English-Video.net comment policy

The comment field is common to all languages

Let's write in your language and use "Google Translate" together

Please refer to informative community guidelines on TED.com

TED2009

José Antonio Abreu: The El Sistema music revolution

Jose Antonio Abreu muzigin donusturdugu cocuklar uzerine

Filmed:
994,582 views

Jose Antonio Abreu Veneuzalle'da binlerce cocugun hayatini degistiren genclik orkestra sisteminin karizmatik kurucusudur Konusmasinda, inanilmaz hikayesini, Amerika'yi ve diger ulkeleri buyuk olcude etkileyebilecek TED odul dilegini bizlerle paylasiyor.

- Maestro
Jose Antonio Abreu founded El Sistema ("the system") in 1975 to help poor Venezuelan kids learn to play a musical instrument and be part of an orchestra. 30 years on, El Sistema has seeded 102 youth orchestras -- and many happy lives. Full bio

ChrisChris AndersonAnderson: Let's now see the extraordinaryolağanüstü speechkonuşma
Chris Anderson: Gelin simdi siradisi bir konusmayi izleyelim
00:18
that we capturedyakalanan a coupleçift weekshaftalar agoönce.
bir kac hafta once cektigimiz.
00:21
(MusicMüzik)
(Muzik)
00:23
JoseJose AntonioAntonio AbreuAbreu: My dearSayın friendsarkadaşlar, ladiesBayan and gentlemenbeyler,
Jose Antonio Abreu: Sevgili arkadaslarim, bayanlar ve baylar,
00:32
I am overjoyedçok memnun todaybugün
Bugun mutluluk otesi bir duygu icerisindeyim
00:37
at beingolmak awardedlayık the TEDTED PrizeÖdülü
TED odulune
00:41
on behalfadına of all
temsil ettigim
00:47
the distinguishedseçkin musicmüzik teachersöğretmenler,
saygideger muzik hocalari,
00:49
artistssanatçılar and educatorseğitimciler from VenezuelaVenezuela
Venezuellali sanatcilar ve egitmenlerle birlikte layik gorulmekten dolayi
00:51
who have selflesslyselflessly and loyallyonakarşı accompaniedeşlik me for 35 yearsyıl
ki sozu gecenler, 35 yildir ozveri ve sadakatla, bana,
00:59
in foundingkurucu, growingbüyüyen and developinggelişen in VenezuelaVenezuela
Venezuella'daki
01:03
the NationalUlusal SystemSistem of YouthGençlik and Children'sÇocuk OrchestrasOrkestralar and ChoirsKorolar.
Ulusal Genclik ve Cocuk Orkestra ve Koro Sisteminin olusturulmasinda ve gelistirilmesinde eslik etmektedirler.
01:09
SinceBeri I was a boyoğlan,
Ben, daha kucuk bir cocukken,
01:13
in my earlyerken childhoodçocukluk,
cocuklugumun ilk yillarindan bu yana,
01:15
I always wanted to be a musicianmüzisyen,
hep muzisyen olmak istemisimdir,
01:18
and, thank God, I madeyapılmış it.
tanriya sukurler olsun ki, oldum da.
01:21
From my teachersöğretmenler, my familyaile and my communitytoplum,
Ogretmenlerim, ailem ve cevrem,
01:25
I had all the necessarygerekli supportdestek to becomeolmak a musicianmüzisyen.
bana muzisyen olabilmem icin gerekli olan butun destegi sagladilar.
01:29
All my life I've dreamedhayal
Hayatim boyunca en buyuk hayalim,
01:33
that all VenezuelanVenezuela childrençocuklar
butun Venezuallali cocuklarin
01:35
have the sameaynı opportunityfırsat that I had.
benim sahip oldugum firsatlara sahip olabilmeleri olmustur.
01:40
From that desirearzu etmek and from my heartkalp
Iste bu dilegimin ve yuregimin
01:43
stemmedkaynaklandığını the ideaFikir to make musicmüzik
bir sonucudur muzik yapma fikri,
01:49
a deepderin and globalglobal realitygerçeklik for my countryülke.
ulkem icin ise, derin ve kuresel bir gerceklik.
01:51
From the very first rehearsalprova, I saw the brightparlak futuregelecek aheadönde.
Daha ilk provada, bizi bekleyen aydinlik gelecegi gordum.
01:57
Because the rehearsalprova meantdemek a great challengemeydan okuma to me.
Cunku, bu prova benim icin buyuk bir asamaydi.
02:03
I had receivedAlınan a donationbağış of 50 musicmüzik standsstandları
Bagis yoluyla edindigimiz 50 nota sehbamiz vardi
02:09
to be used by 100 boysçocuklar in that rehearsalprova.
prova esnasinda 100 erkek cocugunun kullanmasi icin.
02:14
When I arrivedgeldi at the rehearsalprova, only 11 kidsçocuklar had showngösterilen up,
