English-Video.net comment policy

The comment field is common to all languages

Let's write in your language and use "Google Translate" together

Please refer to informative community guidelines on TED.com

TED2011

Béatrice Coron: Stories cut from paper

Béatrice Coron: Kağıtların öyküleri

Filmed
Views 943,955

Makas ve kağıt ile sanatçı Béatrice Coron karmaşık dünyalar, şehirler ve ülkeler, cennet ve cehennemi yaratıyor. Tyvek malzemesinden kesilerek hazırlanan görkemli bir pelerinle sahnede ilerleyen sanatçı kendi yaratıcı sürecini tanımlar ve hikayelerin parça parça ne şekilde olgunlaştığını ve geliştiğini aktarır.

- Papercutter artist
Béatrice Coron has developed a language of storytelling by papercutting multi-layered stories. Full bio

(ApplauseAlkış)
(Alkış)
00:18
(ApplauseAlkış)
(Alkış)
00:32
I am a papercutterpapercutter.
Benim işim kağıt kesmek.
00:42
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
00:45
I cutkesim storieshikayeleri.
Kağıt keserek öyküler oluşturuyorum.
00:47
So my processsüreç is very straightforwardbasit.
Esasen bu iş çok basit.
00:50
I take a pieceparça of paperkâğıt,
Elime bir kağıt parçası alıyorum.
00:53
I visualizegörselleştirmek my storyÖykü,
Aklımdaki hikayeyi görselleştiriyorum.
00:55
sometimesara sıra I sketchkroki, sometimesara sıra I don't.
bazen eskiz yapıyorum. Bazen de buna gerek kalmıyor.
00:58
And as my imagegörüntü
Aklımdaki imge
01:01
is alreadyzaten insideiçeride the paperkâğıt,
zaten kağıdın kendisinde var.
01:03
I just have to removeKaldır
Yapmam gereken sadece
01:06
what's not from that storyÖykü.
hikayeye ait olmayan parçaları çıkarmak oluyor.
01:08
So I didn't come to papercuttingpapercutting
Kağıdı düz bir çizgide
01:11
in a straightDüz linehat.
kesmiyorum sizin anlayacağınız.
01:14
In factgerçek,
Aslında
01:16
I see it more as a spiralsarmal.
yuvarlak biçimde olmasını istiyorum.
01:18
I was not borndoğmuş
Elimde
01:20
with a bladebıçak in my handel.
kesici bir cisimle doğmadım.
01:22
And I don't rememberhatırlamak papercuttingpapercutting as a childçocuk.
Çocukken kendimi kağıt keserken hatırlamıyorum.
01:25
As a teenagergenç,
Ergenlik çağımda
01:28
I was sketchingçizimi, drawingçizim,
eskiz eşliğinde çizim yapıyordum
01:30
and I wanted to be an artistsanatçı.
ve sanatçı olmak istedim.
01:32
But I was alsoAyrıca a rebelasi.
Kaderine razı olan biri değildim. Aynı zamanda isyankardım.
01:34
And I left everything
Ve her şeyi bir kenara bıraktım
01:38
and wentgitti for a long seriesdizi of oddgarip jobsMeslekler.
ve bir dizi tuhaf işlerin izinden gittim.
01:40
So amongarasında them,
Bunlar arasında sayabileceklerim.
01:44
I have been a shepherdessÇoban,
Çobanlık yaptım.
01:46
a truckkamyon driversürücü,
kamyon şöforlüğü
01:49
a factoryfabrika workerişçi,
Fabrikada işçi olarak çalıştım.
01:51
a cleaningtemizlik ladybayan.
temizlikçilik yaptım.
01:53
I workedişlenmiş in tourismturizm for one yearyıl
Bir sene turizmci olarak çalıştım
01:55
in MexicoMeksika,
Meksika'da.
01:57
one yearyıl in EgyptMısır.
Bir sene de Mısır'da.
01:59
I movedtaşındı for two yearsyıl
İki sene Tayvan'da
02:02
in TaiwanTayvan.
yaşadım.
02:04
And then I settledyerleşik in NewYeni YorkYork
Ve sonra New York'a yerleştim
02:06
where I becameoldu a tourtur guidekılavuz.
rehber olarak çalıştım.
02:08
And I still workedişlenmiş as a tourtur leaderlider,
Halen bu işi yapıyorum yönetici olarak.
02:10
traveledseyahat back and forthileri
Bir oraya bir buraya seyahat ettim.
02:13
in ChinaÇin, TibetTibet and CentralMerkez AsiaAsya.
Çin, Tibet ve Orta Asya.
02:15
So of coursekurs, it tookaldı time, and I was nearlyneredeyse 40,
Ve tabii ki oldukça zamanımı aldı bu iş ve neredeyse 40 yaşıma geldim.
02:18
and I decidedkarar it's time
ve kendi kendime dedim ki zamanı geldi
02:21
to startbaşlama as an artistsanatçı.
sanatçı olabilirim.
02:23
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
02:27
I choseseçti papercuttingpapercutting
Kesme işleminde kağıdı kullanıyorum
02:32
because paperkâğıt is cheapucuz,
çünkü kağıt ucuz,
02:34
it's lightışık,
hafif
02:36
and you can use it
bir çok farklı şekillerde
02:38
in a lot of differentfarklı waysyolları.
