English-Video.net comment policy

The comment field is common to all languages

Let's write in your language and use "Google Translate" together

Please refer to informative community guidelines on TED.com

TEDxBoulder

Ash Beckham: We're all hiding something. Let's find the courage to open up

Ash Beckham: Hepimiz bir şeyler saklıyoruz. Hadi onları açıklamak için cesaretimizi toplayalım

Filmed:
2,701,201 views

Bu etkileyici konuşmada, Ash Beckham empatiye ve açıklığa taze bir yaklaşım öneriyor. Bu herkesi anlamakla başlıyor, hayatlarında aynı notkada, zorluğu deneyimleyerek. Beckham diyor ki, tek çıkış kapıyı açıp, gizlerinizden çıkmak.

- Equality advocate
Ash Beckham approaches hard conversations from a place of compassion and empathy. Full bio

I'm going to talk to you tonightBu gece
Bugün sizinle sakladığımız şeyleri
00:12
about cominggelecek out of the closetdolap,
açığa çıkarmak için konuyşacağım
00:14
and not in the traditionalgeleneksel senseduyu,
geleneksel duygular değil,
00:16
not just the gayeşcinsel closetdolap.
eşcinsel çekimserliği değil.
00:17
I think we all have closetsdolaplar.
Bence hepimizin gizli, içinde tuttuğu bir şey var.
00:19
Your closetdolap mayMayıs ayı be tellingsöylüyorum someonebirisi
Gizlediklerinizi söylemek
00:21
you love her for the first time,
ilk defa birini sevdiğini söylemek,
00:23
or tellingsöylüyorum someonebirisi that you're pregnanthamile,
veya birine hamile olduğunuzu söylemek
00:25
or tellingsöylüyorum someonebirisi you have cancerkanser,
veya birine kanser olduğunuzu söylemek
00:27
or any of the other hardzor conversationskonuşmaları
veya diğer zor konuşmalar
00:30
we have throughoutboyunca our liveshayatları.
hayatımız boyunca yaşadıklarımız.
00:32
All a closetdolap is is a hardzor conversationkonuşma,
Tüm gizli şeyler zor konuşmadır
00:34
and althougholmasına rağmen our topicskonular mayMayıs ayı varyfarklılık göstermek tremendouslymüthiş,
ve tüm konular inanılmaz şekilde değişebilmesine rağmen
00:38
the experiencedeneyim of beingolmak in
gizlilikleri açığa çıkarmak
00:41
and cominggelecek out of the closetdolap is universalevrensel.
ve deneyimde olmak evrensel bir şeydir.
00:43
It is scarykorkutucu, and we hatenefret it, and it needsihtiyaçlar to be donetamam.
Korkunçtur, nefret ederiz ama yapılması gerekir.
00:46
SeveralBirkaç yearsyıl agoönce,
Çok uzun yıllar önce,
00:52
I was workingçalışma at the SouthGüney SideYan WalnutCeviz CafeCafe,
South Side Walnut kafe'de çalışıyordum
00:53
a localyerel dinerlokanta in townkasaba,
ufak bir lokanta
00:57
and duringsırasında my time there I would go throughvasitasiyla phasesAşama
ve orada bulunduğum zaman içerisinde
00:59
of militantmilitan lesbianlezbiyen intensityyoğunluk:
militanlaşan lezbeiyen sürecine girdim:
01:01
not shavingtıraş my armpitskoltuk altı,
koltukl altlarını traş etmemek,
01:05
quotingalıntı yapmak AniAni DiFrancoDiFranco lyricsşarkı sözleri as gospelİncil'i.
Ani Difranco'nun sözlerini kabul edip, alıntılar yapmak.
01:07
And dependingbağlı on the bagginessbagginess of my cargokargo shortsşort
Ve kargonun kısa kalıp sarkmasına bağlı olarak
01:10
and how recentlyson günlerde I had shavedtıraş my headkafa,
ve en son ne zaman kafamı traş ettiğimi
01:13
the questionsoru would oftensık sık be sprungYaylı on me,
Soru sürekli etrafımda dönüp duruyordu,
01:15
usuallygenellikle by a little kidçocuk:
çoğunlukla küçük bir çocuk tarafından:
01:17
"UmUm, are you a boyoğlan or are you a girlkız?"
"Hımm, sen bir erkek misin yoksa kız mı?"
01:19
And there would be an awkwardgarip silenceSessizlik at the tabletablo.
Ve masada garip bir sessizlik olurdu.
01:24
I'd clenchyumruk my jawçene a little tighterdaha sıkı,
çenemi biraz daha sıkıyordum,
01:27
holdambar my coffeeKahve pottencere with a little more vengeanceintikam.
fincandaki kahvemi biraz daha öc alma duygusu ile sıkıyordum.
01:29
The dadbaba would awkwardlybeceriksizce shuffleShuffle his newspapergazete
Babam garip bir şekilde gazetesini karıştırır
01:32
and the momanne would shootateş etme a chillingsoğuk starebakıyorum at her kidçocuk.
ve annem caydırıcı bakışları ile çocuğuna bakardı.
01:35
But I would say nothing,
Hiçbir şey demezdim
01:37
and I would seetheduran insideiçeride.
ama içinde dolup taşardım.
01:39
And it got to the pointpuan where everyher time I walkedyürüdü up
Ve olay ben her masaya yürüdüğümde
01:41
to a tabletablo that had a kidçocuk anywhereherhangi bir yer betweenarasında
threeüç and 10 yearsyıl oldeski, I was readyhazır to fightkavga.
herhangi bir yerde dövüşmeye hazır olduğum 3 ve 10 yaşında bir çocuğun olduğu bir hal aldı.
01:43
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
01:47
And that is a terriblekorkunç feelingduygu.
Ve bu çok kötü bir duygu.
01:49
So I promisedsöz verdim myselfkendim, the nextSonraki
time, I would say something.
Bu yüzden bir daha ki sefer için kendime söz verdim.
01:51
I would have that hardzor conversationkonuşma.
Bu zor konuşmayı yapacağım.
01:55
So withiniçinde a mattermadde of weekshaftalar, it happensolur again.
pekala bir kaç hafta içerisinde tekrar oldu.
01:57
"Are you a boyoğlan or are you a girlkız?"
"Sen bir erkek misin yoksa kız mısın?"
02:00
FamiliarTanıdık silenceSessizlik, but this time I'm readyhazır,
Aynı sessizlik ama bu sefer hazırdım
02:02
and I am about to go all Women'sKadın StudiesÇalışmalar 101
ve masada Women's Studies 101
02:05
on this tabletablo. (LaughterKahkaha)
hepsi hakkında konuştum. (Gülüşmeler)
02:09
I've got my BettyBetty FriedanFriedan quotestırnak işareti.
Betty Friedan'dan alıntım vardı,
02:12
I've got my GloriaGloria SteinemSteinem quotestırnak işareti.
Gloria Steinem'den alıntım vardı,
02:14
I've even got this little bitbit from
"VaginaVajina MonologuesMonologları" I'm going to do.
Hatta "Vajina diyalogları'ndan" alıntılarım bile vardı. Bunu yapacaktım.
02:16
So I take a deepderin breathnefes and I look down
Pekala derin bir nefes aldım aşağı baktım
02:19
and staringbakmak back at me is a
four-year-oldDört yaşındaki girlkız in a pinkpembe dresselbise,
ve arkama baktım dört yaşında pembe giysili bir kız var,
02:23
not a challengemeydan okuma to a feministfeminist dueldüello,
bir feminist kapışma için zor bir rakip değil,
02:27
just a kidçocuk with a questionsoru:
sadece bir çocuk ve sorusu:
02:29
"Are you a boyoğlan or are you a girlkız?"
"Sen bir erkek misin veya kız mısın?"
02:32
So I take anotherbir diğeri deepderin breathnefes,
Pekala bir başka derin nefes al,
02:34
squatağız kavgası down to nextSonraki to her, and say,
yanına çömel ve dedim ki,
02:36
"Hey, I know it's kindtür of confusingkafa karıştırıcı.
"Hey bunun karmaşık geldiğini biliyorum.
02:37
My hairsaç is shortkısa like a boy'sçocuğun,
benim saçım erkeğin ki gibi