Provo yerine geldigimde, sadece 11 cocugun orada oldugunu gordum,
02:19
and I said to myselfkendim,
ve kendi kendime su soruyu sordum:
02:24
"Do I closekapat the programprogram or multiplyçarpmak these kidsçocuklar?"
"Bu programi mi kapatmaliyim yoksa cocuklarin sayisini mi arttirmaliyim?"
02:26
I decidedkarar to faceyüz the challengemeydan okuma, and on that sameaynı night,
Zor olani basarmaya karar verdim ve tam o gece
02:32
I promisedsöz verdim those 11 childrençocuklar I'd turndönüş our orchestraOrkestra
oradaki 11 cocuga, orkestramizi
02:37
into one of the leadingönemli orchestrasorkestralar in the worldDünya.
dunyanin basta gelen orkestralarindan birisi yapacagima dair soz verdim.
02:41
Two monthsay agoönce, I rememberedhatırladı that promisesöz vermek I madeyapılmış,
Iki ay once, verdigim bu soz geldi aklima,
02:43
when a distinguishedseçkin Englishİngilizce criticeleştirmen
onde gelen Ingliz elestirmenlerinden birisi
02:50
publishedyayınlanan an articlemakale in the LondonLondra TimesKez,
London Times'da yazdigi makalesinde,
02:52
askingsormak who could be the winnerkazanan of the OrchestraOrkestra WorldDünya CupKupası.
Dunya Okrestra Kupasini kimin kazanabilecegini soruyordu.
02:57
He mentionedadı geçen fourdört great worldDünya orchestrasorkestralar,
Dunyanin dort buyuk orkestrasindan sozediyordu
03:02
and the fifthbeşinci one was Venezuela'sVenezuela'nın YouthGençlik SymphonySenfoni OrchestraOrkestra.
ve sozu gecen besinci orkestra, Venezuella'nin Genclik Senfoni Orkestrasiydi.
03:04
TodayBugün we can say
Bugun sunu soyleyebiliriz ki,
03:11
that artSanat in LatinLatin AmericaAmerika
Latin Amerika'da sanat
03:13
is no longeruzun a monopolyTekel of elitesElitler
artik elitlerin tekelinden cikti
03:17
and that it has becomeolmak a socialsosyal right,
ve sosyal bir hak oldu,
03:23
a right for all the people.
butun insanlara taninan bir hak.
03:25
ChildÇocuk: There is no differencefark here betweenarasında classessınıflar,
Cocuk: Burada siniflar arasinda bir fark yok,
03:28
norne de whitebeyaz or blacksiyah, norne de if you have moneypara or not.
ayni sekilde, beyazla zenci veya zenginle fakir arasinda da.
03:33
SimplySadece, if you are talentedyetenekli,
Kisacasi, eger yetenekliyseniz,
03:35
if you have the vocationMeslek and the will to be here,
eger yeteneginiz ve hevesiniz varsa,
03:39
you get in. You sharepay with us and make musicmüzik.
bize katilip, bizimle paylasarak muzik yapabilirsiniz.
03:43
JAJA: DuringSırasında the recentson tourtur
JA: Son turne sirasinda,
03:45
by the SimonSimon BolivarBolivar YouthGençlik OrchestraOrkestra of VenezuelaVenezuela
Venezuella'nin Simon Bolivar Genclik Orkestrasi
03:48
of U.S. and EuropeEurope,
Amerika'ya ve Avrupa'ya gittiginde
03:53
we saw how our musicmüzik movedtaşındı younggenç audiencesizleyiciler
muzigimizin, genc izleyicileri nasil costurdugunu gorduk
03:55
to the bottomalt of theironların soulsruhlar,
ta ruhlarinin derinliklerine kadar,
04:00
how childrençocuklar and adolescentsGençler rushedkoştu up to the stageevre
cocuklarin ve yetiskinlerin, sahneye nasil kosusturdugunu gorduk
04:05
to receiveteslim almak the jacketsceketler from our musiciansmüzisyenler,
muzisyenlerimizin ceketlerini kapabilmek icin,
04:10
how the standingayakta ovationstezahürat, sometimesara sıra 30 minutesdakika long,
bazen 30 dakikaya varan, alkis yagmurlari
04:13
seemedgibiydi to last foreversonsuza dek,
sonsuza dek uzayip gidiyor gibi hissediyorduk,
04:21
and how the publichalka açık, after the concertkonser was over,
konser bittikten sonra, halkin nasil
04:23
wentgitti out into the streetsokak to greetselamlıyorum our younggenç people in triumphzafer.
zafer duygusu icindeki genclerimizi karsilasmak icin sokaklara kosusturdugunu gorduk.
04:26
This meantdemek not only an artisticartistik triumphzafer,
Bu zafer duygusu, sanatsal bir kazanimin otesindeydi,
04:31
but alsoAyrıca a profoundderin emotionalduygusal sympathysempati
daha derinlerden gelen, duygusal bir sempatiydi