kullanmak mümkün.
02:40
And I choseseçti the languagedil of silhouettesiluet
Silüetin gücünden faydalanmayı seçtim.
02:42
because graphicallygrafik olarak it's very efficientverimli.
çünkü grafik olarak çok etkileyici.
02:46
And it's alsoAyrıca just gettingalma to the essentialgerekli of things.
Ve aynı zamanda sadece gerekli şeyleri anlatmak ve ön plana çıkarmak için yeterli.
02:49
So the wordsözcük "silhouettesiluet"
"Silüet" kelimesi
02:55
comesgeliyor from a ministerbakan of financemaliye,
Etienne de Silhouette isimli
02:57
EtienneEtienne dede SilhouetteSiluet.
ekonomi bakanın isminden geliyor.
03:00
And he slashedindirim so manyçok budgetsbütçeleri
Bütçeleri o kadar çok kıstı ki
03:03
that people said they couldn'tcould affordparası yetmek
insanlar artık resim alabilecek
03:07
paintingsresimlerinde anymoreartık,
finansal güce sahip olamadılar.
03:09
and they neededgerekli to have theironların portraitportre
ve portrelerinin silüetlerini
03:11
"a laLa silhouettesiluet."
çizdirmek zorunda kaldılar.
03:13
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
03:15
So I madeyapılmış seriesdizi of imagesGörüntüler, cuttingskupürleri,
Kürülerden bir dizi görsel hazırladım
03:17
and I assembledbirleştirilmiş them in portfoliosPortföyleri.
ve bunları portfolyo haline getirdim.
03:23
And people told me --
Ve insanlar bana dediler ki --
03:28
like these 36 viewsgörünümler of the Empireİmparatorluğu StateDevlet buildingbina --
Empire State binasının şu gerçeküstü görüntüleri gibi --
03:30
they told me, "You're makingyapma artistsanatçı bookskitaplar."
"Sanatçı kitabı mı hazırlıyorsun?"
03:33
So artistsanatçı bookskitaplar have a lot of definitionstanımlar.
Sanatçı kitaplarıyle ilgili bir sürü tanım bulunuyor.
03:37
They come in a lot of differentfarklı shapesşekiller.
Çeşitli boyutlara sahip oluyorlar
03:40
But to me,
Bana göre
03:43
they are fascinatingbüyüleyici objectsnesneleri
görsel olarak bir hikayeyi anlatabilmek bakımında
03:45
to visuallygörsel narrateanlatmak a storyÖykü.
fantastik nesneler.
03:47
They can be with wordskelimeler
Sözcüklerden oluşabilir de
03:50
or withoutolmadan wordskelimeler.
oluşmayabilir de.
03:52
And I have a passiontutku
Resim ve sözcüklere karşı bir
03:55
for imagesGörüntüler and for wordskelimeler.
tutkum var.
03:57
I love puncinas
Kelime oyununu
04:00
and the relationilişkisi to the unconsciousbilinçsiz.
ve bilinçaltı ile olan ilişkisini seviyorum.
04:02
I love odditiestuhaflıklar of languagesdiller.
Dilin tuhaf yapısını seviyorum.
04:05
And everywhereher yerde I livedyaşamış, I learnedbilgili the languagesdiller,
Yaşadığım her yerin dilini öğrendim
04:08
but never masteredhakim them.
ama tam anlamıyla hakim olmadım.
04:10
So I'm always looking
Her zaman
04:12
for the falseyanlış cognatesakrabalığı
farklı dillerdeki kelimelerde yalancı eşdeğerlik
04:14
or identicalözdeş wordskelimeler in differentfarklı languagesdiller.
ya da benzer sözcükleri bulmak her zaman ilgimi çekmiştir.
04:16
So as you can guesstahmin, my motheranne tonguedil is FrenchFransızca.
Tahmin edebileceğiniz gibi anadilim Fransızca.
04:19
And my dailygünlük languagedil is Englishİngilizce.
Günlük kullandığım dil ise İngilizce.
04:22
So I did a seriesdizi of work
O bakımdan bir dizi çalışma yaptım
04:26
where it was identicalözdeş wordskelimeler
Fransızca ve İngilizce dillerinde
04:28
in FrenchFransızca and in Englishİngilizce.
benzer sözcüklerin yer aldığı.
04:31
So one of these worksEserleri
Bu işlerden bir tanesi
04:34
is the "SpellingYazım denetimi SpiderÖrümcek."
"Spelling Spider".
04:36
So the SpellingYazım denetimi SpiderÖrümcek
Spelling Spider
04:38
is a cousinhala kızı of the spellingYazım denetimi beeArı.
spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.
04:40
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
04:43
But it's much more connectedbağlı to the WebWeb.
Daha çok Web'de kullanılan bir kelime.
04:45
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
04:48
And this spiderörümcek
Ve bu spider sözcüğü
04:50
spinsspin a bilingualiki dilli alphabetalfabe.
her iki dilde de söylenebiliyor.
04:52
So you can readokumak "architecturemimari activeaktif"