02:39
and I weargiyinmek boy'sçocuğun clothesçamaşırlar, but I'm a girlkız,
ve erkek kıyafetleri giyiyorum ama ben bir kızım
02:41
and you know how sometimesara sıra
you like to weargiyinmek a pinkpembe dresselbise,
ve bilirsin bazen pembe elbiseler giymek istersin
02:43
and sometimesara sıra you like to
weargiyinmek your comfyrahat jammiesPijama?
ve bazen rahat pijamalar giymek istersin?
02:45
Well, I'm more of a comfyrahat jammiesPijama kindtür of girlkız."
Peki, ben biraz daha fazla pijama kızıyım."
02:48
And this kidçocuk looksgörünüyor me deadölü in the eyegöz,
ve çocuk gözlerime baktı
02:52
withoutolmadan missingeksik a beatdövmek, and saysdiyor,
hiç bir anını kaçırmaksızın dedi ki,
02:54
"My favoritesevdiğim pajamaspijama are purplemor with fishbalık.
"Benim en sevdiğim pijamalarım mor ve balıklı olanlar.
02:55
Can I get a pancakeGözleme, please?"
Kek alabilir miyim lütfen?
02:57
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
02:59
And that was it. Just, "Oh, okay. You're a girlkız.
Ve sadece buydu. "Ahh, Tamam. Sen bir kızsın.
03:02
How about that pancakeGözleme?"
Ya kekler nerede?"
03:05
It was the easiesten kolay hardzor conversationkonuşma
Yaptığım en kolay zor konuşmaydı
03:08
I have ever had.
hayatım boyunca.
03:10
And why? Because PancakeGözleme GirlKız and I,
Ve neden? Çünkü kek kız ve ben
03:12
we were bothher ikisi de realgerçek with eachher other.
gerçekten beraberdik.
03:15
So like manyçok of us,
Pekala bizim gibi bir çoğu,
03:18
I've livedyaşamış in a fewaz closetsdolaplar in my life, and yeah,
Hayatımda bir kaç defa böyle içimdekiler ile yaşadım
03:20
mostçoğu oftensık sık, my wallsduvarlar happenedolmuş to be rainbowGökkuşağı.
ve evet çok sık, benim duvarlarım gök kuşağı olurdu.
03:23
But insideiçeride, in the darkkaranlık,
Ama içimde, karanlıkta
03:25
you can't tell what colorrenk the wallsduvarlar are.
Duvarların ne renk olduğunu söyleyemezsin.
03:27
You just know what it feelshissediyor like to livecanlı in a closetdolap.
Sadece içinde söylemek istediğin bir şey ile yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilebilrsin.
03:29
So really, my closetdolap is no differentfarklı than yoursseninki
Pekala gerçekten, benim sırlarım, gizlerim sizinkilerden
03:33
or yoursseninki or yoursseninki.
veya sizlerden farklı değil.
03:36
Sure, I'll give you 100 reasonsnedenleri
Tabi ki neden benim içimdekileri açıklamamın
03:39
why cominggelecek out of my closetdolap was
harderDaha güçlü than cominggelecek out of yoursseninki,
sizin sizinkileri açıklamanızdan zor olduğunu dair 100 sebep verebilirim
03:41
but here'sburada the thing: HardZor is not relativebağıl.
ama alın size bir şey: Zor göreceli değildir
03:43
HardZor is hardzor.
Zor zordur.
03:46
Who can tell me that explainingaçıklayan to
someonebirisi you've just declaredbeyan bankruptcyiflas
Kim bana birine iflas ettiğinizi açıklamanın
onu altığınızı söylemekten
03:48
is harderDaha güçlü than tellingsöylüyorum someonebirisi
you just cheatedhile on them?
zor olduğunu açıklayabilir mi?
03:52
Who can tell me that his cominggelecek out storyÖykü
Kim bana onun anlatması gerekenin
03:54
is harderDaha güçlü than tellingsöylüyorum your five-year-oldbeş-yıl-yaşlı
you're gettingalma a divorceboşanma?
sizin beş yaşındaki çocuğunuza boşandığınızı söylemenizden daha zor olduğunu söyleyebilir?
03:57