04:37
betweenarasında the publichalka açık of the mostçoğu advancedileri nationsmilletler of the worldDünya
dunyanin en gelismis ulkelerinin halklari ile
04:41
and the musicalmüzikal youthgençlik of LatinLatin AmericaAmerika,
Latin Amerika'nin muzisyen gencleri arasinda gelisen bir sempati.
04:47
as seengörüldü in VenezuelaVenezuela,
Venezuella'da goruldugu gibi,
04:49
givingvererek these audiencesizleyiciler a messagemesaj of musicmüzik, vitalitydirilik, energyenerji,
izleyicilere mesaj olarak, muzik, canlilik, enerji,
04:51
enthusiasmcoşku and strengthkuvvet.
heyecan ve guc veriyoruz.
05:00
In its essenceöz, the orchestraOrkestra and the choirkoro
Aslinda, hem orkestra hem koro,
05:02
are much more than artisticartistik structuresyapıları.
sanatsal islevlerinin otesinde birer anlam tasiyorlar.
05:07
They are examplesörnekler and schoolsokullar of socialsosyal life,
Onlar, sosyal yasamin birer ornekleri ve okullari,
05:11
because to singşarkı söyle and to playoyun togetherbirlikte
cunku, beraber sarki soylemek ve enstruman calmak,
05:15
meansanlamına geliyor to intimatelyyakından coexistbir arada
aslinda birbirine yakin bir sekilde varolamak demek
05:17
towardkarşı perfectionmükemmellik and excellencemükemmellik,
mukemmeliyete ve ustunluge dogru,
05:22
followingtakip etme a strictsıkı disciplinedisiplin of organizationorganizasyon and coordinationKoordinasyon
titiz bir organizasyon disiplini ve koordinasyon izleyerek
05:27
in ordersipariş to seekaramak the harmonicHarmonik interdependenceDayanışma
harmonik bir bagimliliga ulasmak amaciyla
05:33
of voicessesleri and instrumentsenstrümanlar.
seslerin ve enstrumanlarin bir araya gelmesi demek.
05:35
That's how they buildinşa etmek a spiritruh of solidarityDayanışma
Bu sayede, cocuklarda dayanisma ruhu,
05:37
and fraternityKardeşlik amongarasında them,
ve kardeslik duygusu gelisiyor,
05:40
developgeliştirmek theironların self-esteembenlik saygısı
kendilerine duyduklari guven artiyor,
05:42
and fosterbeslemek the ethicalahlâki and aestheticalestetik valuesdeğerler
ahlak ve estetik degerleri besleniyor
05:45
relatedilgili to the musicmüzik in all its sensesduyular.
muzikle baglantili her alanda goruluyor bu gelismeler.
05:50
This is why musicmüzik is immenselyson derece importantönemli
Iste bu yuzden, muzigin vazgecilmez bir onemi var;
05:54
in the awakeninguyanış of sensibilityduyarlılık, in the forgingSıcak dövme of valuesdeğerler
duyarliligi uyandirmak, degerleri bicimlendirmek
05:58
and in the trainingEğitim of youngstersGençler
ve genc nesilleri
06:04
to teachöğretmek other kidsçocuklar.
baska cocuklari da ayni sekilde egitecek hale getirmek.
06:06
ChildÇocuk: After all this time here,
Cocuk: Burada gecirdigim zamandan sonra,
06:08
musicmüzik is life.
bana gore, muzik esittir hayat.
06:10
Nothing elsebaşka.
baska bir sey degil.
06:12
MusicMüzik is life.
muzik hayattir.
06:14
JAJA: EachHer teenagergenç and childçocuk in ElEl SistemaSistema has his ownkendi storyÖykü,
J.A: El Sistemadaki her gencin ve cocugun ayri bir hikayesi var,
06:18
and they are all importantönemli and of great significanceönem to me.
ve bu hikayelerin hepsi ve her biri benim icin buyuk onem tasiyor.
06:23
Let me mentionsöz etmek the casedurum of EdicsonEdicson RuizRuiz.
Mesela, Edicson Ruiz'i ele alalim.
06:30
He is a boyoğlan from a parishbucak. in CaracasCaracas
O, Caracas'da bir mahalleden geliyor
06:36
who passionatelytutkuyla attendedkatıldı to his doubleçift bassbas lessonsdersler
tutkuyla San Agustin Cocuk Orkestrasinda
06:41
at the SanSan Agustin'sAgustin JuniorJunior OrchestraOrkestra.
viyolonsel derslerine katildi.
06:46
With his effortçaba,
Cabasinin,
06:50
and the supportdestek of his motheranne, his familyaile and his communitytoplum,
annesinin, ailesinin ve ceveresinin destegi sayesinde,
06:52
he becameoldu a principalAsıl adı memberüye
Berlin Filarmoni Orkestrasi viyolonselcilerinin
06:57
in the doubleçift bassbas segmentbölüm of the BerlinBerlin PhilharmonicFilarmoni Orkestrası OrchestraOrkestra.
