık Bakanlığı
09:42
that they are going to use
this sameaynı technologyteknoloji
ülkede ilaca ulaşmakta zorluk çeken
10 milyon insana
09:45
to providesağlamak instantanlık deliveryteslim
of a widegeniş rangemenzil of medicaltıbbi productsÜrünler
geniş çaplı sağlık ürünlerinin anlık
olarak teslimatını yapmak için
09:48
to 10 millionmilyon of the hardestEn zor to reachulaşmak
people in the countryülke.
aynı teknolojiyi kullanacaklarını duyurdu.
09:51
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
09:55
It's actuallyaslında going to be the largesten büyük
autonomousözerk systemsistem anywhereherhangi bir yer in the worldDünya.
Bu gerçekten dünyadaki en büyük
otonom sistem olacaktır.
10:02
To give you a senseduyu
of what this looksgörünüyor like,
Size bir fikir vermesi için,
10:06
this is one of the first
distributiondağıtım centersmerkezleri.
bu bizim ilk dağıtım
merkezlerimizden biri.
10:08
You can see a 75-kilometer-kilometre servicehizmet radiusRADIUS
around the distributiondağıtım centermerkez,
Dağıtım merkezi çevresindeki
75 km'lik servis yarıçapını görebilirsiniz
10:10
and that allowsverir us to serveservis hundredsyüzlerce
of healthsağlık facilitiestesisler and hospitalshastaneler,
ve bu bize tek bir dağıtım merkezinden
tamamı kırsal kesimde olan yüzlerce
10:14
all of whichhangi are ruralkırsal,
sağlık tesisine ve hastaneye
hizmet etmemize
10:18
from that singletek distributiondağıtım centermerkez.
imkan sağlıyor.
10:19
But to serveservis over 20 percentyüzde
of the populationnüfus of TanzaniaTanzanya,
Fakat Tanzanya nüfusunun
yüzde 20'sine hizmet verebilmek için
10:21
we're going to need
multipleçoklu distributiondağıtım centersmerkezleri.
çoklu dağıtım merkezlerine
ihtiyacımız olacaktır.
10:24
We'llWe'll actuallyaslında need fourdört.
Aslından 4 taneye ihtiyacımız var.
10:26
And from these distributiondağıtım centersmerkezleri,
Bu dağıtım merkezlerinden,
10:28
we expectbeklemek to be doing severalbirkaç hundredyüz
lifesavinghayat kurtarıcı deliveriesteslimatlar everyher day,
her gün yüzlerce hayat kurtaran
teslimatlar yapılmasını bekliyoruz
10:30
and this systemsistem will ultimatelyen sonunda serveservis
over 1,000 healthsağlık facilitiestesisler
ve bu sistem ülkedeki 1.000'den fazla
sağlık tesisine ve hastaneye
10:35
and hospitalshastaneler in the countryülke.
hizmet verecektir.
10:39
So yeah, EastDoğu AfricaAfrika
is movinghareketli really fasthızlı.
Yani, Doğu Afrika gerçekten
hızlı hareket ediyor.
10:41
One thing that people, I think, oftensık sık missbayan
Bence, insanların genellikle kaçırdığı şey
10:47
is that these kindsçeşit of leapsatılım
generateüretmek compoundingBileşik gainskazançlar.
bu tür sıçramaların ortak kazançlar
meydana getirdiğidir.
10:49
For exampleörnek, RwandaRuanda, by investingyatırım
in this infrastructurealtyapı for healthsağlık carebakım,
Örneğin; Ruanda, sağlık hizmeti
altyapısına yatırım yaparak
10:53
now has an aerialHava logisticsLojistik network
that they can use
şimdi, tarım veya e-ticaret gibi
ekonominin diğer bölümlerini de
10:57
to catalyzekatalizler other partsparçalar of theironların economyekonomi,
kolaylaştırmak için kullanabileceği
11:01
like agriculturetarım or e-commercee-ticaret.
hava lojistik sistemine sahiptir.
11:05
Even more importantlyönemlisi,
Hatta daha da önemlisi,
11:07
100 percentyüzde of the teamstakımlar we hirekiralama
at these distributiondağıtım centersmerkezleri are localyerel.
bu dağıtım tesislerinde işe aldığımız
takımın tümü yerli insanlardır.