"architecture active" ya da
04:55
or "activeaktif architecturemimari."
"active architecture" olarak okuyabilirsiniz.
04:59
So this spiderörümcek goesgider throughvasitasiyla the wholebütün alphabetalfabe
Bu spider kelimesi tüm alfabede
05:02
with identicalözdeş adjectivesSıfat and substantivessubstantives.
benzer sıfat ve isimlerle birlikte geçiyor.
05:05
So if you don't know one of these languagesdiller,
Bu dillerden birini bilmeseniz de
05:09
it's instantanlık learningöğrenme.
o an öğreniyorsunuz.
05:12
And one ancienteski formform of the bookkitap
Çok eski dönemlerde kitapların yerine
05:16
is scrollskayar.
parşömenler, el yazmaları kullanılıyordu.
05:19
So scrollskayar are very convenientuygun,
Küçük bir masada
05:21
because you can createyaratmak a largegeniş imagegörüntü
büyük resimler çizebilmek için
05:24
on a very smallküçük tabletablo.
çok uygunlardı.
05:27
So the unexpectedbeklenmedik consequencessonuçları of that
Tek dezavantajı
05:31
is that you only see one partBölüm of your imagegörüntü,
çizimin sadece bir bölümünü görebiliyordunuz
05:35
so it makesmarkaları a very freestyleserbest stil architecturemimari.
ama özgün çizimler, mimari yapılar için ideal ortam sunuyordu
05:40
And I'm makingyapma all those kindsçeşit of windowspencereler.
Gördüğünüz tüm bu pencereler bunun ürünü.
05:44
So it's to look beyondötesinde the surfaceyüzey.
Amaç yüzeysel görmek.
05:48
It's to have a look
Farklı dünyalara
05:51
at differentfarklı worldsdünyalar.
bakabilmek.
05:53
And very oftensık sık I've been an outsideryabancı.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.
05:55
So I want to see how things work
İşler nasil yürüyor
05:57
and what's happeningolay.
ve neler oluyor görmek istiyorum.
06:00
So eachher windowpencere
Buradaki her bir pencere
06:02
is an imagegörüntü
bir çizim
06:04
and is a worldDünya
ve sıklıkla seyahat ettiğim
06:06
that I oftensık sık revisittekrar.
bir dünya.
06:08
And I revisittekrar this worldDünya
Ben de tekrar tekrar bu dünyayı geziyorum.
06:10
thinkingdüşünme about the imagegörüntü
Tasarlamak istediğim çizim
06:12
or clichCliché about what we want to do,
ya da klişe üzerinde düşünüyorum
06:14
and what are the wordskelimeler, colloquialismscolloquialisms,
Anlatımlarımızda kullandığımız deyimler
06:17
that we have with the expressionsifade.
hangileridir?
06:19
It's all if.
Hep ya şöyle olsaydı deriz.
06:22
So what if we were livingyaşam in balloonbalon housesevler?
Peki balon evlerde yaşasaydık ne olurdu?
06:25
It would make a very upliftingcanlandırıcı worldDünya.
Çok cezbedici bir dünya olurdu.
06:30
And we would leaveayrılmak a very lowdüşük footprintayak izi on the planetgezegen.
Dünyada ayak izimizi mümkün oldukça az bırakırdık.
06:34
It would be so lightışık.
Çok aydınlık olurdu.
06:39
So sometimesara sıra I viewgörünüm from the insideiçeride,
Bazen içeriden bakıyorum.
06:42
like EgoCentriCityFırsattan
EgoCentriCity misali.
06:47
and the inner circlesçevreler.
ve içerideki yuvarlakdan.
06:49
SometimesBazen it's a globalglobal viewgörünüm,
Ortak köklerimizi görebilmemiz
06:52
to see our commonortak rootskökleri
ve hayallerimize ulaşmak yolunda köklerimizi nasıl kullanabilirizin cevabını verebilmek için
06:55
and how we can use them to catchyakalamak dreamsrüyalar.
bazen küresel bakmamız gerekiyor.
06:58
And we can use them alsoAyrıca
Bunları aynı zamanda
07:02
as a safetyemniyet net.
güvenlik ağı olarak kullanabiliriz.
07:04
And my inspirationsilham
İlham kaynağım
07:06
are very eclecticeklektik.
eklektik unsurlar.
07:09
I'm influencedetkilenmiş by everything I readokumak,
Okuduğum gördüğüm her şeyden
07:13
everything I see.
etkileniyorum.
07:16
I have some storieshikayeleri that are humorousmizahi,
Komik bazı hikayelerim var
07:19
like "DeadÖlü BeatsYener."
"Dead Beats" gibi.
07:22
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
07:25
Other onesolanlar are historicaltarihi.
Diğerleri ise tarihsel.
07:28
Here it's "CandyCityCandyCity."
İşte "CandyCity".
07:30
It's a non-sugar-coatedşeker kaplı
Bu çalışma şekerle kaplanmadı merak etmeyin.
07:32
historytarih of sugarşeker.
Şekerin tarihi anlatılıyor.
07:34