asli uyelerinden birisi haline geldi.
06:59
We have anotherbir diğeri well-knowniyi bilinen casedurum -- GustavoGustavo DudamelDudamel.
Iyi bilinen bir ornek daha var-- Gustavo Dudamel.
07:03
He startedbaşladı as a boyoğlan memberüye of the children'sçocuk orchestraOrkestra
Kucuk yasta, cocuk orkestrasinin bir uyesi olarak basladi
07:08
in his hometownMemleket, BarquisimetoBarquisimeto.
memleketi Barquisimeto'da.
07:12
There, he grewbüyüdü as a violinistkemancı and as a conductororkestra şefi.
Orada, kemanci ve orkestra sefi olmak uzere egitim aldi.
07:14
He becameoldu the conductororkestra şefi of Venezuela'sVenezuela'nın juniorJunior orchestrasorkestralar,
Veneuzella cocuk orkestranin sefi oldu,
07:20
and todaybugün conductsyürütmektedir the world'sDünyanın en greatestEn büyük orchestrasorkestralar.
ve bugun dunyanin en muhtesem orkestrasini yonetiyor.
07:25
He is the musicalmüzikal directoryönetmen of LosLos AngelesAngeles PhilharmonicFilarmoni Orkestrası,
Kendisi, Los Angeles Filarmoni Okrestrasinin muzik direktoru
07:29
and is still the overalltüm leaderlider of Venezuela'sVenezuela'nın juniorJunior orchestrasorkestralar.
ve hala Venezuella cocuk orkestrasinin da basinda.
07:34
He was the conductororkestra şefi of the GothenburgGothenburg SymphonySenfoni OrchestraOrkestra,
Daha once, Gothenburg Senfoni Orkestrasini da yonetmisti,
07:38
and he's an unbeatablerakipsiz exampleörnek
o, Latin Amerika ve dunyadaki genc muzisyenler icin
07:40
for younggenç musiciansmüzisyenler in LatinLatin AmericaAmerika and the worldDünya.
essiz bir ornek teskil ediyor.
07:44
The structureyapı of ElEl SistemaSistema
El Sistema'nin yapisi
07:48
is basedmerkezli on a newyeni and flexibleesnek managingyönetme stylestil
yeni ve esnek bir yonetim anlayisi uzerine kurulu;
07:50
adapteduyarlanmış to the featuresÖzellikler of eachher communitytoplum and regionbölge,
dolayisiyla, her toplumun ve bolgenin ozellilerine gore yeni bir sekil alabiliyor,
07:57
and todaybugün attendskatılır to 300,000 childrençocuklar of the loweralt and middleorta classsınıf
ve su anda, Venezuella'nin her tarafindan, asagi ve orta siniflardan
08:03
all over VenezuelaVenezuela.
toplam 300,000 katilimcisi var.
08:09
It's a programprogram of socialsosyal rescuekurtarmak
Sosyal bir yardim programi olarak gelistirilen bu sistem,
08:11
and deepderin culturalkültürel transformationdönüşüm
derin ve kulturel bir donusumu de beraberinde getiriyor,
08:15
designedtasarlanmış for the wholebütün VenezuelanVenezuela societytoplum
butun Veneuzella toplumunu kapsamayi amacliyor,
08:19
with absolutelykesinlikle no distinctionsayrımlar whatsoeverher ne,
hic bir fark gozetmeksizin,
08:23
but emphasizingvurgulayan the vulnerablesavunmasız and endangerednesli tehlike altında olan socialsosyal groupsgruplar.
fakat daha cok, zayif ve tehlikedeki sosyal gruplarin katilimina vurgu yaparak.
08:25
The effectEfekt of ElEl SistemaSistema is feltkeçe in threeüç fundamentaltemel circlesçevreler:
El Sistema'nin etkisi, uc alanda hissediliyor--
08:32
in the personalkişisel/socialsosyal circledaire,
bireysel/sosyal alanda,
08:37
in the familyaile circledaire and in the communitytoplum.
ailede ve toplumsal alanda.
08:40
In the personalkişisel/socialsosyal circledaire,
Bireysel/sosyal bakimdan,
08:45
the childrençocuklar in the orchestrasorkestralar and choirskorolar
orkestra ve korodaki cocuklar
08:47
developgeliştirmek theironların intellectualentellektüel and emotionalduygusal sideyan.
entellektuel ve duygusal yonlerini gelistiriyorlar.
08:52
The musicmüzik becomesolur a sourcekaynak
Muzik bir kaynak haline geliyor,
08:56
for developinggelişen the dimensionsboyutlar of the humaninsan beingolmak,
insani her yonden gelistiren,
08:58
thusBöylece elevatingyükselen the spiritruh
dolayisiyla yucelten,
09:02
and leadingönemli man to a fulltam developmentgelişme of his personalitykişilik.
ve kisilik gelisiminin tamamlanmasina katkida bulunan bir kaynak.