There is no harderDaha güçlü, there is just hardzor.
Daha zor diye bir şey yok, sadece zor var.
03:59
We need to stop rankingsıralama our hardzor
againstkarşısında everyoneherkes else'sbaşka var hardzor
Zorluklarımızı başkalarının zorluklarına karşı
değerlendirilmemeliyiz
04:03
to make us feel better or worsedaha da kötüsü about our closetsdolaplar
kendimizi daha iyi veya kötü hissetmemiz için bunu yapmamalıyız
04:06
and just commiserateKederini on the
factgerçek that we all have hardzor.
ve sadece şu konuya dert ortağı olmamız gerek hepimizin zorlukları var.
04:09
At some pointpuan in our liveshayatları, we all livecanlı in closetsdolaplar,
Hayatımızda bazı zamanlarda, hepimiz sırlar içinde yaşarız
04:13
and they mayMayıs ayı feel safekasa,
ve güvende hissedebiliriz
04:16
or at leasten az saferdaha güvenli than what liesyalanlar
on the other sideyan of that doorkapı.
veya en azından kapının diğer tarafında olan şeylerden daha güvenli.
04:18
But I am here to tell you,
Ama size anlatmak içn buradayım,
04:21
no mattermadde what your wallsduvarlar are madeyapılmış of,
duvarınız neyden yapılmış olursa olsun,
04:23
a closetdolap is no placeyer for a personkişi to livecanlı.
içinizde kalan şeylerin bir insanın hayatında yeri yok.
04:25
Thanksteşekkürler. (ApplauseAlkış)
Teşekkürler. (Alkışlar)
04:29
So imaginehayal etmek yourselfkendin 20 yearsyıl agoönce.
Kendinizi 20 sene öncesinde hayal edin.
04:32
Me, I had a ponytailat kuyruğu, a straplessaskısız dresselbise,
Ben, benim at kuyruğum vardı, askısız bir elbise
04:36
and high-heeledyüksek topuklu shoesayakkabı.
ve yüksek topuklu.
04:41
I was not the militantmilitan lesbianlezbiyen
Kafedeki 4 yaşındaki bir çocukla
04:43
readyhazır to fightkavga any four-year-oldDört yaşındaki
that walkedyürüdü into the cafeCafe.
kavga etmeye hazır militan bir lezbiyen değildim.
04:44
I was frozendondurulmuş by fearkorku, curledkıvrılmış up in the cornerköşe
Korkudan donmuştum, benim siyah
04:48
of my pitch-blackZifiri karanlık closetdolap
sırların köşesinde kıvrılmış
04:52
clutchingtutarak my gayeşcinsel grenadeel bombası,
gay el bombamı yakalamaya çalışıyordum
04:54
and movinghareketli one musclekas is the scariesten korkunç thing
ve hareket eden bir kas hayatım boyunca yaptığım
04:57
I have ever donetamam.
en korkunç şeydi.
05:00
My familyaile, my friendsarkadaşlar, completetamamlayınız strangersyabancı insanlar --
Benim ailem, arkadaşlarım, tamamıyla yabancıydı --
05:03
I had spentharcanmış my entiretüm life
Tüm hayatımı bu insanları hayal kırıklığına
05:05
tryingçalışıyor to not disappointhayal kırıklığına these people,
uğratmamaya çalıştım,
05:06
and now I was turningdöndürme the worldDünya upsideüst taraf down
ve şu an tüm dünyamı bir amaç uğruna ters
05:08
on purposeamaç.
düz ediyordum.
05:11
I was burningyanan the pagessayfalar of the scriptkomut dosyası
Uzun zamandır takip ettiğim
05:13
we had all followedtakip etti for so long,
yazınların sayfalarını yakıyordum
05:15
but if you do not throwatmak that grenadeel bombası, it will killöldürmek you.
ama eğer el bombasını atmazsanız, o sizi öldürür.
05:17
One of my mostçoğu memorableunutulmaz grenadeel bombası tossesfırlatır
En unutulmaz el bombası atışlarımdan biri
05:21
was at my sister'sKız kardeşinin weddingDüğün.
kız kardeşimin doğum günüydü.
05:23
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
05:25