11:08
So here'sburada our RwandanRuanda teamtakım,
İşte Ruanda'daki bu takımımızda
11:13
whichhangi is a groupgrup of extraordinaryolağanüstü
engineersmühendisler and operatorsişleçler.
olağanüstü mühendis
ve operatörlerimiz var.
11:15
They runkoş the world'sDünyanın en only
automatedotomatikleştirilmiş deliveryteslim systemsistem
Bunlar ulusal seviyede işletilen
11:19
operatingişletme at nationalUlusal scaleölçek.
dünyanın tek otomatik dağıtım
sistemini yürütüyorlar.
11:24
They have been ableyapabilmek to masterana something
Dünyadaki en büyük teknoloji firmalarının
11:27
that the largesten büyük technologyteknoloji
companiesşirketler in the worldDünya
henüz gerçekleştiremediği bir şeyde
11:29
have not yethenüz been ableyapabilmek to figureşekil out.
bu arkadaşlar ustalık kazandılar.
11:32
So they are totalGenel Toplam heroeskahramanlar.
Hepsi tamamen kahramandır.
11:34
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
11:36
They're totalGenel Toplam heroeskahramanlar.
Onlar kahramanlardır.
11:41
Our team'stakımın missionmisyon is to deliverteslim etmek
basictemel accesserişim to medicinetıp
Takım misyonumuz,
dünyadaki yedi milyar insanın
11:42
to all sevenYedi billionmilyar people on the planetgezegen,
ulaşım ne kadar zor olsa dahi
11:47
no mattermadde how hardzor it is to reachulaşmak them.
ilaca temel erişimini sağlamaktır.
11:49
We oftensık sık tell people about that missionmisyon,
Bu görevi insanlara anlattığımızda:
11:51
and they say, "That's so generouscömert
of you, it's so philanthropichayırsever."
"Ne kadar cömertsiniz,
çok hayırlı bir iş." diyorlar.
11:53
No!
Hayır.
11:56
PhilanthropyHayırseverlik has nothing to do with it.
Bunun hayırseverlikle bir alakası yok.
11:58
Because of the commercialticari contractssözleşmeler
that we signişaret with ministriesbakanlıklar of healthsağlık,
Çünkü sağlık bakanlığı ile imzalamış
olduğumuz bir kontrat var,
12:00
these networksağlar are 100 percentyüzde
sustainablesürdürülebilir and scalableölçeklenebilir.
bu ağ %100 sürdürülebilir
ve ölçeklenebilir.
12:03
And the reasonneden we feel so stronglyşiddetle
about correctingdüzeltme that misperceptiondurum
Ve bu yanlış anlamayı düzeltmekle ilgili
çok güçlü hissetmemizin sebebi
12:08
is that entrepreneurshipGirişimcilik
is the only forcekuvvet in humaninsan historytarih
girişimciliğin milyonlarca insanı
sefaletten kurtaracak
12:11
that has liftedkaldırdı millionsmilyonlarca
of people out of povertyyoksulluk.
insan tarihindeki tek güç olmasıdır.
12:14
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
12:17
No amounttutar of foreignyabancı aidyardım
is going to sustainablysürdürülebilir employkullanmak
250 milyon Afrikalı Genci sürdürülebilir
bir şekilde istihdam edecek
12:21
250 millionmilyon AfricanAfrika youthgençlik.
her hangi bir yabancı yardım
miktarı yoktur.
12:25
And the jobsMeslekler that these kidsçocuklar
mayMayıs ayı have gottenkazanılmış 10 yearsyıl agoönce
Bu çocukların 10 yıl önce
almış oldukları bu işler
12:30
are largelybüyük oranda beingolmak automatedotomatikleştirilmiş
büyük çapta otomatikleşiyor
12:35
or are beingolmak changeddeğişmiş
dramaticallydramatik by technologyteknoloji.
veya teknoloji tarafından
çarpıcı bir şekilde değişiyor.
12:36
So they are looking for newyeni skillbeceri setskümeler,
Bu nedenle yeni yetenekleri,
12:39
newyeni competitiverekabetçi advantagesavantajları.
yeni rekabet avantajları arıyorlar.
12:41
They're looking for start-upsstart-up.