09:04
So, the emotionalduygusal and intellectualentellektüel profitskar are hugeKocaman --
Goruldugu gibi, duygusal ve entellektuel kazanimlar buyuk--
09:08
the acquisitionsatın alma of leadershipliderlik, teachingöğretim and trainingEğitim principlesprensipler,
liderligin yani sira, ogretim ve egitimin ilkeleri ogreniliyor
09:15
the senseduyu of commitmenttaahhüt, responsibilitysorumluluk,
baglilik ve sorumluluk duygusu,
09:24
generositycömertlik and dedicationithaf to othersdiğerleri,
comertlik ve ozveri,
09:26
and the individualbireysel contributionkatkı to achievebaşarmak great collectivetoplu goalshedefleri.
ve bireylerin, kolektif bir hedefe ulasmak icin nasil katkida bulunabilecegi ogreniliyor.
09:30
All this leadspotansiyel müşteriler to the developmentgelişme of self-esteembenlik saygısı and confidencegüven.
Iste tum bunlar, kiside ozbenlik ve guven duygularinin gelismesini sagliyor.
09:37
MotherAnne TeresaTeresa of CalcuttaCalcutta
Kalkutali'li Rahibe Teresa,
09:44
insistedısrar on something that always impressedetkilendim me:
bir konuda beni hep etkileyen bir sey soylemistir--
09:49
the mostçoğu miserablesefil and tragictrajik thing about povertyyoksulluk
Fakirligin en vahim ve uzucu yani,
09:53
is not the lackeksiklik of breadekmek or roofçatı,
yiyecek ekmeginizin veya basinizi sokacak bir evinizin olmamasi degildir,
09:58
but the feelingduygu of beingolmak no-onekimse --
bir hic oldugunuz hissidir,
10:03
the feelingduygu of not beingolmak anyonekimse,
hic kimse olmadiginizi dusunmeniz,
10:07
the lackeksiklik of identificationkimlik,
kimliksizlik,
10:09
the lackeksiklik of publichalka açık esteemsaygısı.
ve toplumsal guven eksikligi.
10:14
That's why the child'sçocuğun developmentgelişme
Iste bu yuzden, cocugun orkestra ve
10:20
in the orchestraOrkestra and the choirkoro
koradaki gelisimi
10:23
providessağlar him with a nobleasil identityKimlik
ona muhtesem bir kimlik verir,
10:26
and makesmarkaları him a rolerol modelmodel for his familyaile and communitytoplum.
onu, ailesi ve cevresi icin ornek bir kisilik haline getirir.
10:28
It makesmarkaları him a better studentÖğrenci at schoolokul
Onun okulda daha iyi bir ogrenci olmasini saglar
10:34
because it inspiresilham verir in him a senseduyu of responsibilitysorumluluk,
cunku, koro ona sorumluluk duygusu asilar,
10:39
perseveranceazim and punctualityDakiklik that will greatlyçokça help him at schoolokul.
azim ve dakikligin ona okul hayatinda buyuk yaridimi olur.
10:41
Withinİçinde the familyaile, the parents'Anne babamın supportdestek is unconditionalkoşulsuz.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.
10:50
The childçocuk becomesolur a rolerol modelmodel for bothher ikisi de his parentsebeveyn,
Hatta, cucuk, anne babasina ornek olmaya baslar,
10:57
and this is very importantönemli for a poorfakir childçocuk.
ve tum bunlar, fakir bir cocuk icin cok onemlidir.
11:01
OnceBir kez the childçocuk discoverskeşfeder he is importantönemli to his familyaile,
Cocuk, ailesi icin onemli birisi oldugunu kesfeder etmez,
11:03
he beginsbaşlar to seekaramak newyeni waysyolları of improvinggeliştirme himselfkendisi
kendisini gelistirmek icin yeni yollar aramaya baslar,
11:09
and hopesumutlar better for himselfkendisi and his communitytoplum.
kendisi ve cevresi icin daha iyi olani umud eder.
11:13
AlsoAyrıca, he hopesumutlar for socialsosyal and economicekonomik improvementsiyileştirmeler for his ownkendi familyaile.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.
11:18
All this makesmarkaları up a constructiveyapıcı and ascendingartan socialsosyal dynamicdinamik.
Tum bunlar, yapici ve yuceltici nitelikte bir sosyal dinamik olusturur.
11:25
The largegeniş majorityçoğunluk of our childrençocuklar belongait, as I alreadyzaten mentionedadı geçen,
Cocuklarimizin buyuk cogunlugu, daha once de belirttigim gibi,
11:32
to the mostçoğu vulnerablesavunmasız stratatabakaları of the VenezuelanVenezuela populationnüfus.