It was the first time that manyçok in attendancekatılım
ilk defa bu kadar çok insanın gay olduğumu
05:27
knewbiliyordum I was gayeşcinsel, so in doing
my maidhizmetçi of honorOnur dutiesgörevleri,
bildiği bir yerde idim, ve kız arkadaşımı onurlandık için
05:30
in my blacksiyah dresselbise and heelstopuk,
siyah elbise ve topuklulularımla oradaydım,
05:33
I walkedyürüdü around to tablestablolar
masaların etrafında yürüdüm
05:35
and finallyen sonunda landedindi on a tabletablo of my parents'Anne babamın friendsarkadaşlar,
ve sonunda akrabalarımın olduğu, beni yıllardır tanıyan
05:37
folksarkadaşlar that had knownbilinen me for yearsyıl.
arkadaşlarımın olduğu yere oturdum.
05:39
And after a little smallküçük talk,
one of the womenkadınlar shoutedbağırdı out,
Ve ufak kısa bir konuşmadan sonra
kadının biri bağırdı,
05:42
"I love NathanNathan LaneLane!"
"Nathan Lane'i seviyorum"
05:45
And the battlesavaş of gayeşcinsel relatabilityrelatability had begunbaşladı.
Ve eşcinsel özdeşleştirme şavaşı başlamıştı.
05:48
"AshKül, have you ever been to the CastroCastro?"
"Ash hiç Castro'da bulundun mu?"
05:51
"Well, yeah, actuallyaslında, we have
friendsarkadaşlar in SanSan FranciscoFrancisco."
"Pekala evet aslında, San Francisco'da arkadaşlarla bulunmuştuk."
05:53
"Well, we'vebiz ettik never been there
but we'vebiz ettik heardduymuş it's fabulousharika."
"pekala, orada asla bulunmadık ama harika olduğunu duymuştum."
05:55
"AshKül, do you know my hairdresserKuaför AntonioAntonio?
"Ash benim berberim Antonio'yu tanıyor musun?
05:58
He's really good and he has
never talkedkonuştuk about a girlfriendkız arkadaşı."
O çok iyidir ve asla bir kız arkadaş hakkında konuşmadı."
06:00
"AshKül, what's your favoritesevdiğim TVTV showgöstermek?
"Ash en sevdiğin tv yayını nedir?
06:03
Our favoritesevdiğim TVTV showgöstermek? FavoriteFavori: Will & GraceGrace.
En sevdiğimiz tv yayını? En sevdiğim: Will&Grace.
06:05
And you know who we love? JackJack.
Ve kimi sevdiğimizi biliyor musunuz? Jack.
06:07
JackJack is our favoritesevdiğim."
Jack en sevdiğimiz."
06:08
And then one womankadın, stumpedKoçan
Ve sonra bir kadın, affalladı
06:10
but wantingeksik so desperatelyumutsuzca to showgöstermek her supportdestek,
ama o kadar umutsuzca desteğini göstermek istiyordu ki,
06:13
to let me know she was on my sideyan,
onun benim tarafımda olduğunu belli etmeye çalışıyordu.
06:15
she finallyen sonunda blurtedpatladı out,
sonunda patladı,
06:18
"Well, sometimesara sıra my husbandkoca wearsgiyer pinkpembe shirtsshirtler."
"Pekala, bazen benim kocam da pembe t shirt giyiyor."
06:19
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
06:23
And I had a choiceseçim in that momentan,
Ve o an seçme şansım vardı,
06:25
as all grenadeel bombası throwersatıcılar do.
tüm el bombacıların olduğu gibi.
06:27
I could go back to my girlfriendkız arkadaşı
and my gay-lovingEşcinsel sevgi dolu tabletablo
Kız arkadaşımın yanına gidebilirdik ve benim gay-seven masama
06:29
and mocksahte theironların responsesyanıt-e doğru,
ve cevapları ile alay edebilirdim,
06:33
chastisecezalandırmak theironların unworldlinessunworldliness and theironların inabilityyetersizlik
onların dünyasızlıklarını ve politik olarak doğru gay görüşlerine
06:35
to jumpatlama throughvasitasiyla the politicallypolitik olarak correctdoğru
gayeşcinsel hoopsBasketbol I had broughtgetirdi with me,