It goesgider from slaveköle tradeTicaret
Eserde köle ticaretine
07:36
to over-consumptionaşırı tüketimi of sugarşeker
şekerin aşırı miktarda tüketimine
07:39
with some sweettatlı momentsanlar in betweenarasında.
ve arada kalan bazı tatlı anlara değinildi.
07:42
And sometimesara sıra I have an emotionalduygusal responsetepki to newshaber,
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum
07:46
suchböyle as the 2010 HaitianHaiti earthquakedeprem.
örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.
07:49
Other timeszamanlar, it's not even my storieshikayeleri.
Arta kalan zamanlar benim hikayelerimi oluşturmuyor.
07:55
People tell me theironların liveshayatları,
İnsanlar bana hayatlarından bahsediyor,
07:58
theironların memorieshatıralar, theironların aspirationsözlemleri,
anılarından, özlemlerinden.
08:00
and I createyaratmak a mindscapeMindscape.
Tüm bunları temsil edebilecek bir sahne yaratiyorum.
08:03
I channelkanal theironların historytarih
Geçmişlerini deşiyorum
08:06
[so that] they have a placeyer to go back
böylece geçmişe dönüp
08:09
to look at theironların life and its possibilitiesolasılıklar.
hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.
08:12
I call them FreudianFreudcu citiesşehirler.
Bu eserlere Freud şehirleri ismini verdim.
08:16
I cannotyapamam speakkonuşmak for all my imagesGörüntüler,
Tüm eserlere detaylıca değinemeyeceğim
08:20
so I'll just go throughvasitasiyla a fewaz of my worldsdünyalar
o bakımdan yarattığım sınırlı bir kaç dünya ile devam ediyorum konuşmama.
08:22
just with the titleBaşlık.
sadece başlıklara değinerek tabii.
08:26
"ModiCityModiCity."
"ModiCity."
08:28
"ElectriCityElektrik."
"ElectriCity."
08:32
"MADDELİ GrowthBüyüme on ColumbusColumbus CircleDaire."
"MAD Growth on Columbus Circle."
08:37
"ReefCityReefCity."
"ReefCity."
08:45
"A WebWeb of Time."
"A Web of Time."
08:49
"ChaosKaos CityŞehir."
"Chaos City."
08:55
"DailyGünlük BattlesSavaşlar."
"Daily Battles."
09:00
"FeliCitySaadet."
"FeliCity."
09:05
"FloatingYüzen IslandsAdaları."
"Floating Islands."
09:09
And at one pointpuan,
Öyle bir noktaya geldim ki
09:13
I had to do "The WholeBütün NineDokuz YardsYard."
"The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.
09:15
So it's actuallyaslında a papercutPapercut that's ninedokuz yardskilometre long.
8 metre uzunluğunda bir çalışma.
09:18
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
09:21
So in life and in papercuttingpapercutting,
Hayatta ve kağıt kesim işinde
09:23
everything is connectedbağlı.
her şey içiçe birbirine bağlı.
09:25
One storyÖykü leadspotansiyel müşteriler to anotherbir diğeri.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.
09:27
I was alsoAyrıca interestedilgili
Aynı zamanda bu format
09:30
in the physicalityfiziksellik of this formatbiçim,
ilgimi çekti
09:32
because you have to walkyürümek to see it.
çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.
09:34
And parallelparalel to my cuttingkesim
Ancak ortaya çıkan bu eserde
09:37
is my runningkoşu.
koşmanız gerekiyor sanırım.
09:39
I startedbaşladı with smallküçük imagesGörüntüler,
Küçük görsellerle başladım.
09:41
I startedbaşladı with a fewaz milesmil.
İlk etapta bu görseller bir kaç metrelik alanı kapladı.
09:43
LargerDaha büyük imagesGörüntüler, I startedbaşladı to runkoş marathonsmaraton.
Daha büyük boyutlu görseller yüzünden adeta maraton koşusuna başladım.
09:45
Then I wentgitti to runkoş 50K, then 60K.
50,000, 60,000 km yürümeye başladım.
09:48
Then I ranran 50 milesmil -- ultramarathonsultramarathons.
Ultamaraton koşusu yaptım. 50 mil kadar bir mesafeyi koştum.
09:51
And I still feel I'm runningkoşu,
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum.
09:56
it's just the trainingEğitim
Büyük boyutlarda kağıt kesim işi
09:59
to becomeolmak a long-distanceuzun mesafe papercutterpapercutter.
benim için birer ısınma deneyimi oldu.
10:01
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
10:04
And runningkoşu givesverir me a lot of energyenerji.
Koşmak enerji toplamamı sağladı. Enerji aşıladı adeta.
10:06
Here is a three-weekÜç haftalık papercuttingpapercutting marathonmaraton
Bu görüntüler New York'da Sanat ve Tasarım Müzesi'nde