Venezuella'nin en zayif kesimlerinden geliyor.
11:37
That encouragesteşvik eder them to embracekucaklamak newyeni dreamsrüyalar, newyeni goalshedefleri,
Koro ve orkestraya katilim, cocuklari yeni dusler, yeni amaclar edinmeye tesvik eder,
11:41
and progressilerleme in the variousçeşitli opportunitiesfırsatlar
ve muzigin sundugu cesitli firsatlarla
11:46
that musicmüzik has to offerteklif.
gelismeye.
11:50
FinallySon olarak, in the circledaire of the communitytoplum,
Son olarak, toplumsal etkisine baktigimizda,
11:52
the orchestrasorkestralar provekanıtlamak to be the creativeyaratıcı spacesalanlarda of culturekültür
orkestralar, kulturun yaratildigi alanlaridir,
11:56
and sourceskaynaklar of exchangedeğiş tokuş and newyeni meaningsAnlamlar.
yeni anlamlarin dogdugu ve degis tokus edildigi yerlerdir.
12:01
The spontaneitydoğallık musicmüzik has
Muzigin dogal yapisi
12:03
excludeshariç it as a luxurylüks itemmadde and makesmarkaları it a patrimonypatrimony of societytoplum.
onu luks bir nesne olmaktan cikartip toplumun mirasi haline getirir.
12:09
It's what makesmarkaları a childçocuk playoyun a violinkeman at home,
Iste budur, bir cocuga evde de keman caldiran,
12:16
while his fatherbaba worksEserleri in his carpentrymarangozluk.
babasi marangozhanede calisirken.
12:21
It's what makesmarkaları a little girlkız playoyun the clarinetklarnet at home,
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran,
12:25
while her motheranne does the houseworkev işi.
annesi ev islerini yaparken.
12:30
The ideaFikir is that the familiesaileleri joinkatılmak with pridegurur and joysevinç
Amac, ailelerin gurur ve sevincle
12:34
in the activitiesfaaliyetler of the orchestrasorkestralar and the choirskorolar
cocuklarinin orkestra ve koro aktivitelerine
12:41
that theironların childrençocuklar belongait to.
katilmasidir.
12:43
The hugeKocaman spiritualmanevi worldDünya that musicmüzik producesüretir in itselfkendisi,
Muzigin kendi icinde yarattigi koskocaman ruhsal dunya,
12:45
whichhangi alsoAyrıca liesyalanlar withiniçinde itselfkendisi,
kaynagini kendi icinden alan bu dunya,
12:50
endsuçları up overcomingüstesinden materialmalzeme povertyyoksulluk.
maddi fakirligi sona erdirir.
12:53
From the minutedakika a child'sçocuğun taughtöğretilen how to playoyun an instrumentEnstrüman,
Cocuk enstruman calmayi ogrendigi ilk andan itibaren,
12:57
he's no longeruzun poorfakir.
artik fakir degildir.
12:59
He becomesolur a childçocuk in progressilerleme headingbaşlık for a professionalprofesyonel levelseviye,
Profesyonel seviyeye dogru gelismekte olan bir cocuktur,
13:01
who'llkim olacak latersonra becomeolmak a fulltam citizenvatandaş.
daha sonra da tam bir birey olacaktir.
13:06
NeedlessGereksiz to say that musicmüzik is the numbernumara one preventionönleme
Soylemeye gerek yok ki, muzik ayni zamanda bir numarali cozumdur;
13:08
againstkarşısında prostitutionfuhuş, violenceşiddet, badkötü habitsalışkanlıkları,
fahiselige, siddete, kotu huylara,
13:14
and everything degradingonur kırıcı in the life of a childçocuk.
ve bir cocugun hayatindaki kotu olan herseye karsi.
13:18
A fewaz yearsyıl agoönce, historiantarihçi ArnoldArnold ToynbeeToynbee
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee
13:23
said that the worldDünya was sufferingçile a hugeKocaman spiritualmanevi crisiskriz.
dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.
13:29
Not an economicekonomik or socialsosyal crisiskriz, but a spiritualmanevi one.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.
13:35
I believe that to confrontkarşısına çıkmak suchböyle a crisiskriz,
Suna inaniyorum ki, insanlik, boyle bir krizle nasil basedebilecegini
13:40
only artSanat and religiondin can give properuygun answerscevaplar to humanityinsanlık,
sadece sanat veya dinden ogrenebilir,
13:46
to mankind'sinsanlığın deepesten derin aspirationsözlemleri,
insanoglunun en derin emellerini,
13:55
and to the historictarihi demandstalepler of our timeszamanlar.