geçememelerini, bugüne kadar getirdiklerimle cezalandırabilirdim
06:37
or I could empathizeempati with them
veya onlarla empati yapabilirdim
06:40
and realizegerçekleştirmek that that was maybe one of
the hardestEn zor things they had ever donetamam,
ve onların yaptığı en zor şeylerden birini fark edebilirdim
06:43
that startingbaşlangıç and havingsahip olan that conversationkonuşma
ki bu, bu konuşmayı başlatıp ve yapıp
06:47
was them cominggelecek out of theironların closetsdolaplar.
onların gizlerini açığa çıkarmaktı.
06:50
Sure, it would have been easykolay
to pointpuan out where they feltkeçe shortkısa.
Tabi ki, onların sıkıntıda kaldığı durumda işaret etmek kolay olurdu.
06:52
It's a lot harderDaha güçlü to meetkarşılamak them where they are
oldukları yerde onlarla buluşmak oldukça zor
06:56
and acknowledgekabul the factgerçek that they were tryingçalışıyor.
ve gerçek şu ki deniyorlardı.
06:58
And what elsebaşka can you asksormak someonebirisi to do but try?
Ve birinden denemesinden başka ne isteyebilirsiniz ki?
07:00
If you're going to be realgerçek with someonebirisi,
Eğer biriyle gerçekten birlikte olacaksanız,
07:05
you gottalazım be readyhazır for realgerçek in returndönüş.
gerçekten bir ödeme için hazır olmalısınız.
07:07
So hardzor conversationskonuşmaları are still not my stronggüçlü suittakım elbise.
Zor konuşmalar hala benim için kolay değil.
07:11
AskSormak anybodykimse I have ever datedtarihli.
Çıktığım herhangi birine sorun.
07:14
But I'm gettingalma better, and I followtakip et what I like to call
Ama daha iyiye gidiyorum ve üç Kek Kız
07:16
the threeüç PancakeGözleme GirlKız principlesprensipler.
dediğim ilkeleri takip ediyorum.
07:19
Now, please viewgörünüm this throughvasitasiyla gay-coloredEşcinsel-renkli lenseslensler,
Şimdi lütfen buna bir de gay gözlüklerinden bakın
07:21
but know what it takes to come out of any closetdolap
ama şunu bilin herhangi bir gizi çıkarmanın
07:25
is essentiallyesasen the sameaynı.
temel olarak aynı şeyi gerektirdiğini bilin.
07:28
NumberNumarası one: Be authenticotantik.
Kural bir: Otantik olun.
07:30
Take the armorzırh off. Be yourselfkendin.
Zırhlarınızı çıkarın, kendiniz olun.
07:33
That kidçocuk in the cafeCafe had no armorzırh,
Kafedeki şu çocuk zırfları yoktu
07:34
but I was readyhazır for battlesavaş.
ama savaş için hazırdı.
07:36
If you want someonebirisi to be realgerçek with you,
Eğer gerçekten birinin sizinle olmasını istiyorsanız,
07:38
they need to know that you bleedtaşma payı too.
onun gerçekten sizinde kanadığınızı bilmesi gerekiyor.
07:41
NumberNumarası two: Be directdirekt. Just
say it. RipRIP the Band-AidYara bandı off.
İkinci kural: Doğrudan konuşun. Sadece söyleyin. Yara bandını sökün atın.
07:44
If you know you are gayeşcinsel, just say it.
Eğer gay olduğunuzu biliyorsanız, sadece söyleyin.
07:47
If you tell your parentsebeveyn you mightbelki be gayeşcinsel,
Eğer ebeveynlerine gay olduğunuzu söylerseniz,
07:50
they will holdambar out hopeumut that this will changedeğişiklik.
bunun değişeceğine dair umutlarını bırakırlar.
07:51
Do not give them that senseduyu of falseyanlış hopeumut.
Onları yanlış hislere doğru yöneltmeyin.
07:53
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
07:56
And numbernumara threeüç, and mostçoğu importantönemli --
Ve üç numaralı kural ve en önemlisi --
07:58