10:10
at the MuseumMüze of ArtsSanat and DesignTasarım
üç haftalık kağıt kesim
10:13
in NewYeni YorkYork CityŞehir.
maratonununa ait.
10:16
The resultsonuç is "HellsHells and HeavensGöklerin."
İşte karşınızda "Cennet ve Cehennem" adlı eser.
10:18
It's two panelspaneller 13 ftft. highyüksek.
13 feet yüksekliğinde iki panodan oluşuyor.
10:22
They were installedKurulmuş in the museummüze on two floorskatlar,
Bu çalışmalar müzenin iki katında teşhir ediliyor.
10:25
but in factgerçek, it's a continuoussürekli imagegörüntü.
Sürekli görüntülerden oluşuyor.
10:28
And I call it "HellsHells and HeavensGöklerin"
Bu yüzden eserin ismine "Cennet ve Cehennem" ismini koydum.
10:30
because it's dailygünlük hellsHells and dailygünlük heavensgökler.
çünkü günlük hayatta cennet ve cehennem olarak yaşadığımız olaylar
10:33
There is no bordersınır in betweenarasında.
Her ikisi arasında bir sınır çizgisi yok.
10:37
Some people are borndoğmuş in hellsHells,
Kimi insanlar cehennemde doğuyor
10:39
and againstkarşısında all oddsolasılık, they make it to heavensgökler.
ve her şeye karşı gelerek cenneti haketmiş gibi yaşıyorlar.
10:41
Other people make the oppositekarşısında tripgezi.
Diğerleri de tam tersini yapıyor.
10:44
That's the bordersınır.
İşte sınır tam da burada.
10:46
You have sweatshopsücretle işçi çalıştıran işyerlerinin in hellsHells.
Cehennemde şeker dükkanları var.
10:48
You have people rentingKiralama theironların wingskanatlar in the heavensgökler.
Cennette kanatlarını kiralayan insanlar var.
10:50
And then you have all those individualbireysel storieshikayeleri
Bir bakıyorsunuz ki elinizde birbirinden bağımsız hikayeler var.
10:53
where sometimesara sıra we even have the sameaynı actionaksiyon,
Bu hikayelerdeki olaylar bizim de başımıza gelmiş.
10:56
and the resultsonuç putskoyar you in hellsHells or in heavensgökler.
ve hikayelerin sonu ya cennet ya da cehennem ile sonuçlanıyor.
11:00
So the wholebütün "HellsHells and HeavensGöklerin"
"Cennet ve Cehennem" ile kastedilen
11:05
is about freeücretsiz will
özgür irade
11:07
and determinismdeterminizm.
ve deteminizmdir.
11:10
And in papercuttingpapercutting,
Kağıt kesiminde
11:12
you have the drawingçizim as the structureyapı itselfkendisi.
yapının kendisi olarak çizim bulunuyor.
11:14
So you can take it off the wallduvar.
Duvardan öylece söküp alabilirsiniz.
11:18
Here it's an artistsanatçı bookkitap installationKurulum
"Kimlik Projesi" adını verdiğim
11:22
calleddenilen "IdentityKimlik ProjectProje."
sanatçı kitabı uygulaması.
11:25
It's not autobiographicalotobiyografik identitieskimlikler.
Bu çalışma otobiyografik kimliklerden oluşmuyor.
11:28
They are more our socialsosyal identitieskimlikler.
Daha ziyade sosyal kimliklerden oluşuyor.
11:32
And then you can just walkyürümek behindarkasında them
Bu çalışmaların arkasına geçerek
11:36
and try them on.
sizde nasıl duruyor diye bakabilirsiniz.
11:38
So it's like the differentfarklı layerskatmanlar
Bizi vareden
11:40
of what we are madeyapılmış of
farklı katmanlar gibi
11:42
and what we presentmevcut to the worldDünya
ve varlığımızla kimliğimizle
11:44
as an identityKimlik.
dünyaya ne kattığımız gibi.
11:46
That's anotherbir diğeri artistsanatçı bookkitap projectproje.
Bu diğer bir sanatçı kitabı projesi.
11:48
In factgerçek, in the pictureresim, you have two of them.
Resimde her ikisi de görmektesiniz.
11:51
It's one I'm wearinggiyme
Hem üzerimdekini
11:55
and one that's on exhibitionsergi
hem de New York Sanat Kitapları Merkezi'ndeki
11:57
at the CenterMerkezi for BooksKitaplar ArtsSanat in NewYeni YorkYork CityŞehir.
sergide teşhir edileni.
11:59
Why do I call it a bookkitap?
Neden kitap diyorum?
12:01
It's calleddenilen "FashionModa StatementDeyim,"
Çünkü eserin adı "Modaya İlişkin Deyimler"
12:03
and there are quotestırnak işareti about fashionmoda,
Moda ile alakalı sözler bulunuyor
12:05
so you can readokumak it,
ve okuyabiliyorsunuz.
12:07
and alsoAyrıca,
ve aynı zamanda
12:09
because the definitiontanım of artistsanatçı bookkitap
sanatçı kitabının tanımı
12:11
is very generouscömert.
oldukça zengin.
12:14
So artistsanatçı bookskitaplar, you take them off the wallduvar.