Yenilikçi şirketler arıyorlar.
12:42
So why aren'tdeğil there more start-upsstart-up
that are tacklingmücadele these globalglobal problemssorunlar
Peki niçin gelişmiş ülkelerdeki
milyarlarca insanın yüz yüze kaldığı
12:45
that are facedyüzlü by billionsmilyarlarca of people
in developinggelişen economiesekonomiler?
küresel problemleri ele alan
daha fazla girişim yok?
12:50
The reasonneden is that investorsyatırımcılar
and entrepreneursgirişimciler are totallybütünüyle blindkör
Bunun sebebi yatırımcıların
ve girişimcilerin fırsata karşı
12:54
to the opportunityfırsat.
tamamen kör olmaları.
12:58
We think these problemssorunlar are the domaindomain
of NGOsSivil toplum örgütleri or governmentshükümetler,
Bu problemlerin özel şirketlerin değil de
STK veya hükümetlerin ilgi alanı
12:59
not privateözel companiesşirketler.
olduğunu düşünürüz.
13:03
That's what we have to changedeğişiklik.
İşte bunu değişmemiz gerek.
13:05
You mayMayıs ayı have noticedfark
I left something out of the videovideo
Belki fark etmişsinizdir,
size gösterdiğim videoda
13:09
that I showedgösterdi you.
bazı şeyleri es geçtim.
13:12
I didn't showgöstermek you how the planesdüzlemler landarazi
Uçakların merkeze geri geldiklerinde
13:14
when they get back
to the distributiondağıtım centermerkez.
nasıl indiklerini size göstermedim.
13:15
So, it mightbelki be obviousaçık to you:
Size apaçık ortada gelebilir:
13:18
noneYok of our planesdüzlemler have landinginiş geardişli.
hiçbir uçağımızda iniş takımları yok.
13:21
We alsoAyrıca don't have runwaysPist
where we operateişletmek.
Çalıştığımız yerde iniş pisti de yok.
13:23
So we have to be ableyapabilmek
to decelerateyavaşlatmak the planeuçak
Bu nedenle uçakları yarım saniyede
yaklaşık saatte 100 kilometreden
13:25
from about 100 kilometerskilometre an hoursaat
to zerosıfır in halfyarım of a secondikinci.
0 kilometreye yavaşlatmak zorundayız.
13:27
And the way we do that
Ve bunu yapmak için,
13:30
is we actuallyaslında use a wiretel that tracksraylar
that planeuçak as it comesgeliyor in,
santimetre hassasiyetinde
uçağı takip eden
13:32
with centimeter-levelsantimetre düzeyi accuracydoğruluk.
bir tel kullanıyoruz.
13:36
We snagBudak the planeuçak out of the skygökyüzü,
Uçağı havada yakalıyoruz ve
13:37
and then we gentlyYavaşça plopPlop it
ontoüstüne an activelyaktif inflatedşişirilmiş cushionyastık.
ardından yumuşak bir şekilde
şişirilmiş yastığın üstüne düşürüyoruz.
13:40
This is basicallytemel olarak a combinationkombinasyon
of an aircraftuçak carriertaşıyıcı
Yani bu, esasında hava aracı
taşıyıcısıyla
13:44
and a bouncyyaşam dolu castleKale.
şişme kalenin birleşimidir
13:47
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
13:48
So let me showgöstermek you.
Size göstereyim.
13:50
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
13:58
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
14:00
And it mightbelki be obviousaçık to you
why I wanted to endson with this videovideo.
Neden bu video ile sonlandırmak
istediğimi anlamış olabilirsiniz.
14:06
I wanted to showgöstermek you the kidsçocuklar
and the teenagersgençler
Size her gün çit telinin
bulunduğu yerde sıralanan
14:10
who linehat up on the fenceçit everyher day.
çocukları ve gençleri
göstermek istedim.
14:12
They cheertezahürat everyher launchbaşlatmak and everyher landinginiş.
Her kalkış ve inişte tezahürat yapıyorlar.
14:15
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
14:18
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
14:19