ve cagimizin tarihsel gerekliliklerini de gozonune alarak.
13:57
EducationEğitim -- the synthesissentez of wisdombilgelik and knowledgebilgi --
Aklin ve bilginin bir sentezi olan egitim,
14:01
is the meansanlamına geliyor to strivegayret for a more perfectmükemmel, more awarefarkında,
bizim daha mukemmel olani amaclamamizi, daha farkinda olarak yasamamizi,
14:09
more nobleasil and more just societytoplum.
daha yuce ve daha adil bir topluma ulasmamizi saglar.
14:18
With passiontutku and enthusiasmcoşku we payödeme profoundderin respectssaygılar to TEDTED
Tutku ve cosku icerisinde, TED'e en derin saygilarimizi sunuyoruz,
14:20
for its outstandingüstün humanismhümanizm, the scopekapsam of its principlesprensipler,
olaganustu humanismi, temsil ettigi ilkeler,
14:34
for its openaçık and generouscömert promotiontanıtım of younggenç valuesdeğerler.
aciklik ve comertlikle destekledigi genc degerler icin.
14:43
We hopeumut that TEDTED can contributekatkıda bulunmak in a fulltam and fundamentaltemel way
Umudumuz, TED'in tam ve koklu bir sekilde
14:51
to the buildingbina of this newyeni eraçağ in the teachingöğretim of musicmüzik,
muzik ogretiminde actigimiz bu yeni devrin gelismesine katkida bulunmasidir,
14:59
in whichhangi the socialsosyal, communaltoplumsal, spiritualmanevi and vindicatoryvindicatory aimsamaçları
cocuk ve genclerin, sosyal, toplumsal,
15:03
of the childçocuk and the adolescentergen
ruhsal ve koruyucu hedeflerinin
15:11
becomeolmak a beaconBeacon and a goalhedef for a vastgeniş socialsosyal missionmisyon.
onemli bir toplumsal gorev ugrunda birer yol gosterici haline gelmesidir.
15:13
No longeruzun puttingkoyarak societytoplum at the servicehizmet of artSanat,
Bundan boyle, toplum, sanatin hizmetinde degildir,
15:18
and much lessaz at the servicesHizmetler of monopoliestekeller of the eliteseçkinler,
ayni sekilde, elitlerin tekelinde de degildir,
15:24
but insteadyerine artSanat at the servicehizmet of societytoplum,
Aksine, sanat, artik toplumun hizmetindedir,
15:28
at the servicehizmet of the weakesten zayıf, at the servicehizmet of the childrençocuklar,
zayiflarin, cocuklarin,
15:32
at the servicehizmet of the sickhasta, at the servicehizmet of the vulnerablesavunmasız,
hastalarin, savunmasizlarin,
15:36
and at the servicehizmet of all those who cryağlamak for vindicationhınç
hakliligini kanitlamak icin cirpinanlarin hizmetindedir sanat,
15:41
throughvasitasiyla the spiritruh of theironların humaninsan conditionşart
insan olmanin verdigi cesaretle
15:46
and the raisingyükselen up of theironların dignityhaysiyet.
tum bu insanlarin sayginliklarini arttirmaya hizmet eder sanat.
15:50
(MusicMüzik)
(Muzik)
15:52
(ApplauseAlkış)
(Alkislar)
15:56
CACA: We are going livecanlı now to CaracasCaracas.
CA: Simdi canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz
15:57
We are going livecanlı to CaracasCaracas
Canli yayinla Karakas'a baglaniyoruz
16:00
to hearduymak MaestroMaestro Abreu'sAbreu TEDTED PrizeÖdülü wishdilek.
Mayestro Abreu'nun TED odul dilegini duymak icin.
16:02
JAJA: Here is my TEDTED PrizeÖdülü wishdilek:
JA: Iste TED odul dilegim:
16:06
I wishdilek that you'llEğer olacak help to createyaratmak and documentbelge
Dilegim, 50 yetenekli genc muzisyen icin,
16:10
a specialözel trainingEğitim programprogram
ozel bir egitim programinin olusturulmasinda
16:15
for 50 giftedyetenekli younggenç musiciansmüzisyenler,
ve belgelendirilmesinde yardim etmeniz,
16:19
passionatetutkulu about theironların artSanat and socialsosyal justiceadalet,
sanata ve sosyal adalete tutkun bu gencler,
16:22
and dedicatedadanmış to bringinggetiren ElEl SistemaSistema to the UnitedAmerika StatesBirleşik
El Sistema'yi, Amerika Birlesik Devletleri'ne
16:27
and other countriesülkeler.
ve diger ulkelere goturmek icin ellerinden gelen herseyi yapmalaridirlar
16:33
Thank you very much.
Cok tesekkur ediyorum.
16:35
(ApplauseAlkış)
(Alkislar)
16:37
Translated by Selen A. Ercan
Reviewed by osman oguz ahsen