Sanatçı kitaplarını duvara asabilir
12:17
You take them for a walkyürümek.
beraberinizde götürebilirsiniz.
12:19
You can alsoAyrıca installkurmak them as publichalka açık artSanat.
Sokak sanatının bir parçası olarak aynı zamanda teşhir edebilirsiniz.
12:21
Here it's in ScottsdaleScottsdale, ArizonaArizona,
Arizona Scottsdale'de yaptığım bir çalıma.
12:24
and it's calleddenilen "FloatingYüzen MemoriesAnılar."
Eserin adı "Yüzen Anılar"
12:27
So it's regionalbölgesel memorieshatıralar,
Bölgesel anılardan oluşuyor
12:30
and they are just randomlyrasgele movedtaşındı by the windrüzgar.
ve rastgele rüzgar tarafından hareket ediyorlar.
12:33
I love publichalka açık artSanat.
Sokak sanatını seviyorum.
12:38
And I enteredgirdi competitionsyarışmalar
Uzun süre yarışmalara
12:40
for a long time.
katıldım.
12:43
After eightsekiz yearsyıl of rejectionret,
8 yıl boyunca sürekli red cevapları aldım.
12:45
I was thrilledheyecan to get my first commissionkomisyon
New York'da Percent for Art programının komisyona
12:48
with the PercentYüzde for ArtSanat in NewYeni YorkYork CityŞehir.
ilk girdiğimde çok heyecanlanmıştım.
12:51
It was for a mergerbirleşme stationistasyon
Acil servis ve itfaiye görevlilerini de içinde bulunduğu
12:54
for emergencyacil Servis workersişçiler and firemenitfaiyeciler.
iki farklı birimin bulunduğu bir merkez içindi.
12:57
I madeyapılmış an artistsanatçı bookkitap
Bir sanatçı kitabı hazırladım
13:00
that's in stainlessPaslanmaz steelçelik
kağıt yerine
13:03
insteadyerine of paperkâğıt.
paslanmaz çelikten
13:05
I calleddenilen it "WorkingÇalışma in the SameAynı DirectionYön."
Eserin adına "Aynı Yolda Çalışmak" ismini verdim.
13:07
But I addedkatma weathervanesfırıldağı on bothher ikisi de sidestaraf
Her iki tarafa rüzgargülü ekledim
13:11
to showgöstermek that they coverkapak all directionstalimatlar.
yer yönde hareket edebildiklerini göstermek için.
13:13
With publichalka açık artSanat,
Sokak sanatında
13:17
I could alsoAyrıca make cutkesim glassbardak.
kestiğim cam parçalarından da eserler yaptım.
13:19
Here it's facetedyönlü glassbardak in the BronxBronx.
Bronx'da kesme camlardan oluşan bir çalışma.
13:22
And eachher time I make publichalka açık artSanat,
Sokak sanatı ile alakalı bir çalışma yapmaya kalktığımda
13:25
I want something that's really relevantuygun
çalışmanın teşhir edileceği mekan ile gerçekten
13:27
to the placeyer it's installedKurulmuş.
uyumlu olmasını istedim.
13:29
So for the subwaymetro in NewYeni YorkYork,
New York metrosunda
13:31
I saw a correspondenceYazışma
metroya binmek
13:33
betweenarasında ridingbinme the subwaymetro
okuman
13:36
and readingokuma.
arasında uyumlu bir bağ kurdum.
13:39
It is travelseyahat in time, travelseyahat on time.
Zaman içinde ve zamanda yolculuk.
13:41
And BronxBronx literatureEdebiyat,
Ve Bronx edebiyatı
13:44
it's all about BronxBronx writersyazarlar
Bronx'lu yazarlar
13:46
and theironların storieshikayeleri.
ve hikayeleri.
13:48
AnotherBaşka bir glassbardak projectproje
Bir diğer cam projesi
13:52
is in a publichalka açık librarykütüphane
ise halk kütüphanesi içindi
13:54
in SanSan JoseJose, CaliforniaCalifornia.
Californiya eyaleti San Jose'de.
13:56
So I madeyapılmış a vegetablesebze pointpuan of viewgörünüm
Nasıl ki bitkiler tohum, çekirdek şeklinde aşama aşama olgunlaşıyor. Bu bakış açısıyla
13:59
of the growthbüyüme of SanSan JoseJose.
San Jose'nin gelişimini ele aldım..
14:02
So I startedbaşladı in the centermerkez
Ohlone Kızılderili uygarlığı için
14:04
with the acornmeşe palamudu
orta noktaya
14:06
for the OhloneOhlone IndianHint civilizationmedeniyet.
meşe palamudu çizdim.
14:08
Then I have the fruitmeyve from EuropeEurope
Çiftlik sahiplerini anlatmak için
14:12
for the ranchersçiftlik sahipleri.
Avrupa'daki meyveleri yerleştirdim.
14:14
And then the fruitmeyve of the worldDünya for SiliconSilikon ValleyVadi todaybugün.
Ve sonra dünyadaki tüm meyveleri koydum günümüzün Silicon Vadisini anlatmak için.
14:16
And it's still growingbüyüyen.
Ve bu çalışma büyüyor, gelişiyor.
14:19
So the techniqueteknik, it's cutkesim,
Teknik olarak kesim
14:21
sandblastedkumlanmış, etchedkazınmış