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
08:03
Be unapologeticunapologetic.
Özür dilemeyin.
08:05
You are speakingkonuşuyorum your truthhakikat.
Doğruyu konuşuyorsunuz.
08:09
Never apologizeözür dilemek for that.
Asla özür dilemeyin.
08:11
And some folksarkadaşlar mayMayıs ayı have gottenkazanılmış hurtcanını yakmak alonguzun bir the way,
Ve bazı arkadaşlar bu yolda incilebilir,
08:15
so sure, apologizeözür dilemek for what you've donetamam,
çok emin bir şekilde, yaptığınız için özür dileyin
08:17
but never apologizeözür dilemek for who you are.
ama kim olduğunuz için asla özür dilemeyin.
08:20
And yeah, some folksarkadaşlar mayMayıs ayı be disappointedhayal kırıklığına uğramış,
Ve evet bazı arkadaşlarımız hayal kırıklığına uğrayabilir,
08:23
but that is on them, not on you.
ama bu iş onlarda, sizde değil.
08:26
Those are theironların expectationsbeklentileri
of who you are, not yoursseninki.
Bunlar onların sizin kim olduğunuz
hakkındaki beklentileri, siz değilsiniz.
08:29
That is theironların storyÖykü, not yoursseninki.
Bu onların hikayesi, sizin değil.
08:31
The only storyÖykü that mattershususlar
Burada asıl mesele
08:36
is the one that you want to writeyazmak.
sizin yazdığınız.
08:37
So the nextSonraki time you find yourselfkendin
Bu yüzden gelecek sefere, kendinizi
08:40
in a pitch-blackZifiri karanlık closetdolap clutchingtutarak your grenadeel bombası,
zift siyah gizinizin içinde el bombasını yakalayın
08:42
know we have all been there before.
ve bilin ki hepimiz bu durumda bulunduk.
08:44
And you mayMayıs ayı feel so very aloneyalnız, but you are not.
Çok yanlız hissedebilirsiniz, ama öyle değilsiniz.
08:48
And we know it's hardzor but we need you out here,
Zor olduğunu biliyoruz ama sizi oradan çıkarmak zorundayız,
08:51
no mattermadde what your wallsduvarlar are madeyapılmış of,
duvarlarınızın neyden yapıldığının bir önemi yok
08:54
because I guaranteegaranti you there are othersdiğerleri
çünkü size garanti ediyorum, gizlerinin
08:57
peeringbakan throughvasitasiyla the keyholesAnahtar delikleri of theironların closetsdolaplar
kapı deliklerinden bakıp, bunları açacak başka
08:59
looking for the nextSonraki bravecesur soulruh to
bustbüst a doorkapı openaçık, so be that personkişi
birilerini arayan insanlar var,
öyle ise bu insan olun
09:01
and showgöstermek the worldDünya that we
are biggerDaha büyük than our closetsdolaplar
ve dünyaya içimizdeki sıkıntılardan
büyük olduğumuzu gösterin
09:05
and that a closetdolap is no placeyer for a personkişi
ve böyle sıkıntılara bir insanın
hayatında gerçekten yaşamak için
09:08
to trulygerçekten livecanlı.
ihtiyaç olamadığını.
09:12
Thank you, BoulderBoulder. EnjoyKeyfini çıkarın your night. (ApplauseAlkış)
Teşekkürler, Gecenin tadını çıkarın.
(Alkışlar)
09:13
Translated by ilker Gül
Reviewed by güney örnek

▲Back to top

About the speaker:

Ash Beckham - Equality advocate
Ash Beckham approaches hard conversations from a place of compassion and empathy.

Why you should listen

Ash Beckham is no stranger to hard conversations. In her work, she shares how coming out as a lesbian helped her appreciate our common humanity and better understand the hardships that we all face. This equality advocate mixes personal experience and wisdom to help everyone bravely face their demons.

More profile about the speaker
Ash Beckham | Speaker | TED.com