▲Back to top

About the speaker:

Jose Antonio Abreu - Maestro
Jose Antonio Abreu founded El Sistema ("the system") in 1975 to help poor Venezuelan kids learn to play a musical instrument and be part of an orchestra. 30 years on, El Sistema has seeded 102 youth orchestras -- and many happy lives.

Why you should listen

The gulf between the rich and the poor in Venezuela is one of the worst in the world. Jose Antonio Abreu, an economist, musician, and reformer, founded El Sistema ("the system") in 1975 to help Venezuelan kids take part in classical music. After 30 years (and 10 political administrations), El Sistema is a nationwide organization of 102 youth orchestras, 55 children's orchestras, and 270 music centers -- and close to 250,000 young musicians.

El Sistema uses music education to help kids from impoverished circumstances achieve their full potential and learn values that favor their growth. The talented musicians have become a source of national pride. Several El Sistema students have gone on to major international careers, including Gustavo Dudamel, soon to be the music director of the Los Angeles Philharmonic, and the bassist Edicson Ruiz, who at 17 became the youngest musician ever to join the Berlin Philharmonic.

There is a simple concept behind Abreu's work: for him an orchestra is first and foremost about together­ness, a place where children learn to listen to each other and to respect one another.

More profile about the speaker
Jose Antonio Abreu | Speaker | TED.com