kumlama, kazıma
14:24
and printedbasılı glassbardak into architecturalmimari glassbardak.
ve mimari yapılardaki cam yüzeyler için cam baskı tekniğini kullandım.
14:26
And outsidedışında the librarykütüphane,
Kütüphanenin dışına
14:30
I wanted to make a placeyer to cultivateyetiştirmek your mindus.
zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.
14:32
I tookaldı librarykütüphane materialmalzeme
Kütüphanede kullanılan araç ve gereçleri meyveler ile özdeşleştirdim.
14:36
that had fruitmeyve in theironların titleBaşlık
Meyve isimlerini
14:39
and I used them to make an orchardmeyve bahçesi walkyürümek
bostan yaratmak amacıyla kullandım.
14:42
with these fruitsmeyve of knowledgebilgi.
Bilgiyi anlatmak için metafor olarak meyveyi kullandım.
14:45
I alsoAyrıca plantedekili the bibliotreebibliotree.
Kitap ağacını çizdim.
14:47
So it's a treeağaç,
Bu bir ağaç
14:50
and in its trunkgövde you have the rootskökleri of languagesdiller.
ve gövdesinde dillerin kökleri bulunuyor.
14:52
And it's all about internationalUluslararası writingyazı systemssistemler.
Her şey ulusararası yazışma sistemleri ile alakalı.
14:55
And on the branchesdalları
Ağacın dallarında
14:59
you have librarykütüphane materialmalzeme growingbüyüyen.
büyüyen bir kitaplık bulunuyor.
15:01
You can alsoAyrıca have functionfonksiyon and formform
Sokak sanatında işlev ve form
15:05
with publichalka açık artSanat.
bir arada olabilir.
15:08
So in AuroraAurora, ColoradoColorado it's a benchBank.
Colorado'da Aurora'da bir bank var.
15:10
But you have a bonusbonus with this benchBank.
Bu bankın şöyle bir artısı var.
15:12
Because if you sitoturmak a long time in summeryaz in shortsşort,
Bankın üzerine sıcak bir yaz gününde
15:15
you will walkyürümek away
şortla uzun süre oturduğunuzda
15:18
with temporarygeçici brandingdağlama of
banktaki çizimlerin izleri
15:20
the storyÖykü elementeleman on your thighsuyluk.
poponuza geçecektir.
15:23
(LaughterKahkaha)
(Gülüşmeler)
15:25
AnotherBaşka bir functionalfonksiyonel work,
Bir diğer işlevsel iş
15:30
it's in the southgüney sideyan of ChicagoChicago
Chicago'nun güneyinde
15:32
for a subwaymetro stationistasyon.
tren istasyonu için yapmıştım.
15:34
And it's calleddenilen "SeedsTohumlar of the FutureGelecek are PlantedEkili TodayBugün."
Çalışmanın adı "Geleceğin Tohumları Bügünden Ekiliyor"
15:36
It's a storyÖykü about transformationdönüşüm
Dönüşüm
15:40
and connectionsbağlantıları.
ve bağlarla ilgili bir hikaye.
15:43
So it actseylemler as a screenekran
Bir levha düşünün
15:45
to protectkorumak the raildemiryolu and the commuterbanliyö,
Demiryolu ve banliyö hattını ayırmak amacıyla kullanılıyor
15:47
and not to have objectsnesneleri fallingdüşen on the railsraylar.
demiryolu hattına cisimlerin atılmasını önlemek için.
15:50
To be ableyapabilmek to changedeğişiklik fencesçitler
Çitlerinizi artık değiştirebiir
15:53
and windowpencere guardsMuhafızlar into flowersÇiçekler,
ve parmaklıkları çiçek figürleriyle renklendirebilirsiniz.
15:56
it's fantasticfantastik.
Büyüleyici.
15:59
And here I've been workingçalışma for the last threeüç yearsyıl
Son üç yıldır
16:01
with a SouthGüney BronxBronx developergeliştirici
Güney Bronx'lu bir inşaat müteahhidi ile çalışıyorum
16:04
to bringgetirmek artSanat to life
düşük gelirli ve ekonomik bütçeli binalara
16:06
to low-incomedüşük gelirli buildingsbinalar
sanat çalışmaları yapabilmek,
16:08
and affordablesatın alınabilir housingKonut.
sanatı ön plana çıkarmak, hayata katmak için.
16:10
So eachher buildingbina has its ownkendi personalitykişilik.
Her binanın kendine özgü bir kişiliği bulunuyor.
16:13
And sometimesara sıra it's about a legacymiras of the neighborhoodKomşuluk,
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor.
16:16
like in MorrisaniaMorrisania, about the jazzcaz historytarih.
Caz tarihi dendiğinde Morrisania.
16:20
And for other projectsprojeler, like in ParisParis,
Paris'te
16:24
it's about the nameisim of the streetsokak.
sokak isimleri.
16:27
It's calleddenilen RueRue desDes PrairiesPrairies -- PrairieÇayır StreetSokak.
Rue des Prairies -- Prairie Sokağı idi.
16:29
So I broughtgetirdi back the rabbittavşan,