SometimesBazen I actuallyaslında showgöstermek up
at the distributiondağıtım centermerkez earlyerken
Bazen uçuş sersemi olduğum için
14:24
because I'm jet-laggedJet-lag.
dağıtım merkezine erken geliyorum.
14:27
I'll showgöstermek up an hoursaat before
we beginbaşla operationoperasyon.
Operasyondan bir saat öncesinde
merkezde oluyorum
14:28
And there will be kidsçocuklar on the fenceçit
gettingalma good seatsKoltuklar.
ve çocuklar çitlerde güzel yerleri
çoktan kapmış oluyor.
14:30
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
14:33
And you go up and you asksormak them,
Yanlarına gidip "Uçaklar hakkında
ne düşünüyorsunuz?"
14:34
"What do you think about the planesdüzlemler?"
diye sorduğunuzda,
14:36
And they'llacaklar say, "Oh,
it's a skygökyüzü ambulanceambulans."
size: "Bu bir gökyüzü
ambulansı." diyeceklerdir.
14:38
So they get it.
Yani onlar olayı kavradılar.
14:41
I mean, they get it more than mostçoğu adultsyetişkinler.
Onu birçok yetişkinden
daha iyi kavradılar.
14:42
So I was askingsormak earlierdaha erken:
Daha önce sormuştum:
14:45
Who is going to be creatingoluşturma the disruptiveyıkıcı
technologyteknoloji companiesşirketler of AfricaAfrika
Önümüzdeki on yıl içinde kim Afrika'nın
14:47
over the nextSonraki decadeonyıl?
radikal teknoloji şirketlerini kuracak?
14:52
UltimatelySonuçta, it's going
to be up to these kidsçocuklar.
Eninde sonunda bu iş bu çocuklara kalacak.
14:54
They are the engineersmühendisler
of RwandaRuanda and AfricaAfrika.
Onlar Ruanda ve Afrika'nın
mühendisleridir.
14:58
They are the engineersmühendisler
of our sharedpaylaşılan futuregelecek.
Onlar ortak geleceğimizin mühendisleridir.
15:02
But the only way they can buildinşa etmek
that futuregelecek is if we realizegerçekleştirmek
Fakat bu geleceği
inşa edebilmelerinin tek yolu,
15:07
that world-changingDünyayı değiştirecek companiesşirketler
can scaleölçek in AfricaAfrika,
dünyayı değiştiren şirketlerin
Afrika'da büyüyebildiğini
15:11
and that disruptiveyıkıcı technologyteknoloji
can startbaşlama here first.
ve bu radikal teknolojilerin önce burada
başlayabileceğini fark etmemizdir.
15:14
Thanksteşekkürler.
Teşekkürler.
15:18
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
15:19
Translated by fatih Yürekli
Reviewed by Ramazan Şen

▲Back to top

About the speaker:

Keller Rinaudo - Robotics entrepreneur
Keller Rinaudo is CEO and co-founder of Zipline, building drone delivery for global public health customers. (He's also co-founder of Romotive, makers of the tiny robot, Romo.)

Why you should listen

As CEO and co-founder of Zipline, a drone delivery company focused on health care, Keller Rinaudo works with the country of Rwanda to make last-mile deliveries of blood to half of the transfusing facilities in the country. The ultimate goal is to put each of the 12 million citizens of Rwanda within a 15–30 minute delivery of any essential medical product they need, no matter where they live.

Zipline is also working with GAVI, UPS, USAID and several other countries in East Africa. The company is a team of 60 aerospace and software engineers headquartered in San Francisco, CA. It's funded by Sequoia Capital, Google Ventures, Paul Allen, Jerry Yang and Stanford University. Rinaudo is also a professional rock climber ranked top 10 in sport climbing. He has scaled alpine cliffs in France, underwater caves in Kentucky and the limestone towers of Yangshuo, China.

More profile about the speaker
Keller Rinaudo | Speaker | TED.com