Bu sokakta oturmak için
16:32
the dragonflyyusufçuk,
geri dönüş
16:34
to staykalmak in that streetsokak.
yaptım.
16:36
And in 2009,
2009'da
16:38
I was askeddiye sordu to make a posterafiş
benden poster tasarlamamı istediler
16:40
to be placedyerleştirilmiş in the subwaymetro carsarabalar in NewYeni YorkYork CityŞehir
New York'da bir yıl boyunca
16:43
for a yearyıl.
metro vagonların teşhir edilmek üzere.
16:46
So that was a very captiveesir audienceseyirci.
Seyretmekten başka seçeneği olmayan bir hedef kitle söz konusu.
16:48
And I wanted to give them an escapekaçış.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.
16:52
I createdoluşturulan "All Around TownŞehir."
Eserin adı "Şehri Altına Üstüne Getirdim"
16:56
It is a papercuttingpapercutting,
Kağıt kesim işi.
16:59
and then after, I addedkatma colorrenk on the computerbilgisayar.
Daha sonra bilgisayarda renklendirdim.
17:01
So I can call it techno-craftedtechno hazırlanmış.
Bu çalışmaya teknolojiden faydalanılarak yapılan el sanatı da diyebiliriz.
17:04
And alonguzun bir the way,
Sürekli
17:07
I'm kindtür of makingyapma papercuttingspapercuttings
kağıt kesiyorum
17:09
and addingekleme other techniquesteknikleri.
ve diğer teknikleri kullanıyorum.
17:12
But the resultsonuç is always to have storieshikayeleri.
Amaç hikayeler yaratmak.
17:14
So the storieshikayeleri, they have a lot of possibilitiesolasılıklar.
Hikayelerin sunduğu bir çok olanak var.
17:17
They have a lot of scenariossenaryolar.
Bir çok senaryo sunuyorlar.
17:20
I don't know the storieshikayeleri.
Ben hikaye bilmem.
17:22
I take imagesGörüntüler from our globalglobal imaginationhayal gücü,
Global hayal gücümüzden, klişelerden, aklımızdan geçen düşüncelerden,
17:24
from clichCliché, from things we are thinkingdüşünme about,
tarihten
17:28
from historytarih.
faydalanarak imgeler yaratıyorum.
17:30
And everybody'sherkesin a narratorhikâyeci,
Herkes birer yazar olabilir.
17:32
because everybodyherkes has a storyÖykü to tell.
herkesin bir hikayesi vardır.
17:34
But more importantönemli
Daha da önemlisi
17:37
is everybodyherkes has to make a storyÖykü
herkesin bir hikaye yaratması gerekir
17:39
to make senseduyu of the worldDünya.
dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.
17:41
And in all these universesevrenler,
Evrende
17:43
it's like imaginationhayal gücü is the vehiclearaç
hayal gücü bir yere ulaşmak için
17:45
to be transportedtaşınan with,
araçtır
17:48
but the destinationhedef is our mindszihinler
ama varış noktamız zekamızdır
17:50
and how we can reconnectyeniden
ve hayati olanla büyülü olan arasında
17:53
with the essentialgerekli and with the magicsihirli.
nasıl bağ kurulacağını söyleyen de.
17:55
And it's what storyÖykü cuttingkesim is all about.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.
17:57
(ApplauseAlkış)
(Alkışlar)
18:01
Translated by Ayse Gurel Erguven
Reviewed by osman oguz ahsen

▲Back to top

About the speaker:

Béatrice Coron - Papercutter artist
Béatrice Coron has developed a language of storytelling by papercutting multi-layered stories.

Why you should listen

Béatrice Coron tells stories informed by life. Her own life colors her work: after briefly studying art at the Ecole des Beaux-Arts of Lyon, and Mandarin Chinese at the Université of Lyon III, Coron experienced life with a series of odd jobs. She has been, among others, a shepherdess, truck driver, factory worker, cleaning lady and New York City tour guide. She has lived in France (her native country) , Egypt and Mexico for one year each, and China for two years. She moved to New York in 1985, where she reinvented herself as an artist.

Coron's oeuvre includes illustration, book arts, fine art and public art. She cuts her characteristic silhouette designs in paper and Tyvek. She also creates works in stone, glass, metal, rubber, stained glass and digital media. Her work has been purchased by major museum collections, such as the Metropolitan Museum, the Walker Art Center and The Getty. Her public art can be seen in subways, airport and sports facilities among others.

More profile about the speaker
Béatrice Coron | Speaker | TED.com